+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölümünden Mardin Ve İlçeleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. elifizmir
    Usta Üye


    Mardin Ve İlçeleri





    Mardin Ve İlçeleri Forum Alev






    Mardin / Dargeçit







    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Mardin İli’ne bağlı bir ilçe olan Dargeçit, kuzeyinde Gercüş, batısında Midyat ve Gercüş, doğusunda Güçlükonak, güneyinde de İdil ile çevrilidir. Mardin’in kuzeydoğusunda yer alan ilçe toprakları Mardin-Midyat Eşiği üzerindedir.
    İl merkezine 110 km. uzaklıktaki ilçenin 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre, toplam nüfusu 21.140’tır.

    İlçede Karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar sert, soğuk ve yağışlı geçer.
    İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, Antep fıstığı, nohut ve mercimektir. Bağcılık ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Hayvancılıkta ise Ankara keçisi, tiftik keçisi ve sığır besiciliği yapılmaktadır. Ayrıca kahverengi ve siyah renkli tiftiklerden battaniye dokunmaktadır.

    İlçenin İlkçağ tarihi hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. XIX.yüzyıl sonlarında Diyarbekir vilayetinin Mardin Sancağına bağlı Midyat Kazasının köyü konumunda idi. 1986 yılında Midyat’tan ayrılarak, Mardin iline bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.










  2. elifizmir
    Usta Üye





    Mardin / Derik



    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Mardin İli’ne bağlı bir ilçe olan Derik, kuzeyinde Diyarbakır, doğusunda Mazıdağı, güneyinde Kızıltepe, batısında da Şanlıurfa ile çevrilidir. İlçe Mazıdağı’nın güney eteklerinden Kızıltepe-Ceylanpınar ovalarına doğru alçalan alanları kaplar. İlçe toprakları kuzeyden güneye doğru alçalmaktadır. İlçe merkezinin üç tarafı dağlarla çevrilidir. Bu dağların yüksekliği 1.500 m.yi aşmamaktadır. İlçedeki dağlar Mardin Eşiği Dağları olarak adlandırılmaktadır. İlçenin büyük bir bölümü Harran’dan Nusaybin’e kadar uzanan bir ovadadır. Ovanın önemli bir bölümü de tarih öncesi dönemlerde faaliyet göstermiş yanardağların püskürttüğü volkanik siyah taşlar ile kaplıdır. Günümüzde sönmüş bu yanardağlardan, çimento sanayisinde hammadde olarak kullanılan Ponza madeni çıkarılmaktadır.
    İlçenin akarsuları az olup, bunlar küçük çay ve derelerdir. Çad Deresi, Turcel Deresi, Ballı Deresi ve Cırcıp Deresi bunların başında gelmektedir. Ayrıca Künreş, şerefli, Yıldız ve Dumluca göletleri sulama amaçlı olarak yapılmıştır. Deniz seviyesinden 780 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 1.397 km2, toplam nüfusu da 2000 Yılı Nüfus Sayım Sonuçlarına göre, toplam nüfusu 20.700’dür.

    İlçenin ova kesimi bozkır, Mazıdağı yamaçları ise meşelerle kaplıdır. Orman alanlarındaki ağaçlar son yıllarda giderek çoğalmakta ve gürleşmektedir. İlçede iklim, karasal iklim ile Akdeniz iklimi arasında özellik göstermektedir.

    İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, küçük sanayi ve ticarete dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünlerin başında buğday, arpa, mercimek, nohut, üzüm, zeytin ve bademdir. Dağ köylerinde küçükbaş hayvan yetiştirilir. Koyun, tiftik keçisi, kıl keçisi besiciliği yapılmaktadır.

    Derik’in bilinen tarihi Roma dönemine kadar uzanmaktadır. Roma tarihleri bu bölgeden altın çıkarıldığını belirtmişlerdir.



    Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular, ardından da Artuklular yöreye hakim olmuşlardır. XIV.yüzyılda Diyarbakır yöresinde yaşayan Terka aşiretinin bir kolu olan Davutoğulları ve Kayahanlılar buraya gelerek yerleşmişlerdir. XVI.yüzyılda kaza merkezi olan Derik, Derük-i Ülya (Yukarı Derik) ve Derük-i Şüfla (Aşağı Derik olmak üzere iki mahalleden oluşmuştur.

