+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Uyumsuz çocuklarla ilgili tiyatrolar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Uyumsuz çocuklarla ilgili tiyatrolar





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap:
    NASIL BİR ÇOCUK TİYATROSU
    Sevda Şener
    Ülkemizde ödenekli tiyatrolar da, özel tiyatrolar da gittikçe daha çok ilgi duymaya başladı çocuk tiyatrosuna. Radyoda, televizyonda, sahnede çocuk oyunları daha çok yer almaya başladı. Yarışmalar çocuk oyunlarının sayısını artırıverdi. Bütün bunlar hep özlediğimiz bir gelişim. Çocuk tiyatrolarının daha da çoğaltılmasını, yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Ancak bu sayısal artış ortaya bir nitelik sorunu çıkardı. Bu sorunu da çözümlemek zorundayız.
    Son birkaç yılın çocuk oyunları incelendiğinde çocuk tiyatrosu yapanların bir bölümünün kendilerini oldukça katı bir eğiticilik görevi ile yükümlemiş oldukları görülür. Bu görev çocukları politik açıdan bilinçlendirmektir. Sömürü, patron, ağa, emekçi hakları, grev, direniş, bu oyunların belli başlı temalarıdır. Çocukların bu konularda aydınlatılmasına, hatta toplum düzenindeki yanlışlara karşı tavır aldırılmasına çalışılmaktadır. Sanatın toplum sorunları karşısında ilgisiz kalmaması ve düşünceleri özgürce ifade etmesi elbette hakkıdır ve görevidir. Ancak bu görevi yerine getirirken çocuğun incitilmemesine, mutsuz edilmemesine çalışmak da insanlık gereğidir.
    Tiyatro yolu ile eğitme, tiyatronun eğitici ve zevk verici olması eğlendirirken eğitmesi, öğretirken-eğlendirmesi, tiyatro sanatının başlangıcından beri tartışılmış, savunulmuş bir düşüncedir, yazarlar, sahneye koyucular, oyunları hakkında yaptıkları açıklamalarda öncelikle seyirciye ne öğretmek istediklerini belirtirler tiyatronun etkili bir sanat dalı olduğu, insanın ve toplumun eğitiminde bu etkinlikten yararlanılması gerektiği düşüncesi çeşitli biçimlerde yinelenir durur. Yalnız öğretilmesi istenen gerçekler, eğitilmesi istenen görüşler dönemden döneme değişmektedir. Her dönemin tiyatrosu kendini besleyen kaynağın yeğlediği yönde bir eğitimi amaçlar. Klasik tiyatro, geleneklerin, inançların, âhlak değerlerinin doğrultusunda tutucu bir eğitime yöneliktir. Romantik tiyatro birey hakkını, özgür vicdanı savunur. Gerçekçi tiyatro örtülü çirkinlikleri bilimin ışığında incelemeye çalışır. Öncü tiyatrolar toplumun kabuk bağlamış yaralarını deşerler. Tiyatronun, sanatsal etkinliği yanında böyle bir görevi üstlenmesi saygıya değer yanıdır. Bu bağlam içinde çocuk tiyatrosunun eğiticiliği ve öğreticiliği de doğal sayılmalıdır. Ancak, bu eğitim yükünün konusu ve ölçüsü ne olmuştur, ne olmalıdır?
