+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Doğa ile ilgili atasözü özdeyiş ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Doğa ile ilgili atasözü özdeyiş





  2. sagocu_kız
    Bayan Üye





    Cevap: doğa ile ilgili atasözleri

    Lodosun gözü yaşlı olur.
    Güneyden veya güney batıdan esen rüzgâr, ardından çoğunlukla yağış getirir.
    Nisan yağmuru altın araba, gümüş tekerlek.

    Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır.
    Mart ayı şiddetli soğukların olduğu bir aydır. Zaman zaman güneş görünse ve havalar ısınıyor gibi olsa da soğuklar şiddetini azaltmaz. Çoklukla bugünlerde yakacak tükenir, insanlar zor durumda kalırlar, evde bulunan kazma-kürek saplarını bile yakmak zorunda kalırlar.
    Mart`ta yağmaz, Nisan`da dinmezse sabanlar altın olur.
    Mart ayı oldukça soğuk bir aydır. Bu ayda yağmurun yağması ürün için iyi değildir. Nisan ise havaların ısınmaya başladığı bir aydır. Bu ayda yağacak yağmur, hem de çok yağacak yağmur ürün için oldukça faydalıdır, verimi artırır ve çiftçiyi son derece memnun eder.
    Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür.
    İnsan kimle, ne ile mücadele edeceğini bilmelidir. Karşı koyacağı şeyin gücü ne? Onunla ne kadar baş edebilir? Sonuç ne olabilir? Bütün bunları iyice tartmalıdır. Eğer kişi gücünün üstünde bir güce saldırmaya, onunla boy ölçüşmeye kalkışırsa, sonuç alamaz; sonuç alamadığı gibi zararlı da çıkar, yıpranır.
    Rüzgâr eken, fırtına biçer.
    Kişi bir kötülük yaparsa, yaptığı kötülüğün çok daha kötüsü ile karşılaşır; büyük felâketlere uğrar, zarar görür.
    Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz).
    Meydana gelen her olayın, her durumun belli bir sebebi veya etkeni vardır.
    Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur.
    Toplumun genel gidişatına, ilkelerine, değer yargılarına karşı çıkan, uymayıp ters yönde hareket eden kişi pek çok engellerle karşılaşır; yorulup yıpranır.
    Sebepsiz kuş bile uçmaz.
    1. Dünyada her şeyin olmasına veya bir hâlde bulunmasına yol açan bir sebep vardır. Bu sebepleri de yaratan Yüce Allah`tır. Sebeplerin sırrını da gerçek anlamda yalnız O bilir. 2. Bir yardımcı, bir yol gösterici olmadan işler başarıya ulaşmaz.
    Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur).
    Geçici olanlara değil, kalıcı olanlara önem vermek gereklidir. Hayatın akışı içinde yaşadığımız olayların, bulunduğumuz yerlerin, ilişki kurduğumuz insanların bir aslî olanları, bir de gelip geçici olanları vardır. İşte bizim için bu aslî olanlar, kalıcı olanlardan daha önemlidir.
    Su uyur, düşman uyumaz.
    Kimi akar sular vardır ki sanki akmıyormuş, durgunmuş gibi görünür. Buna asla kanmamak gerekir. Çünkü durgun akan sular daha ziyade tehlikeli olanlardır, asıl akış ve hareket diptedir. Düşman ise bundan daha tehlikelidir. Ona karşı her zaman çok dikkatli ve uyanık davranmak gerekir. Çünkü ne zaman harekete geçeceği, ne yapacağı belli olmaz. Unutulmamalıdır ki, düşman fırsat düşkünüdür, fırsatı kollar.
    Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork.
    Bk. �Adamın yere bakanından…�
    Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
    Büyüklerin küçükler üzerinde büyük bir etkisi vardır. Çocuklar, çokluk büyüklerini örnek alırlar. Onlardan ne görürlerse onu yapmaya çalışırlar. Bu sebeple, anne-babanın çocuklar, büyüklerin de küçükler üzerindeki etkisi,eğitim açısından oldukça önemlidir.
    Ağacı kurt, insanı dert yer.
    Ağaç kurdu, içine yerleştiği bir ağacı veya tahtayı özünden, içten içe yiyerek çürütür ya da kurutur. Dert ve üzüntü de tıpkı ağaç kurdu gibidir. İnsanı içten içe yıpratır, perişan eder, dayanıksız kılar, yiyip bitirir.
    Ağaç kökünden yıkılır.
    Ağacı ayakta tutan, onu toprağa bağlayan kökleridir. Onun bütün dallarını kesebilirsiniz, ancak yıkamazsınız. Yıkmak için köklerini topraktan çıkarmak zorundasınız. Bir aile, toplum ya da düzen de tıpkı ağaç gibidir. Onu da ayakta tutan bir temel (kök) vardır. Kimi ayrıntılarını (dallarını) yok edebilirsiniz, ancak yıkıp bozamazsınız; yıkmak için temelini sarsmak, ana noktalarını bozmak zorundasınız.
    Ağaç yaprağı ile güzeldir (gürler).
    Bir ağacı güzel gösteren, verimli kılan, canlı tutan yaprakları, çiçekleri ve meyveleridir. Varlığını ancak bunlarla kanıtlar. İnsanlar da böyledir. İnsan ailesi, çocukları, yakınları ve dostları ile bir bütün oluşturup varlık gösterebilir. Eğer bunlardan mahrum olursa yapraksız, çiçeksiz ve meyvesiz bir ağaç gibi kalır ortada; cansız, kurumuş gibi, güçsüz ve verimsizdir.
    Ağaç yaş iken eğilir.
    Çocuklar mutlaka küçük yaşta eğitilmelidirler. Bu yaşlarda işlenmeye, her türlü bilgiyle donatılmaya elverişlidirler. Zaman geçip de büyüdükçe eğitilmeleri zorlaşır. Yaşlı insan kolay kolay eğitilmez. Onlar tıpkı kuru bir ağaç gibidirler. Eğilmezler, buna zorlanırlarsa kırılırlar. Bu sebeple onlara yeni bir davranış kazandırmak imkânsız gibidir.
    Her ağacın meyvesi olmaz.
    Etrafımızda yaşayan insanların dış görünüşlerine bakarak onlardan bir verim beklenmemelidir. Dıştan bize verimli gibi görünen nice insanın yararsız olduğu, onlardan bir fayda gelmediği çok görülmüştür.
    Her ağaçtan kaşık olmaz.
    Kimi nesne, iş ya da durumun kendine has bir özelliği vardır. Bu bakımdan özelliği bulunan bir şey için herhangi bir malzeme, madde veya kimse kullanılamaz. Görünüşe aldanmamalı, uygun olan seçilmelidir