    Şemseddin Sami Kâmusül Alâm’ında Derik’i; Diyarbekir Vilayeti Mardin Sancağına bağlı kaza merkezi bir kasaba olarak tanımlamaktadır.

    Belediye teşkilâtı 1874’te kurulan Derik, Cumhuriyetin ilanından sonra, 1923’te Mardin’e bağlı kaza konumunu sürdürmüştür.

    İlçeden günümüze gelen tarihi eserler arasında; Mor Cırcıs Manastırı bulunmaktadır.










  3. elifizmir
    Usta Üye
    Mardin / Kızıltepe




    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Mardin iline bağlı bir ilçe olan Kızıltepe, doğusunda Merkez İlçe, güneyinde Suriye, güneybatısında Şanlıurfa, batı ve kuzeybatısında Derik, kuzeyinde Mazıdağı ve yine merkez ilçe ile çevrilidir. İlçe toprakları Mardin’i ikiye bölen, doğu-batı doğrultusunda uzanan Mardin-Midyat Eşiğinin güney kesiminde yer alır. Suriye topraklarına doğru 1.000-1.500 m. yüksekliğinden itibaren gittikçe alçalan dalgalı düzlükler üzerindedir. Bu düzlüklerde yer alan Kızıltepe Ovası’nın batısında lavlardan oluşmuş engebeli bir alan bulunmaktadır. İlçe topraklarını Gümüş Çayı (Zerkan-Rizgan Suyu) ile Büyükdere’nin bir bölümü sulamaktadır.

    Deniz seviyesinden 500 m.yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 1.403 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu ise 121.302’dir.

    İlçede karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer.
    İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve ticarete dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, mercimek, üzümdür. Son yıllarda pamuk üretimi önem kazanmış ve gelişme göstermiştir. Bunların yanı sıra incir, zeytin ve nohut da yetiştirilir. Hayvancılık canlı hayvan ticaretine yöneliktir. Koyun besiciliği yaygındır. Kızıltepe, merkez ilçe dahil olmak üzere bütün ilçeler içerisinde gelişme potansiyeline sahip en büyük ilçedir. İç göçleri kendine çeken özelliği ile bugün merkez ilçe nüfusunu ikiye katlamıştır.

    İlçede Yem Sanayii Türk AŞ.’ye bağlı Kızıltepe Yem Fabrikası bulunmaktadır. İlçe topraklarında çimento hammaddesi içeren yataklar vardır.

    Eski Çağlarda Dunaysır veya Düneysir ismiyle Artuklular döneminde kurulmuştur. Bu yerleşim Urfa ile Diyarbakır’ı Musul’a bağlayan ticaret yolu üzerinde konaklama merkezi olarak önem kazanmıştır. XIII.yüzyılda Eyyubiler tarafından yağmalanmış, daha sonra Selçuklular, İlhanlılar, Memluklular, Akkoyunlular, Artuklular ve Timur buraya hakim olmuştur.



    Dunaysır ismi, sonraki dönemlerde Koçhisar olarak değiştirilmiştir. XV.yüzyılda Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında sık sık el değiştirmiş, XVI.yüzyılda Safeviler buraya hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında, 1517’de Osmanlı topraklarına katılmıştır.
    Artukluların önemli bir kenti olan Kızıltepe, sürekli savaş ve yağmalandığından, Artukluların çarşı, han, hamam, cami ve medreselerle zengin bir kent durumuna getirdikleri bu yerleşim Osmanlıların eline harap halde geçmiştir.

    Cumhuriyet döneminde, 1931’de ismi Kızıltepe olarak değiştirilmiş ve Mardin’e bağlı ilçe merkezi yapılmıştır.

    İlçeden günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;

    Dunaysır Ulu Camisi
    Harzem Taceddin Mesut Medresesi
    Dunaysır Köprüsü
    Tarassut (Gözetleme) Kulesi
    Şahkulubey Kümbeti bulunmaktadır.