    Ülkemizde iki kuşak öncesinin çocuk oyunlarındaki eğitim anlayışı okullardaki eğitim anlayışına koşut olmuştur. Çocuğun, söz dinler, sabırlı, çalışkan, büyüklerine karşı saygılı, küçüklerini koruyucu olması amaçlandığından oyunlarda bu temalar ele alınmıştır. Okul temsillerinde Atatürk Devrimleri’nin benimsetilmesine çalışılmış, Bağımsızlık Savaşı’ndan alınma konularla vatan sevgisi pekiştirilmiştir. Ayrıca, tutum haftası, yerli malı haftası gibi özel günlerde haftanın “anlam ve önemini” belirtecek oyunların oynanması âdet olmuştur. Bu oyunlarda konuyu anne ve babaların, öğretmenlerin uygun sayması yeterli görünmüş, çocuğun anlama, öğrenme, değerlendirme gücü hesaba katılmamıştır. Bu eğitimin çocuğa ne ölçüde ve ne biçimde geçtiği, çocuğu ne yönde etkilediği, kişiliğini nasıl yoğurduğu, son çözümlemede yararlı mı olduğu incelenmemiştir.
    Günümüz çocuk tiyatrosu uygulaması eski uygulamaya bir tepki niteliği taşımaktadır. Geçmişin eğitim kalıpları kırılmakta değer yargıları irdelenmektedir. Fakat eğitiminin yönteminde bir değişiklik olmamıştır. Çocuk gene, ne anladığı ne ölçüde özümlediği, nasıl etkilendiği dikkate alınmadan tiyatro yolu ile eğitilmeye çalışılmaktadır. Eğitimin konusu gene büyüklerin beğendiğidir. Seyirci çocuğun istekleri, gereksinmesi gene ikinci plana itilmiştir. Çocuğun yaşı, çevresi, ruhsal yapısı, anlayış gücü hesaba katılmamaktadır. Böyle bir eğitim sürecinden geçen çocuğun, eğer istendiği ölçüde etkilenmişse, yakın ilişkilerini düzenlemekte zorluk çekip çekmeyeceği üzerinde durulmamaktadır.
    Oysa tiyatro yolu ile eğitilmek istenen çocuğun yaşının, anlayış gücünün, ruhsal durumunun, yaşantısının, bilgi ve görgüsünün, içinde bulunduğu ekonomik durumun, kültürel özelliklerin bilinmesi gerekir. Yapılan eğitimin günlük yaşamı ile uzlaşıp uzlaşmadığı, çocuğu çelişkiye düşürüp düşürmediği araştırılmalıdır. Çocuğu aile ilişkilerinde, okul yaşamında, arkadaşları ile ilişkisinde uyumsuzluğa götürebilecek bir eğitim, kendi içinde ne kadar haklı nedenlere dayanırsa dayansın, ne kadar doğru düşünülmüş olursa olsun, yarar yerine zarar verecektir. Doğru bildiklerimize ne kadar inanıyor, onları ne ölçüde koruyup savunuyorsak, yöneldiğimiz çocuk seyirciyi de o ölçüde sevmeli, ona inanmalı, onu esirgemeliyiz. Biri bir ilkenin doğruluğuna inanmaksa, öteki de insana inanmaktır. Çocuk insanı incitmemek, inandığımız ilkeden sapmamak kadar önemli olmalıdır. Çocuk taşıyamayacağı kadar ağır bir düşünce yükü altında ezilmemeli, yaşamı ile uzlaştıramayacağı görüşlerle şaşırtılmamalıdır. Çocuk tiyatrosunun, büyükler için yapılan tiyatrodan daha zor olması, daha çok çaba gerektirmesi bundandır. Doğumda bir bebeğin mikrop kapmamasına nasıl dikkat ediliyorsa, bebeğe verilen sütün pastörize olmasına nasıl özen gösteriliyorsa, çocuk hastalıklara karşı nasıl korunuyor, büyümesini engelleyecek ağır işlerde çalıştırılması nasıl yasaklanıyorsa, yapacağı sporun niteliği nasıl yaşına göre saptanıyor, beden gelişiminin doğru olmasına çalışılıyorsa, tiyatro yolu ile eğitilirken aynı ölçüde titiz davranmak, ruhsal gelişimini dikkate almak gerekir Çocuğa tiyatroda hangi yaşlarda neler öğretilebileceği, çocuğun hangi sorunlara eğilebileceği, hangi gerçeklerle yüzyüze getirilebileceği bilimsel olarak saptanmalıdır
