+ Yorum Gönder
Öğretim ve Rehberlik Bölümünden Rehberlik Hikayeleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. g_gizem
    Üye


    Rehberlik Hikayeleri





    Rehberlik Hikayeleri Forum Alev
    Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.

    “Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak”demiş.

    Genç, ilk günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence:

    “Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart.”demiş.

    günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki tahta perdede hiç çivi kalmamış. Babası ona:

    “Aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak, çok delik var. Artık hiçbir şey geçmişteki gibi güzel olmayacak. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara, bir delik aynen kalacak, kapanmayacaktır. Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar” demiş.









  2. g_gizem
    Üye





    Hayatın Anlamı
    Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının
    ne olduguna takmış kafayı

    Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve
    başkalarına sormaya karar vermiş

    Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş.Fakat mutlaka bir
    cevabı olmalı diyormuş

    Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş

    Köy,kasaba,ülke dolaşmış bu arada zamanda durmuyor tabiki .

    Tam umudunu yitirmişken bir köyde konustuğu insanlar ona

    -Şu karşı ki dağları görüyor musun,orada yaşlı bir bilge
    yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir."
    demişler.

    Çok zorlu bir yolculuk sonunda bilgenin yaşadığı eve
    ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın
    anlamının ne oldugunu sormuş

    Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir
    sınavdan geçmen gerekiyor,demiş .

    Adam kabul etmiş

    Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içinede
    silme bir şekilde zeytinyağ doldurmuş.

    Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel .

    Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ eksilmesin
    eğer bir damla eksilirse kaybedersinAdam gözü çay
    kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş.Bilge bakmış
    evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş,peki bahçe nasıl dı(!)
    Adam şaşkınAma demiş ben kaşıktan baska bir yere
    bakmadım ki

    Şimdi tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde
    olacak ama bahçeyi inceleyip gel ,demiş bilge.

    Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler
    büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü .

    Geri geldiğinde bilge ,adama bahçe nasıldı diye sormuş .

    Adam gördüğü güzellikler karşışında büyülendiğini anlatmış

    Bilge gülümsemiş ,ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş
    ve eklemiş "-Hayat senin bakışınla anlam kazanır,
    ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen
    farkına varmazsınYada görebileceğin tüm güzelliklerin
    tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam
    kazanır."









  3. g_gizem
    Üye
    MUTLULUK SIRLARI
    Evimi bir parti sonrası temizlemek için
    Saatlerce uğraşıyorsam, bir çok arkadaşım
    Var demektir.

    •Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var
    demektir.

    •Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir.

    •Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum
    demektir.

    •Otobüsten indiğim yerden işyerime yolu uzun
    Buluyorsam, yürüyebiliyorum demektir.

    •Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu
    Eleştirileri başkalarından da duyuyorsam,
    konuşma özgürlüğümüz var demektir.

    •Otobüs beklerken yanımdaki adam
    Anahtarları ile oynuyor ve ben bu sesten
    rahatsız oluyorsam, duyuyorum
    demektir.

    •Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa
    Bir evim var demektir.

    •Dogal gaz faturam yüklü geliyorsa,
    ısınıyorum demektir.

    •Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırlarım varsa, yığınla giyeceğim
    var demektir.

    •Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa,
    Yaşıyorum demektir.

    •Akşamları kendimi yorgun hissediyor ve
    bacaklarım ağrıyorsa , o gün üretici
    olmuşum demektir.

    VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABILIYORSAM MUTLUYUM DEMEKTIR









  4. g_gizem
    Üye
    NASIL BAKARSAN ÖYLE GÖRÜRSÜN
    Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar:
    “Ne yapıyorsun?”
    “Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi.
    “Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.”
    Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar:
    “Ne yapıyorsun?” İşçi cevap verir:
    “Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”
    Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler.
    “Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar.
    “Görmüyor musun?” der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak. “Bir katedral yapıyorum.”
    Bu hikayenin enteresan tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları.Görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır. Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi? Güllerin dikeni mi vardır, dikenli dalların gülleri mi? Bardağın yarısı boş mudur, yarısı dolu mu? Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklükte midir?
    Seçim size ait



  5. g_gizem
    Üye
    Deniz yıldızının öyküsü
    Bir Adam Okyanus Sahilinde Yürüyüş Yaparken,
    Denize Telaşla Bir Şeyler Atan Birine Rastlar.
    Biraz Daha Yaklaşınca Bu Kişinin,
    Sahile Vurmuş Denizyıldızlarını Denize Attığını Fark Eder Ve
    "Niçin Bu Denizyıldızlarını Denize Atıyorsun ?" Diye Sorar.
    Topladıklarını Hızla Denize
    Atmaya Devam Eden Kişi,
    "Yaşamları İçin" Yanıtını Verince,
    Adama Şaşkınlıkla
    "İyi Ama Burada Binlerce Denizyıldızı Var. Hepsini Atmanıza İmkan Yok. Sizin Bunları Denize Atmanız Neyi Değiştirecek Ki ?" Der.
    Yerden Bir Denizyıldızı Daha Alıp Denize Atan Kişi,
    "Bak Onun İçin Çok Şey Değişti," Karşılığını Verir




  6. g_gizem
    Üye
    Beyaz at ve hükümdar
    Hükümdarın birinin beyaz bir atı varmış. Hükümdar, bu atını çok severmiş. Bir gün bütün maiyetinin (”kendi adamlarının”) hazır bulunduğu bir sırada:
    - Bu beyaz atımın ölüm haberini getirenin kafasını uçurabilirim. Çok dikkatli olun. Çünkü bu beyaz atı canım kadar seviyorum. Onun ölüm haberi bende kriz geçirtebilir, demiş.
    Günün birinde, her şeyin eceli gibi beyaz atın da eceli gelir. Ve beyaz at ölür. Hükümdarın adamlarında bir telaştır kopar. Kimse cesaret edemez ki, beyaz atın ölümünü hükümdara haber versinler. Seyis başı, düşünür taşınır, olacak gibi değil. Ben gidip hükümdara haber vereceğim. Öyle olsa da, böyle olsa da bizim kafa gidecek, der. Ve Seyis başı, hükümdarın huzuruna çıkar:
    - Hükümdarım, der. Sizin beyaz at var ya!
    - Evet der, Hükümdar. Seyis başı:
    - O, yatmış, ayaklarını dikmiş, gözlerini yummuş, karnı şişmiş, hiç nefes almıyor, der. Hükümdar :
    - Seyis başı, seyis başı! Desene, bizim beyaz at öldü!
    Seyis başı:
    - Aman hükümdarım! Ben demedim, siz dediniz hükümdarım, siz dediniz der ve kafayı kurtarır.
    Söyleme şeklimiz bir çok şeyi değiştirir



  7. Yabancı_
    Üye
    Paylaşım için teşekkürler



+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi
islami Siteler Mumine