  4. elifizmir
    Usta Üye
    Mardin / Mazıdağı





    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Mardin iline bağlı bir ilçe olan Mazıdağı, kuzeyinde Diyarbakır, doğusunda Savur, güneydoğusunda Merkez ilçe, güneyinde Kızıltepe ve Derik, batısında da yine Derik ilçesi ile çevrilidir. Mardin’in batı kesiminde yer alan Mazıdağı, Mardin-Midyat Eşiğinin Diyarbakır havzasına doğru alçaldığı kuzeybatı bölümünde kurulmuştur. Mardin-Midyat Eşiğinin üzerinde ilçenin en yüksek noktası olan Mazıdağı (1.252 m.) bulunmaktadır. İlçe topraklarını Mazıdağı’ndan kaynaklanan ve ilçe sınırları dışında Dicle Nehri’ne katılan Göksu ve Bağlıca Çayları sulamaktadır. Mardin’e 48 km. uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 1.250 m. olan ilçenin yüzölçümü ise 869 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 13.452’dir.

    İlçede Karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.
    İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday arpa, mercimek, tütün, üzümdür. Az miktarda da nohut ve incir yetiştirilir. Hayvancılıkta koyun, Ankara keçisi, kıl keçisi yetiştirilir.Ayrıca arıcılık ve kümes hayvancılığı da ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Hayvancılığın büyük bir bölümü yüksek düzlüklerdeki göçer aşiretleri tarafından yapılmaktadır. El sanatlarının önemli bir ekonomik değeri bulunmaktadır. İlçe topraklarında fosfat yatakları vardır.

    Eski ismi Şamrah olan Mazıdağı’nın çok eskiye dayanan bir tarihi vardır. Palaolotik Çağda yörede yerleşim olduğu Zambırhan ve Aşrihan mağaralarında ele geçen buluntulardan anlaşılmaktadır. Mezopotamya devletlerinin Anadolu ile ticari bağlantısı bu yöreden yapılmış ve aynı zamanda da konaklama yeri konumundadır. Sümerlerin buraya hakim oldukları tarihi belgelerden anlaşılmaktadır.

    Bizanslılar bu yöreye hakim olmuşlar ve burada gümüş madeni bularak işletmişlerdir. Bu madeni güvence altına almak, kervan yollarını da kontrol etmek için bir de kale yaptırmışlardır. Bu dönemde Kiliseler yapılmış ve bunların kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır.
    Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklular, ardından da Artuklular yöreye hakim olmuşlardır. XV.yüzyılda Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında yöre sık sık el değiştirmiş, XVI.yüzyılda Safeviler buraya hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında, 1517’de Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    Cumhuriyet döneminde Derik ilçesine bağlı bir bucak merkezi olan Mazıdağı 1937 yılında Mardin’e bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

    İlçeden günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Şamrah Kalesi kalıntıları ile Dermetinan Kalesi bulunmaktadır. Ayrıca Zambırhan ve Aşrihan mağaraları ilçenin doğal oluşumlarıdır.




  5. elifizmir
    Usta Üye
    Mardin / Midyat




    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Mardin İli’ne bağlı bir ilçe olan Midyat, doğusunda Dargeçit ilçesi, batısında Ömerli ilçesi, kuzeybatısında Savur ilçesi, kuzeyinde Batman İline bağlı Gercüş, güneyinde Nusaybin ilçesi, doğusunda da Şırnak İline bağlı İdil ilçesi ile çevrilidir. Mardin-Midyat Eşiğinin güneydoğu kesiminde yer alan Midyat’ın ilçe toprakları engebeli olmakla birlikte çok yüksek dağı bulunmamaktadır. İlçe merkezi ortalama 800-1.100 m. arasında değişen bir yayla üzerinde kurulmuştur. İlçede bulunan ovalar küçük düzlükler şeklindedir.