    Çocuğun seyrettiği oyunda karşılaştığı acı gerçekler onu bu gerçekleri düzeltecek bir insana doğru geliştireceği yerde yılgınlığa itebilir. Oyun da etkin bir biçimde belirtilen, vurgulanan sorunlar, kendi günlük sorunları ile birleşip çocuğu edilgin bir duruma sokabilir. Oyundaki eğitici öğelerin çokluğu çocukta tepki uyandırarak onda tam karşıtı görüşe karşı bir eğilim uyandırabilir. Oyunda belli tiplerin, belli mesleklerin aşağılanması okulda, evinde bu tipteki kişilerle, bu meslekte olanlarla birlikte yaşamak zorunda olan çocuğu uyumsuzluğa götürebilir. Oyunda babasının mesleği aşağılanmış bir çocuk, kendini ya haksızlığa uğramış hissedecektir, ya da aşağılık duygusuna kapılacaktır. Oyunda annesinin tipindeki kadınlar taşlanıyorsa mutsuzluk duyacaktır. Oyunda, okuldakinin, evdekinin tam karşıtı değer yargıları ile karşılaşıyorsa şaşkınlık duyacaktır. Mutsuz, şaşkın, öfkeli, suçluluk duygusu içindeki çocuk iyi şeyler doğru değerler öğrenmiş bile olsa, olumlu işler yapmakta zorluk çekecektir.
    Bu durumda çocuk tiyatrosu yapanların, çocuk oyunu yazanların bir özeleştiriden geçmeleri yararlı olur. Bu özeleştiride kişi kendine şunları sormalıdır: Çocuklara öğretmek istediğim şeyi gerçekten çocuk için mi amaçlamıştım, yoksa bunlar büyüklere söylemek isteyip de olanak bulamadığım düşünceler midir? Oyunda ele aldığım gerçeklerin, dikkati çektiğim sorunların çocuğa doğru olarak geçtiğine inanıyor muyum? Doğru olarak geçtiğini gösteren belirtiler olsa bile, bu etkinliğin uzun sürede yararlı olacağından emin olabilir miyim?
    Çocuklarımızı sanat yolu ile, tiyatro yolu ile eğitirken batı ölçülerini değil, günümüzün koşullarını dikkate almalıyız. Bugün çocuklarımız, büyüklerin içinde, onların sorunları altında ezilmiş yaşıyorlar. Gazetelerde, radyoda, televizyonda korkunç olayları okuyor, dinliyor, görüyorlar. Ailenin geçim sıkıntısı, karı koca anlaşmazlıkları çocuklara yansıyor. Öğretmenler bile sırasında kendi bunalımlarını çocuklardan saklamayı başaramıyorlar, öğrencilerle ilişkilerinde yeterince nesnel, yeterince soğukkanlı olamıyorlar.
    Çocuk hırçın bir çevrede büyüyor. İyi beslenemeyen, okuma olanağı olmayan, doğal haklarını elde edememiş çocuk; yoksulluğun kısıtladığı pek çok şeyin özlemini çeken çocuk; dar apartman katlarına kapatılan, okuldan okula, kurstan kursa gönderilen, sınav korkusu ile bunalmış çocuk.
    Bu çocuklar çocukluklarını yaşayamamış çocuklardır. Büyümeden yaşlanmışlardır. Bu çocuklar için en yararlı tiyatro, onlara çocukça sevinmesini öğreten, içlerinde biriken enerjiyi istediği gibi kullanmasını sağlayan, onu sevgi ile besleyen, içten güçlendiren tiyatrodur. Çocuklarımız okullarda yeterince yüklü bir eğitim görüyorlar. Tiyatroda sevinsinler, yaşamanın, sevmenin, dayanışmanın tadına varsınlar. Öğreneceklerse, yaşamayı ve yaşatmayı, mutlu olmayı ve mutlu etmeyi öğrensinler. Daha ağır görevler büyüklere düşer.
    “Ulusal Kültür” adlı Üç Aylık Kültür Dergisi’nin Nisan-1979 / 4. sayısında yayımlanmıştır.
    alıntı








