+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Sohbet Bölümünden Hz.Amine Anne ve Babası ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. потеря нет06
    Usta Üye


    Hz.Amine Anne ve Babası





    Hz.Amine Anne ve Babası Forum Alev
    Hz.Amine Anne ve Babası

    Peygamberimizin(s.a.v) Anne tarafından anne annesi ve dedesi.Asalet timsalleri
    Anneannesinin ismi :BERRE
    Dedesinin ismi ise: Veheb

    Hz.Aminenin Doğumu yaklaşmıştı.Berre doğum sancıları çekiyordu.Hekime kadın Berrenin baş uçunda bir pervane gibi dönüyordu.Ne varki henüz doğum gercekleşmemişti.Veheb heyecanını yenemeyerek misafirlerden ayrılıp Berrenin yanına koştu.

    Berrenin alnında boncuk boncuk terler vardı.Eliyle alnında biriken terleri silip heyecanla sordu.

    ***Nasılsın Ey berre?

    Berre yaralı bir ceylan gibi inledi:

    ***İşte görüp duruyorsun halimi ey Veheb!.Bu ızdırap hiçte ancak sana mahcup olmaktan korkuyorum!

    Veheb hayretle baktı Berreye:

    Sebeb nedir?

    Berre gözlerini kapatıp mırıldanmıştı:
    ***Çocuğumuz kız olmasından korkup duruyorum.

    Peygamberimizin asil dedesi veheb onu şöyle teselli etti.
    ***Cahil olma, ey Berre!Çocuğumuzun hayırlı olmasını dile yüce Allahtan.Hayırlı ve soylu bir kız,Hayırsız erkekten çok daha efdaldir.

    Berrenin Ay yüzü birden nar çiçeği gibi kızardı.Sevinç ve saadetinden bütün acılarını unuttu.Elini Vehebin eline uzatıp sıkıca tuttu ve buyurdu ki:
    ***Ey yüce yaradılışlı!Sana Ürker yıldızı gibi parlak bir çocuk vermek için Allaha dua edeceğim.

    Veheb dudaklarını Berrenin alnına koyup öptü.Ve gözlerini Hekime kadına dikerek:
    *** Ey hekime, Berreye zahmet cektirme!.

    Berre yatağında up uzun yatıyordu.Konağın içi yine genç kızlar, taze gelinler, yaşlı kadınlar doluydu.

    Vehep bahçede misafirlerinin yanındaydı.Genç Bir adam yüksekce bir taşın üstüne çıkmış şiir okuyordu:

    Baktımda cihanın şu ahengine,
    Derede su, denizde kum yanıyor.
    Ben gönül evinde tutuştum yine,
    Emelim yanıyor,arzum yanıyor!.
    ***
    Nice bin hakikat aksetmiş suya,
    Bir yaşayış ki bu, zevk duya duya,
    İnsanoğlu nasıl dalar uykuya?
    Hislerim yanıyor,duygum yanıyor!
    ***
    Gece yıldız yıldız, Mehtap bir alem,
    Bülbüller aşk ile çekmededir dem,
    Duvarlar dibinde ürperir gölgem,
    Düşlerim yanıyor, Uykum yanıyor!

    Bahçeden bir alkış tufanı yükseldi.Herkes bu gencin duygularına hayran olmuştu.Genç adam sıkılmış olacak ki başını alıp gitti ve gözden kayboldu.

    Vehebin sabrı tükenmek üzereydi.

    Bekleyiş, Bekleyiş!.

    Ne var ki, O şerefli misafir henüz dünya konağına teşrif etmiyordu.Ne yapsındı veheb?

    Yerinden kalkıp sıcak kumlar üstünde bir müddet gezindi.Yüzünde ızdırap çizgileri düğüm düğüm olmuştu.Misafirlerinden utanmasa bir çocuk gibi ağlayıp haykıracaktı.Ne ki, bahçe insan kaynıyordu.

    Birden kulakları tırmalayan bir çocuk çığlığı duyuldu.Veheb başına yıldırımlar düşmüş gibi sarsıldı.Gözlerini son haddine kadar açıp konağa baktı.Konağın içi kaynıyordu yine.

    Bir cariye balkondan seslendi:
    ***Ey efendim, Koşunuz bir çocuğunuz oldu!

    Veheb bir ok gibi konağın kapısına saplandı.Koşar adımlar içeri girdi, beyaz ve yeşil ipekler içinde gülümseyen bir bebek Berrenin yanında yatıyordu.

    Berre nur yumağı yavruyu itina ile tutap Vehebe uzattı.
    ***İşte yavrumuz, ey veheb!