    İlçe topraklarını Çağçağ (Çağçağa) Çayı sulamaktadır. Bunun dışında belli başlı bir akarsuyu bulunmamaktadır. Nusaybin ovasını sulayan ve Çağ-Çağ hidroelektrik santralini çalıştıran Beyazsu ve Karasu çaylarından fazla yararlanılmamaktadır. Beyazsu Çayının etrafı ağaçlı ve ormanlıktır. Bölgede dağ ve araziler ormansız ve çıplaktır. Mardin’e 59 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 1.083 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre, toplam nüfusu 128.085’tir.
    İlçede Karasal İklim hüküm sürmektedir. Kışlar soğuk, yağmur ve kar yağışlı; yaz ayları ise sıcak ve kurak geçer.



    İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, ticaret ve küçük sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, mercimek, acur, kavun, karpuz gibi mevsimlik tarım ürünlerinin yanında bağcılık ve Antep fıstığıdır. Özellikle son yıllarda ilçe tarım müdürlüğünün yaptığı çalışmalarla kiraz yetiştiriciliği teşvik edilmekte Kaymakamlığın da desteği ile örnek kiraz bahçeleri kurulmuştur. Son yıllarda Kaymakamlığın teşvikleri ile seracılık özendirilmeye ve teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Arazinin dağlık ve engebeli oluşu da işlenebilir arazilerin irili ufaklı havzalara serpiştirilmesine sebep olmuştur. Mevcut arazilerin çoğunun engebeli ve küçük olması nedeni ile büyük bir bölümü insan ve hayvan gücü ile işletilmekte olup, tarımda makine kullanımı çok azdır. İlçede geleneksel el sanatları arasında, gümüş işlemeciliği, taş işlemeciliği, halı dokumacılığı ön sıralarda yer almaktadır. Telkari gümüş işleme atölyeleri ve sayıları 40’u bulan kuyumcu dükkanları da ilçe ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Hayvancılıkta ise Ankara keçisi başta olmak üzere büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmaktadır. Ankara keçisinin siyah ve kahverengi tiftiklerinden battaniye dokunmaktadır.
    Midyat, Yukarı Mezopotamya’nın bir bölümü olan Tur-Abidin (Turabdin) bölgesinde kurulmuştur. Asur tabletlerinde mağara kenti anlamına gelen Matiate olarak ismi geçmektedir. Bazı kaynaklara göre, şehrin adı bir çok değişimlerden sonra Farsça, Arapça ve Süryanice karışımından meydana gelmiş Ayna anlamına gelmektedir. Bir söylentiye göre; Midyat, Mağaralar Kenti anlamına gelen “ Matiate” kelimesinden ismini almıştır. Bu görüşü ileri sürenler, “Matiate” isminin Asur yazıtlarında M.Ö.IX.Yüzyılda geçtiğini ifade etmektedirler. Buna paralel olarak Midyat’ta ilk yerleşim yerinin mağaralar olduğunu gösteren, Midyat’a 3 Km. uzaklıkta ve Acırlı Beldesi yakınında bulunan “Elath” mevkiinin Romalılar döneminden günümüze kadar geldiği söylenmektedir.



    Hititler MÖ.2000 yıllarında buraya gelip yerleşerek büyük bir mağara şehri kurmuşlardır. Midyat’ta bulunan birbirleri ile bağlantıları olan mağaralar o devirde barınak olarak kullanılmıştır. Orta Asya Türkleri’nin öncü göçebeleri olan Komuklar daha sonra buraya gelmişler ve Asurlularla savaşmışlardır. Asur hükümdarı Tıglatninip zamanında Komuklar yöreye egemen olmuşlardır.

    M.Ö. 500-100 yılları arasında yöre, değişik kavimlerin istilasına uğramıştır. Persler, Makedonyalılar, Seleukoslar ve Romalılar bu bölgede hüküm sürmüşlerdir. M.S.V.yüzyılda Bizanslılar buraya hakim olmuştur. Bu arada Arap akınları başlamış, VII.yüzyılda Halit Bin Velid orduları bölgeyi ele geçirmiştir. Abbasi döneminde Midyat’ta imar ve kalkınma hareketleri görülmüştür. Midyat’taki köylerin çoğu Harun El Reşit döneminde kurulmuştur. Harun El Reşit’in oğlu Memun, Cizre-Mardin yolu üzerinde karakollar kurmuştur. Buraya yerleştirilen Arap-Türkmen kökenlilere Mahalmi ismi verilmiştir. Bu nedenle de Midyat ve çevresindeki köylere verilen Mahalmi sözcüğü buradan kaynaklanmaktadır. Bu insanlar Türkçe, Süryanice ve Arapça karışımı olan Mahalmice denilen bir dili kullanmışlardır. Prof. H. Hollerweger’ e göre, Mardin’in doğusuna ve Midyat’ın batısına düşen Mhalmoye’nin bir çok büyük köyü, 1209 yılından önce Hıristiyanlıktan İslamiyet’e geçmişlerdir.