  3. Hasan
    Özel Üye
    Uyumsuz Çocuklara Uygun Etkinlikler


    Uyumsuz çocukların eğitimleri önceden hazırlanan etkinliklerle yürütülmektedir. Bu
    etkinlikler sayesinde çocuk olumsuz duygulardan kurtulacak ve rahatlamış olacaktır. Aynı
    zamanda kendilerini daha iyi tanıyabileceklerdir.

    Etkinliklerin genel amaçları şunlardır:

     Çocuğu zihinsel, fiziksel ve sosyal yönden geliştirmek
     Temel gelişim alanlarında (Hareket, anlama, konuşma ve dil, öz bakım ve sosyal
    gelişim) becerileri kazandırmak
     Pratik yapmasına ve becerilerini sergilemesine imkân vermek
     Her çocuğa, büyüyüp gelişebilecek bir insan olduğu fikrini vermek
    2.1. Etkinlikler
    Uyumsuz çocukların eğitim programlarında yer alan etkinlikler mümkün olduğunca
    bireysellik ilkesine göre hazırlanmalıdır.
     Davranış bozukluğu olan çocukların bireysel ihtiyaçlarını saptamak için
    danışmanlık ve rehberlik hizmetleri
     Oyun terapisi, terapatik okuma, terapatik resim yapma, boyama, yazma,
    dramatizasyon, müzik uğraşı gibi çeşitli terapatik etkinlikler
     Davranış bozukluğu olan çocukların bireysel ihtiyaçlarını saptamak için
    danışmanlık ve rehberlik hizmetleri
    Bu maddede değinilen terapi konusunda kısaca bilgi vermek gerekirse, terapi
    iyileştirme ve tedavidir. Terapiyi uygulayan kişiye ise terapist denir. Terapi hizmetleri iki
    gruba ayrılır.
     Bireysel Terapi
     Grup Terapisi
    Bireysel terapi: Bir terapist ile öğrencinin karşı karşıya gelerek yaptığı terapidir.
    Grup terapisi: Bir terapistin yönetiminde birden fazla kişinin (5–6 kişi) katıldığı bir
    grupta yapılan tedavidir. Genellikle durumları ve problemleri birbirine benzer olan kişilerden
    oluşan bir grupla yapılır. Çok yararlı sonuçlar alınabilir. Grup üyeleri hem dertleşmekte hem
    de ortak problemlerine uygun çözüm yolları bulmaktadırlar.
    Grupça bir konuda tartışmak, sırasını bilmek, kendini tanımak, hakkına razı olmak ve
    başkalarına saygılı olmayı öğrenmek yararları arasında sayılabilir.
     Oyun terapisi, terapatik okuma, terapatik resim yapma, boyama, yazma,
    dramatizasyon, müzik uğraşı gibi çeşitli terapatik etkinlikler

     Oyun Terapisi

    Oyun terapisi küçük çocuklarda cinsiyetine uygun oyuncaklarla oynatılarak yapılır.
    Çocuk bu oyuncakları oynamaktan çok hoşlanır. Oynarken onlarla konuşur ve onlara istediği
    gibi davranır. Bu davranışlar terapiste önemli bilgiler verir. Çocuk davranışlarını, isteklerini
    ve duygularını en açık biçimde oynarken ortaya koyar. Kıskançlık, kızgınlık, öfke gibi
    duygularını da oyununa yansıtır. Sevgisini mutluluğunu yine oyunla sergiler. Farkında
    olmadan iç dünyası hakkında yetişkinlere bilgiler verir. Örneğin bebekleriyle evcilik
    oynarken kardeşini kıskanan bir çocuk, oyunlarında kardeşi rolündeki bebeği cezalandırabilir
    ya da dönmemek üzere seyahate gönderebilir.
    Çocuklara yaşları ilerledikçe oyuncaklarla oynamak yerine onlarla kurallı oyunlar
    oynanır.
    Etkinlik: Beş yaşında parmak emme davranışı yüzünden terapiste başvuran bir anne
    görüşmeler boyunca eşinden ayrıldığını gizlemiştir. Oyun terapisi sırasında çocuk sürekli
    olarak babasının hastanede olduğunu ve onu özlediğini söylemiştir. Bir gün terapist anneye
    eşinin ne kadar sıklıkla hastanede nöbette kaldığını sorar. Anne artık gerçekleri saklamaktan
    vazgeçer ve durumu anlatır. Anne baba ayrıdır, işin kötü yanı baba ayrıldıktan sonra çocuğu
    görmeye bile gelmemiştir.
    Örnekte görüldüğü gibi çocuğun parmak emme davranışının nedeni oyun terapisiyle
    bulunmuştur.

     Resim Terapisi

    Resim terapisi yoluyla çocuk:
    o Çeşitli araç-gereçleri ve şekilleri kullanarak; kendini, duygu ve
    düşüncelerini şekillerle ifade ederler.
    o Uyumsuz çocukların kendilerine olan güvenlerini arttırır.
    o Çocukları sürekli meşgul ederek, zararlı düşüncelerden uzak tutar,
    unutturur.
    o Gizil güçlerinin ortaya çıkmasına yardım eder.
    Çocuklar bu çalışmaları zevkle yapar ve devam ettirirler. Bir taraftan sanat becerileri
    gelişirken diğer taraftan da kendilerini en iyi şekilde ifade etme olanağı bulurlar. Böylece
    durumlarını düzeltebilirler.