    Yaş kesen, baş keser. Ormanı meydana getiren ağaçlar bir memleketin can damarıdır. Yeşil tabiat, berrak su, temiz hava, yağmur, cıvıl cıvıl kuşlar, ağaçla birlikte vardır. Ağaçsız kalan yer kısa zamanda çöle döner, hayat orada son bulur. Öte yandan, ağaç memleket ekonomisine de sayısız katkılarda bulunur. Hem ekolojik denge, hem de iktisadi hayat açısından ağacı koruma görevi bir zorunluluktur. Bu bakımdan bir ağacı boş yere kesen, insan hayatına kıymış gibi suç işlemiş olur.


    Yağmur yağsa kış değil mi? Kişi hâlini bilse hoş değil mi?
    Her mevsim özelliğini açıkça ortaya kor. Yaz sıcağından, kış yağmur ve soğuğundan bellidir. Bunun gibi kişilerin de kendilerine has özellikleri ve nitelikleri vardır ki, toplumda bu yanları ile tanınırlar. O hâlde kişi bu özelliğini saklayıp başkalarını yanıltmamalıdır. Ne demişler: �Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.� Kişiye ancak bu yakışır.

    Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
    Sürekli olarak iş değiştiren kimse bir başarı kazanamadığı gibi bir varlık da edinemez

    Zora dağlar dayanmaz.
    Gücü, kuvveti elinde bulunduran ve zor kullanan kimseler pek çok kimseye boyun eğdirirler; öyle ki büyük güçleri bile yener, istediklerini yaptırırlar.

    Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun).
    Bir bağın bağ olması için gereken bakım gösterilmelidir. Üzümler zamanında budanmalı, gübrelenmeli, çapalanmalı ve sulanmalıdır. Bu yapılmazsa o bağdan istenilen üzüm alınamaz. Bu da bize gösteriyor ki emekle üzüm arasında sıkı bir ilişki var. Bir kişi bir şeyden verim bekliyor, fayda temin etmek istiyorsa gereken çabayı göstermeli; gerekli harcamalardan kaçmamalı, o şeye iyi bakmalıdır. Aksi takdirde o şeyden yararlanmaya yüzü olmaz.

    Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
    İster bağ, ister iş yeri, isterse bir eşya olsun, ona gerekli bakımı gösterirsek beklediğimiz faydaya kavuşuruz. Bir bağa bakmaz, onu çapalamaz, budamasını yapmaz, yabancı otlardan temizlemez ve gübrelemezsek bir zaman sonra onu dağa, verimsiz bir yere dönmüş görebiliriz. Bakımı olmayan bir iş yeri, bir eşya için de durum bundan farklı değildir.
    Bakımdan uzak tutulmuş bir iş yerinde düzen gözetilmezse aksaklıklar giderek büyür, önü alınamaz olur, sonunda iş yeri iflasın eşiğine gelebilir. Bir eşyanın bozuk, kırık, eksik bir yanı yerinde ve zamanında giderilmezse, o eşya bir süre sonra kullanılamayacak hâle gelir. Unutulmamalıdır ki, bakılan ve onarılan şeyler ancak yararlanılacak şeyler olarak ortada kalır.