    Selçuklu egemenliğinden sonra yöre, Artukluların eline geçmiş, XV.yüzyılda Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında sık sık el değiştirmiş, XVI.yüzyılda Safeviler buraya hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında, 1517’de Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    XIX.yüzyıl sonlarında Diyar-i Bekr Vilayetinin Mardin sancağına bağlı olan Midyat, Cumhuriyet ilanından sonra Mardin iline bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

    İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;

    Meryem Ana Manastırı
    Deyrulumur Manastırı
    Ulu Cami
    Cevat Paşa Camisi
    Hacı Abdurrahman Camisi
    Sivil Mimari Örneklerinden taş evler bulunmaktadır. Ayrıca ilçeye bağlı Gelinkaya beldesinde Linyevri Mağarası bulunmaktadır.




  6. elifizmir
    Usta Üye
    Mardin / Nusaybin




    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Mardin İli’ne bağlı bir ilçe olan Nusaybin, kuzeyinde Midyat, kuzeydoğu ve doğusunda İdil, batısında Merkez ilçe, kuzeybatısında Ömerli, güneyinde de Suriye ile çevrilidir. Nusaybin, Mardin-Midyat Eşiğinin Suriye’deki düzlüklere doğru alçalan güney kesiminde yer almaktadır. İlçe topraklarının başlıca yükseltisi doğudaki Dibek Dağı’dır (1.231 m.). İlçe topraklarından çıkan sular Suriye’de Fırat Nehri’ne katılan Habur Çayı’nın başlangıç kolları olan, Çağçağ (Çağçağa) Çayı ile onu besleyen küçük derelerdir. İl merkezine 57 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 1.177 km2 olup, 2000 Yılı Nüfus Sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 81.899’dur.

    İlçede karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.
    İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, buğday, arpa, pamuk, mercimek ve üzümdür. Az miktarda nohut, incir, susam, zeytin yetiştirilir. Hayvancılıkta koyun ve Ankara keçisi besiciliği yapılmaktadır. Üretimden çok canlı hayvan ticareti yapılır. İlçede çırçır, iplik, pamuklu dokuma ve halı fabrikaları bulunmaktadır. Nusaybin’in bir diğer dikkate değer özelliği de yer altı zenginliğidir. Petrol çıkarılan bölgelerdeki gelişmişlik dikkati çekmektedir. Suriye ile sınır ilçesi olması itibariyle zengin bir sınır ticareti potansiyeline sahiptir. İlçe topraklarında çimento hammaddesi yatakları vardır.



    Nusaybin eski bir yerleşme merkezi olup, bilinen en eski ismi Nisibis’tir. MÖ.3000’lerde Hurrilerin yurdu olan bu yöre MÖ.XIV.yüzyılda Mitanni krallığının egemenliği altına girmiştir. Nitekim Nusaybin’in kuzeyindeki Gırnavaz Tepesi’nin güney eteklerindeki kalıntılar bu yerleşimin Mittani krallığının merkezi olduğunu göstermektedir. Yöreye daha sonra Aramiler yerleşmiş, MÖ.XIII.yüzyılda Asurlular buraya hakim olmuştur. Medlerin, Babillerin ve Perslerin egemenliğinden sonra da MÖ.331’de de Makedonyalılar Anadolu’nun büyük bir bölümü ile birlikte burasını da kendi topraklarına katmışlardır. İskender’in ölümünden sonra yöre bir süre Seleukosların egemenliğine girmiş, daha sonra da Tigranes buraya egemen olmuştur.