    Etkinlik: Terapist, çocuğa ailesinde bulunan kişilerin resimlerini çizmesini ister.
    Çocuk resmi tamamladıktan sonra çizdiği resim hakkında çocuğa sorular sorularak çocuk
    konuşturulmaya çalışılır. Çocuğun verdiği cevaplar aile içindeki ilişkileri anlatmaktadır.
    Eğer çizdiği resimde babanın eli büyük çizilmişse demek ki çocuk evde dayak yemektedir.
    Çocuğun çizdiği resimler uzman kişilerce yorumlanır. Böylece çocuğun duygusal
    dünyası ile ilgili ipuçları elde edilir.

     Dramatizasyon

    Dramatizasyon öğrenmeyi kolaylaştıran bir yöntemdir. Uyumsuz çocukların
    yaşantılarını, deneyimlerini zenginleştirir. Bedensel, zihinsel, sosyal ve kültürel gelişimine
    katkıda bulunur. Çocukta dinleme ve iletişim kurma becerisini geliştirir. Ayrıca çocukların
    baskı altına aldığı rahatsız edici duyguların ortaya çıkmasına yardımcı olur. Drama yoluyla
    çocuklar kendilerini ifade ederek, üzüntü ve sıkıntılarından kurtulurlar. Yeteneklerini
    geliştirme fırsatını da bulurlar.
    Uyumsuz çocuklara bireysel ve grupça dramatizasyon yapma olanağı sağlanmalıdır.
    Grupça yapılan drama etkinlikleri, gruptaki çocukların olumlu özdeşim yolu ile gruba ait
    olma ihtiyacını da giderecektir.

    Etkinlik 1siko-motor becerilerini geliştirici drama etkinliği.
    Müzik eşliğinde önce yerinde sayılır, sonra yavaş yavaş daha sonra hızlı hızlı yürünür.
    Öğretmenin verdiği direktife göre kızgın bir kumda, ıslak çimen üzerinde, çamurlu bir yolda,
    buzlu bir yokuşta, karla kaplı bir bahçede, kalabalık bir caddede yürüme alıştırmaları yapılır.

    Etkinlik 2:Başkalarıyla olan problemlerini kavga etmeden çözme becerisinin
    öğretiminde kullanılacak drama etkinliği.
    Grup üyeleri üç kişilik alt gruplara ayrılır. Onlara nehrin bir kenarından karşı kenarına
    geçmeleri için sadece bir “Sal” bulunduğu bir durum hayal etmeleri söylenir. Ancak salın
    yüzer halde kalması için sadece iki kişi salın üzerinde kalabilir. Grup üyelerinin bu durumda
    kavga etmeden farklı çözüm yolları bularak karşıya geçmeleri gerektiği de belirtilir. Grup
    üyelerinin bu durumu tartışmaları için 5–7 dakika zaman ayrılır. Ayrılan zaman sonunda,
    bütün grup üyeleri duygularını ve bu sorunu nasıl aştıklarını konuşmak için yeniden bir araya gelir.

    Etkinlik 3: Ahmet’in annesiyle olan ilişkileri bozuktur. Bir sabah kahvaltı yaparken
    Ahmet bardağı sert bir şekilde masaya vurur.
    Öğretmen bu olayı anlattıktan sonra öğrenciye sorular sorarak düşüncelerini almaya
    çalışır. Sorular:
    —Anne, sen olsan nasıl davranırsın?
    —Ahmet bu davranıştan sonra ne yapmalıdır?
    —Ahmet sence neden böyle davranmıştır? Gibi…