    Balta değmedik (girmedik) ağaç (orman) olmaz.
    Hayat öyle çetrefilli bir yoldur ki, zorluk, felâket ve acılarla karşılaşmayan, bir zarar görmeyen kimse yoktur.

    Baş kes, yaş kesme.
    Tabiatı zengin kılan, bir yeri yaşanılacak hâle getiren unsurların başında ağaç gelir. Hayatımız için yararları o kadar çoktur ki, yaş bir ağaç kesmek, bir insan öldürmek gibidir.

    Bostan yeşil (gök) iken pazarlığa oturulmaz.
    Ne olacağı, nasıl gelişeceği, nasıl sonuçlanacağı bilinmeyen bir konu, iş ya da durum üzerinde anlaşmaya varılıp söz verilemez.
    Buğday başak verince orak pahaya çıkar (kıymete biner).
    Kimi zaman ortada duran, pek önemli görünmeyen şeyler kendilerine ihtiyaç duyulunca çok değer kazanırlar. İsteklisi çok olan nesnenin fiyatı artar. Sözgelimi yazın ortasında el sürülmek istenmeyen odun ya da kömür, kışa doğru birden kıymet kazanır; ucuzken pahalı olur.
    Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa düşmeyince.
    Tarlada ya da harmanda duran, henüz hasadı yapılıp ambara girmemiş ürün bizim sayılmaz. Çünkü bir yangın, bir sel, yağmur ya da başka bir felâket onun harap olup yok olmasına yol açabilir. Anne ve babanın varlıklı olduğu günlerde oğulun gerçek kişiliği ortaya çıkmaz. Ne zaman anne-baba yoksullaşır, işte o zaman gerçek yüzü ortaya çıkar. Eğer oğul, anne-babasına karşı olan görevlerini yerine getirmiyor, onlardan yardımını esirgiyorsa, ona iyi bir oğul denemez.
    Buğdayın yanında acı ot da sulanır.
    Mümkün olduğunca dikkatli olunup iyi ve yararlının yanında, kötü ve yararsızın gelişip büyümesine fırsat verilmemelidir.

    Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
    İstediği etkiyi yapmaktan çok uzak kalan kişi küser, darılır; ne var ki; karşısındaki kişi, onun bu durumunu bilip anlamaz.

    Üzüm üzüme baka baka kararır.
    Her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden, bir çevrede yaşamaya çalışan kimseler birbirlerinden etkilenirler; birbirlerinin özelliklerini, huylarını ve alışkanlıklarını kaparlar.

    doğa ile ilgili özdeyişler

    * Doga! En küçük bir çaba harcamadan ve mükemmel bir kusursuzlukla en basit maddeden son derece farkli seyler yaratiyor; hepsinin üzerine de ince bir tül örtüyor. Yarattigi her bir parçanin kendine has özellikleri, her bir durumun ayri açiklamasi var ama sonuçta hepsi birlikte bir bütünü olusturuyorlar." (Goethe)

    * "Dünya herkesin ihtiyacina yetecek kadarini saglar, fakat herkesin hirsini karsilamaya yetecek olani degil." (Mahathma Gandhi)

    * "Su anda yarinin artik bugün oldugu gerçegiyle karsi karsiyayiz. Çok geç kalmis olmak diye bir sey vardir. Sayisiz uygarligin beyazlamis kemikleri üzerinde su acikli sïzcükler yazili: Çok geç. Eyleme geçmezsek, merhameti olamadan güce, ahlakli olamadan kudrete, kavrayisi olamadan kuvvete sahip olanlar için ayrilmis zaman koridorlarina sürüklenecegimiz kesin." (Martin Luther King)

    * Bir nokta açiktir: Dünyamiz emin ellerde degildir. " Yeni dünya düzeni" yeryüzünü ölüme mahkum etmistir. (Peter F. Drucker)

    * Bir ulusun gerçek zenginligi, agaç örtüsüyle ölçülebilir. (Richard St. Barbe Baker)

    * Dogru oldugunu düsündügümüz seyi yapmaliyiz. Çünkü eger dogru seyi yapmazsak, yanlis seyi yapacagiz ve iyilesmenin degil felaketin bir parçasi olacagiz. (Fritz Schumacher)