    Vehebin yüzünde görülmemiş bir ışık gezindi.Mini mini yavruyu kucağına alıp baktı.İçi birden sevinç ve nurlarla doldu.Bu ne kadar güzel bir çocuktu böyle.

    Dudaklarını nur yumağı çocuğun alnına koydu.
    Öptü, Öptü, Öptü!.

    Bebek sanki cennet ufkundan dünya bahçesine atılmış bir inci idi.Bir huri gibi gülümsüyordu.

    Veheb, ipekler içinde gülümseyen yavruyu kucağına alıp konağın bahçesine çıktı.Herkes heyecanla bekliyordu.

    Tabiki erkek çocuk bekleyenler çoğunluktaydı.Veheb mutlulukla yürüyerek Abdülmutallibin önüne vardı, mini mini yavrunun kundağını ona uzatıp bir pınar gibi çağladı:
    ***Ey Abdülmuttalib ey kavmin seyyidi!Kızımın ismini sen koy!

    Abdulmutallib gülen gözlerle Vehebe nazar etti ve şöyle dedi:

    ***Seni tebrik ederim, ey veheb! Büyük bir asalet ve incelik gösterdin.Herkes kız çocuklarını diri diri toprağa gömerken ve bir canavardan daha katı kalb taşırken senin bu ince anlayışına hayran oldum.Ümit ederim ki bu yavrunun şan ve şerefi dillerde destan olur.(işte Peygamberimizin Dedeleri olan veheb ve abdulmuttalib böyle konuşarak insanlığa mesaj veriyordu)

    Abdulmuttalibin bu sözleri üzerine herkes Vehebi tebrike koştu.Veheb misafirlerine görülmemiş bir ziyafet verdi.Bu çocuğun şerefine köleler azad etti, şenlikler akşama kadar sürdü.Halk birer ikişer dağılmaya başlayınca Abdulmuttalib oturduğu yerden ayağa kalktı ve şöyle dedi.

    ***Ey insanlar!. Vehebin kızının adını **Amine**koyuyorum.Kabenin Rabbine andolsun ki, bu kız büyük bir tecelliye nail olacaktır!.

    Göz ve gönülleri putlara baka baka kararan Mekkeliler Abdulmuttalibin bu sözüne hayret ettiler.Kureyşin seyyidi neler de söylüyordu.Fakat kimse ona bunun sebebini sormaya cesaret edemedi.

    Güneş, dünya üzerinden son ışıklarını toplarken Vehebin misafirleri de evlerinin yolunu tutmuştu.

    Abdulmuttalib yine en son ayrılan kişi oldu.Ayrılacağı anda nur yumağı yavruyu istedi.Çocuk bir cariyenin kucağında getirildi.Peygamber dedesi Abdulmuttalibin içinde ırmaklar çağlıyordu.Mini Mini yavruyu kucağına aldı, nefes nefes kokladı,gözlerini Vehebin gözlerine dikip:

    ***Ey veheb, dedi; bu kız için sevin.Bunun istikbalini parlak görüyorum!

    Veheb çırpınan bir alev gibi Abdulmuttalibin etrafında döndü:

    ***Ey kavmin ulusu dedi; rüyalarım gercek çıkarsa büyük bir tecelliye nail olacağımı ummaktayım.Çünkü bu kız için birçok rüyalar görmüştüm!

    Abdulmuttalib daha tek kelime konuşmamaksızın başını alıp gitti.Veheb bir zaman onun arkasından bakıp durdu.

    Güneş batmış mavi gecelerin karanlığı perde perde Mekke üzerine inmişti.

    Veheb şimdi Berrenin yatağının başuçunda oturuyordu.Berre nar çiçeğine benzeyen yüzünü yeşil bir ipekle örtmüş,Gözlerini kapamış, derin bir uykuya dalmıştı.

    O kadar canlar yakan bir güzelliği vardı ki, Veheb bile ilk defa bunun farkına varıyordu.Sanki bu güne kadar Berrenin yüzüne hiç bakmamıştı.O ne yüz, o ne içler yakan cemaldi?

    Aminenin kundağını yanına almış,kolunu bir yastık gibi yavrunun başı altına koymuştu.İki kudret güzeli şimdi mışıl mışıl uyuyorlardı. Veheb gözlerini bir türlü bu güzellikten ayıramıyordu.









  2. Ziyaretçi





    vay be güzelmiş allah razı olsun









  3. Ziyaretçi
    tsk çok güğzel olmuş









  4. Ziyaretçi
    Çok güzel bilgiler paylaştınız teşekkür ederim



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
hz.aminenin babası kimdir,  hz.aminenin annesi kimdir,  hz.amine nin babasının adı,  hz.amine annesi,  hz.aminenin annesi ve babası
5 üzerinden 4.50 | Toplam : 8 kişi
islami Siteler Mumine