     Müzik

    “Müzik ruhun gıdasıdır.” deyimi müziğin insan hayatındaki önemini çok güzel
    vurgulamaktadır. Uyumsuz çocukların eğitiminde ve uyumlarının sağlanmasında müzik
    eğitiminin özel bir önemi vardır. Onun için bu çocukların eğitim programlarında ders içi ve
    ders dışında müzik etkinliklerine yeteri kadar zaman ayrılmalıdır.
    Uyumsuz çocukların müzik eğitimi şöyle yapılır:
     Bireysel ya da grupça şarkı söylemek
     Müzik aletiyle ritim çalışması yapmak
     Müzik dinlemesini öğretmek ve dinlemeden zevk almasını sağlamak
    Müzik çalışmaları sırasında, hem şarkı söylemek hem de ritim çalışması yapmak
    çocuğun üzüntülerinden sıkıntılarından uzaklaşmasına yardım eder. Çocuğun seçtiği
    şarkılarla onların zevkleri, ilgileri hakkında önemli ipuçları yakalanabilir. Okulun belirli
    bölümlerine hoparlörler yerleştirilerek çocuklara yönelik şarkılar seçilerek müzik yayınları
    yapılabilir. Bu yayınlar sayesinde çocukta ruhsal bir boşalım olacaktır.
    Uyumsuz çocuklar müzik çalışmalarıyla duyarlı ve nazik bireyler olabilirler.

     İş ve Beceri Eğitimi

    İş ve beceri eğitimi atölyelerde yürütülmektedir. Belli başlı atölyeler arasında el
    sanatları atölyesi, galoş yapım atölyesi, süs bitkileri ve tarım atölyesini sayabiliriz.
    Atölye çalışmalarının çocuklara sağladığı yararlar.
     Kendilerine olan güvenleri artar.
     Dış dünyayı algılama düzeyleri değişir.
     Kendilerini ifade etmelerini sağlar.
     Sanatla iletişim kurar.
     Gelişimlerini ilerletir.
     Motor becerileri ve yaratıcılığı gelişir.
     Sosyal ve duygusal yönden olumlu etkiler.

    El Sanatları Atölyesi
    Bu atölyede yapılan çalışmalar şunlardır: makrome işleri, toka ve boncuklardan
    üretilen takılar, plaj hasırı yapma, gazetelik çeşitli hediyelik eşyalar.
    Etkinlik: Çocuk gazeteliği yaparken önce kesilmiş tahtaları zımparalar, birleştirir ve
    en son boyamasını yaparak gazeteliği tamamlamış olur.

    Galoş Atölyesi
    Naylon, galoş makinelerinde şekillendirilir. Naylon karton kalıba konur ve paket
    lastikleri naylonlanmış kartona yerleştirilir. Makineye sokulur ve galoş şekillenir. Yapım ve
    öğretimi oldukça kolay olan bu işlem çocuklara çok basit şekilde öğretilir. Öğrencilerin
    hazırladığı galoşlar satılarak değerlendirilir.

     Fiziki Boşalım Sağlayacak Etkinlikler

    Uyumsuz çocuklarda genellikle fiziki hareket fazladır. Bu fazla enerjinin uygun
    şekilde farklı etkinliklere yöneltilmesi gerekir. Bunun için en uygun yol; çeşitli spor
    dallarının kurulması ve çocukların bu sporlara yöneltilmesidir. Voleybol, futbol, izcilik,
    yüzücülük vb. spor kulüpleri kurarak ilgi duydukları spor dallarında etkin olmaları
    sağlanmalıdır. Bu spor faaliyetleri çocukların yaş grupları ve çevre şartlarına göre ayarlanır.
    Onları rahatlatır ve bedenen gelişmelerini sağlar. Özellikle saldırgan uyumsuzlar için en
    etkili bir yöntemdir. İnsanlara vurmak istediği tekme ve yumruğu topa vurmak suretiyle
    boşalır. Adale ve eklemlerinde biriken ve zararlı olan enerjiden de kurtulmuş olur.

     Yoğun Dil Çalışmaları

    Dil gelişiminde birtakım problemler olabilir. Öğretmen dil ve konuşma problemi olan
    çocuklara şu etkinlikleri yaptırmalıdır.

    Etkinlik 1:Çocuk ve öğretmen ayna karşısına geçer. Önce öğretmen çocukla beraber
    hazırlanan kelime listesini okur, sonra çocuktan okumasını ister. Çocuk öğretmenin ağız
    hareketlerine (Ağzının hatalı sesi çıkarırken aldığı şekle dikkat ederek) bakarak doğrusunu
    çıkarmaya çalışır. Hem doğruyu hem yanlışı söyler, böylece çocuk hem doğru hem de yanlış
    sesin farkını görür.