    * Dogaya hoyratça davranan toplumlarada insanlar arasindaki iliskiler de hoyratça oluyorlar. (John Bennet)

    * On dokuzuncu yüzyila kadar, hiç sona ermeyen zorlu görev, insan soyunun ve çevresinin dogal etkenlere karsi korumasiydi. Ama bu yüzyilda yeni bir ihtiyaç dogmustur: Dogayi insana karsi korumak. (Peter F. Drucker)

    * Yeryüzü basitçe insanoglu için bir erzak deposu ve çöp kutusu degildir. Yeryüzü`nün felaketimiz pahasina gözardi ettigimiz kendi gereksinimleri ve dinamigi vardir. (Mary Mellor)

    * "Ancak en son agaç kesildikten, en son nehir zehirlendikten ve en son balik tutulduktan sonra anlayacaksiniz ki, insan parayi yiyemez!" (Kizilderili Cree asiretinin bir atasözü)

    * "Doga, bize dedelerimizden kalan bir miras degil, torunlarimiza birakacagimiz bir emanettir." (Kizilderili Duwanish asiret reisi Seattle)

    * "Topragin dostlara ihtiyaci vardir; ona dostça davranalim!"

    * "Her seyin prensibi sudur; her sey sudan gelir ve tekrar suya dïner." (Milet`li Thales M.Ï. 650-560)

    * "Çiçekler ki, güzelligin simgesidir; yasamin, umudun ve sevincin ifadesidir. Çiçekler ki, gönüllerin dilidir; rengarenk, burcu burcu, sevgi, ask ve hatiralarla doludur." (Ali Duran)

    * "Orman yurdun öz evladi ormansiz yok dünya tadi." (Asik Veysel)

    * Yasamak! Bir agaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardesçesine bu hasret bizim!" (Nazim Hikmet)

    * Dünya bize büyük görünebilir ama öylesine büyük bir evrende o kadar küçük bir noktaciktir ki, bunu hayal etmek bile zordur. (Dünya sen benimsim , Milliyet yayinlari Sayfa 6)

    * "Artik kendi varligimiza tehdit olusturuyoruz. Bu durumda, omuz silkip "nasil olsa hapi yuttuk" demek kadar "uzmanlar bir yolunu bulur" diye düsünmek de tehlikelidir. Ortada "kötülerin dogal çevreyi yok etmek ve iyilerin kötülere karsi savunmasi diye bir sey yoktur." iyi ve kötü içimizde yan yanadir. Her birimizin ihtiyaci olan sey, daha degerli, daha anlamli bir gerçek kavramdir. Hepimizin bir parçasi oldugu ve kendisine bagimli oldugumuz dünyadaki tüm canlilari kucaklayan bir kavram. Biz dünyayi ana babamizdan miras almadik. Onu çocuklarimiz için ödünç aldik. Onu HEPIMIZ ödünç aldik ve HEPIMIZ geri verecegiz." (Dünya sen benimsim , Milliyet yayinlari Sayfa 160)

    * Doga insanlarin ihtiyacini karsilayacak bir kaynak toplulugu olarak görmek çevrenin yokolmasina davetiye çikarmak demektir. (Dünya sen benimsim , Milliyet yayinlari Sayfa 17)

    * "Kirli çevre insanin ruhuhunu kirletir, kirli ruhlar çevreyi kirletir." (Aziz Nesin)

    * "Kiyamet kopmak üzere bile olsa, elinde bir fidan varsa, bu fidani dikmemezlik etme."

    * "Bir agaç dikersen, onun meyvelerinden her yiyen, sana sevap kazandiracak, gölgesinde oturan sana sevap kazandiracak, hatta onun tohumunu, meyvesini yiyen kuslar bile sana sevap kazandiracak."

    * Seksenlik bir dede, agaç dikiyormus. Yolda geçen biri bunu görmüs, sasmis. "Behey dede," demis. "Sen zaten bir ayagin çukurda bir yasli adamsin. Agaç dikip de ne yapacaksin?" Dede durmus, bükülmüs belini az dogrultmus: "Behey adam," demis. "Babalarimiz dikti, biz yedik; biz dikecegiz, çocuklarimiz yiyecek."

    * "Insanlar dogaya karsi sorumluluk duymuyorlar. Dogayi korurlarsa, cezadan korktuklari ya da menfatleri gerektirdigi için koruyorlar."







  3. Ziyaretçi
    Elinize sağlık bunların arasından seçip güzel bir konu hazırlanır.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
doğa ile ilgili atasözleri,  doğa olayları ile ilgili atasözleri,  doğa ve evren ile ilgili atasözleri,  doğa ile ilgili özdeyişler,  doğa olaylarıyla ilgili atasözleri
5 üzerinden 3.30 | Toplam : 10 kişi
islami Siteler Mumine