    Nusaybin Roma döneminde birkaç kez Sasanilerin eline geçmiş, daha sonra Bizanslılar ile Sasaniler çoğu kez burada çatışmışlardır. MS.V.yüzyılda Nusaybin Nasturilerin önemli bir dini merkezi olmuştur. Araplar zaman zaman buraya akınlar düzenlemiş ve yöreye hakim olmuşlardır. Bu dönemde de Bizanslılar ile Araplar sürekli savaşmışlardır. Yöre Hamdani ve Mervani yönetimlerinden sonra Selçuklu, Artuklu ve Eyyubi egemenliği altına girmiştir. XIII.yüzyıldan sonra Moğollar, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler yöreye hakim olmuşlardır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı topraklarına katılmıştır. XVI.yüzyılda buraya Nisibi denilmiş, daha sonra bu isim Nusaybin’e dönüşmüştür. O yıllarda halkının büyük bir bölümü Ermeni, Süryani ve Yakubi olan Nusaybin XIX.yüzyılda Diyar-ı Bekr Vilayetinin Mardin sancağına bağlı bir kaza olarak yönetilmiştir.
    I.Dünya Savaşı’ndan sonra Ali Batı isimli bir aşiret reisinin isyan etmesinden sonra bir süre İngiliz ve Fransızların denetimine girmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra Mardin’e bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.

    İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında;

    Aznavur Kalesi
    Merdis (Marin) Kalesi
    Rahabdium (Hafemtay) Kalesi
    Haytam (Turabdin-Dimitriyus) Kalesi
    Yeni Kale (Saçlı Ali)
    Sirvan Kalesi
    Mor Yakup Manastırı
    Mor Aho Kilisesi
    Mor Babi Kilisesi
    Mor Şemun Kilisesi
    Mor Yuhanna Kilisesi
    Mor Evgin Manastırı
    Mor Abraham Manastırı
    Mor Sumuni Kilisesi
    Zeynel Abidin Camisi
    Kışla Camisi bulunmaktadır
    .




  7. elifizmir
    Usta Üye
    Mardin / Ömerli




    Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Mardin İli’ne bağlı bir ilçe olan Ömerli; kuzeyinde Savur, doğusunda Midyat, güneyde Nusaybin, batısında da merkez ilçe ile çevrilidir. Mardin’in orta kesiminde yer alan ilçe toprakları Mardin-Midyat Eşiği üzerindedir. İlçe topraklarını, ilçe sınırları dışında Dicle Irmağı’na katılan Savur Çayı’nın kolları sulamaktadır. İl merkezine 20 km. uzaklıktadır.Deniz seviyesinden 1.100 m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 433 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus sayım sonuçlarına göre, toplam nüfusu 7.353’tür.

    İlçede Karasal İklim hüküm sürmekte olup, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.

    İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler, arpa, buğday, mercimek, üzümdür. Az miktarda da nohut ve incir yetiştirilir. Hayvancılıkta koyun ve yöreye özgü Ankara keçisi yetiştirilir. İlçede son yıllarda küçük el sanatları, taşımacılık ve ticaretle uğraşın arttığı görülmektedir.İlçenin ilkçağ tarihi ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte yörede bulunan kalıntılardan, Asurlular, İskitler, Babiller, Persler, Makedonyalılar, Abbasiler, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular, Artuklularrın egemen oldukları anlaşılmaktadır.

    Selçuklu egemenliğinden sonra yöre, Artukluların eline geçmiş, XV.yüzyılda Karakoyunlular ile Akkoyunlular arasında sık sık el değiştirmiş, XVI.yüzyılda Safeviler buraya hakim olmuştur. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında, 1517’de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Eski adı Masarti olan Ömerli, Savur ilçesine bağlı bucak iken, 1953’te Mardin’e bağlı ilçe konumuna getirilmiştir.




  8. Psikolog
    Özel Üye
    emeğine sağlık memleketimizi bi güzel tanınıttın



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
mardın dar gecıtte,  mardin midyat uydu görüntüleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
islami Siteler Mumine