    Etkinlik 2: Öğretmenin öncelikle eklemleme bozukluğunun çeşidini ve çocuğun
    çıkardığı hatalı sesleri bilmesi gerekir. Bu nedenle çalışmaya; hatalı sesin doğru olarak
    çıkarılması ile başlayıp doğru çıkarmaya başladığı sesi kelime içinde kullanması istenir.

    Etkinlik 3: Sınıfta tekerleme, mani ve şarkı söylenerek çocuğun hatalı sesin
    doğrusunu öğrenmesi, anlaması ve dikkatinin çekilmesi sağlanır.

     Sosyal becerilerini arttıracak incelemeler, doygunluk duyacak aktif
    katılımlı sosyal etkinlikler

    Uyumsuz çocuklarla beraber topluca yapılan etkinlikleri kapsar. Bunlar; tiyatro,
    sinema ve kır gezilerine gitmektir. Çocuklar bu tür etkinliklerle sosyal ve toplumsal normları
    (kuralları) öğrenir. Tiyatro ve sinemada sessiz durulması gerektiğini ya da etkinlik boyunca
    dışarı çıkılmaması gerektiğini öğrenir. Kısaca bulunduğu ortamın kurallarını öğrenir. Çocuk
    kendisini toplumun bir üyesi olarak görür ve tutumlar geliştirir. Psikolojik olarak rahatlar,
    ayrıca kelime dağarcığı da artar.

    Bireysel Öğretim Çalışmaları ve İlişkileri
    Program çerçevesinde çocuğun sorununa yönelik olumsuz davranışı kaldırıcı
    programlar yapılır. Akademik, sosyal, dil ve bilişsel becerileri arttırıcı çalışmalar yapılır.

    Etkinlik 1:
     Çocuktan, yuvarlak içi boş silindir şeklindeki oyuncak parçalarını büyükten
    küçüğe doğru dizmesi istenir.
     Çocuk bu işlemi başarıyla yaparsa öğretmende sözel ödülü kullanarak aferin
    çok güzel oldu der.
     Böylece çocuk kendini başarılı hissedecektir. Bu konuda önemli olan çocuğa
    başardığını hissettirmektir.
     Bu tür etkinliklerle çocuğun özgüveni geliştirilir.
    Hayati önemi fazla olan, az akademik, kısa süreli anlamlı ders konularını öğretmeyi
    amaçlayan etkinlikler.
    Çocukların mümkün olduğu kadar kendilerini ifade etmelerini sağlayacak boş zaman
    etkinlikleri.
    Uyumsuz çocukların boş zamanlarını hoş ve yararlı geçirmeleri gerekir.

    Etkinlik 2:Çocuğun eline hikâye kartları verilir ve hikâyeyi anlatması istenir.

    Etkinlik 3:Hikâye tamamlama etkinliği yaptırılır.
     Öğretmen; hikâyeye başlar ve hikayenin devamını öğrencinin oluşturmasını
    ister.
     Öğretmen: Alp ve küçük kardeşi Bahar pikniğe gidecekleri için çok mutluydu,
    erkenden kalkıp hazırlıklarını yaptılar. Bahar ipini, Alp de topunu alıp arabaya
    koydu. Anneleri de arabaya yiyecekleri yerleştirdi.
     Öğretmen şimdi sıra sende diyerek çocuğa söz hakkı vererek kendi
    cümleleriyle hikâyeyi tamamlamasını ister.
    Tedavi, terapi ve eğitimi ile görevli olan kişilerin birlikte çalışmaları
    Uyumsuz çocuklarla ilgilenen personel kendi branşıyla ilgili hizmetleri yaparken
    daima birbirleriyle işbirliği halinde çalışırlar. Sürekli grup çalışması yapmaları gerekir.
    Böylece çocuk bir bütün olarak ele alınabilir ve geliştirilmesi mümkün olabilir.

     Düzeltici İş ve Öğretim Etkinlikleri
    Etkinlik: Öğretmen büyükçe bir kartona insan resmi ve organlarını çizer. Organları
    çizerken bazılarını eksik bırakır. Çocuktan çizilmemiş olan organları bulması istenir. Daha
    sonra bulunan organlar hakkında bilgilendirici konuşmalar yapılarak organları tamamlaması
    istenir.

     Görsel ve İşitsel Belleğe Hitap Eden Somut Materyaller
    Görsel ve işitsel belleğin arttırılmasına yönelik etkinlikler.
    Amaç: Görsel olarak geliştirip algılama ve bilgi becerisini yükseltmek.

    Etkinlik 1:
    Resimli Kartlar
     Resimli kartlar masanın üzerine karışık bir şekilde konur.
     Çocuktan resimli kartlara dikkatli bir şekilde bakması iste
     Gördüğü resimli kartların isimleri söylettirilir.
     Çocuğun gözleri kapatılır.
     Resimli kartlardan bir ya da iki tanesi alınır.
     Çocuktan eksik olan resimli kartları hatırlaması istenir.

    Etkinlik 2:
    Şekil Çizme
     Öğretmen hazırladığı örnek şekli çocuğa gösterir.
     Öğrencinin on saniye bakmasına izin verir.
     Örnek şekil kaldırılarak, yandaki boş şablona gördüğü şekli çizmesini ister.

    Etkinlik 3:
    Tombala Oyunu
     Çocuk sayısı kadar tombala kartı dağıtılır.
     Bir öğrenci torbanın içinden kartları çekip arkadaşlarına söyler.
     Öğrenciler tombala kartlarındaki şekilleri takip ederler.
     Eğer çocuğun tombala kartındaki şekil, torbadan çekilen şekille aynı ise kartı
    şeklin üstüne koyar.
     Tombala kartlarındaki şekilleri eşleştiren çocuk oyunu kazanmış olur.

    Tombala oyunu çocuğun görsel ve işitsel belleğini arttırıcı bir etkinliktir.
     Diognastik Öğretim (Düzeltme ile Birlikte Yürütülen Öğretim Etkinlikleri)
     Rehabilitasyon Çalışmaları
     Sınıf koşullarına uygun davranış
     Yemekte, sofrada uygun davranış
     Oyun kurallarına uygun davranış

    Uyumsuz Çocuklara Uygun Araç-Gereçler

     Çeşitli renklerde boyalar
     Ahşap boyası
     Sulu boya
     Pastel boya
     Çeşitli boylarda resim fırçaları
     Ritim aletleri
     Def
     Davul
     Marakas
     Yoğurma maddeleri
     Tuz seramiği
     Kil
     Hikâye kitapları
     Hikâye kartları
     Resimli kartlar
     Kuklalar
     Konuşan oyuncaklar
     Oyuncak piyano
     Tahtadan küpler
     Resimler
     İnsan vücudunu tanıtan maketler
     Makrome malzemeleri
     Televizyon, radyo, video
     Slâyt
     Tepegöz
     Yazı tahtası
     Makas
     Çeşitli renk ve cinste kâğıtlar
     Tutkal
     Eğitici, öğretici cd ler
     Top v.b.

    Uyumsuz Çocuklara Uygun Eğitim Programları

    Uyumsuz çocukların eğitim programları bireysel ve grup olmak üzere iki şekilde
    planlanmaktadır. Ağırlıklı olarak bireyselleştirilmiş eğitim programları uygulanır.
    Uyumsuz çocuklara yönelik eğitim programları aşamalı olarak hazırlanır.
     Birinci Aşama: Uyumsuz çocukların tanılanmasıdır.
     İkinci Aşama: Uyumsuz çocukların eğitimlerinde varılmak istenen amaçlar ve
    yapılması gereken değişiklikleri kapsar.
     Üçüncü Aşama: Tespit edilmiş amaçlara ulaşmak için uyumsuz çocuklara
    kazandırılacak bilgi ve becerileri belirlemeyi içerir.
     Dördüncü Aşama: Uyumsuz çocuklara kazandırılacak bilgi ve becerilerin
    hangi etkinliklerle yaptırılacağının tespitidir.
     Beşinci Aşama: Eğitimin nerede yapılacağının belirlenmesidir (Özel sınıf, okul,
    hastane, normal okul.).
     Altıncı Aşama: Uygulamanın gerektirdiği özel araç gereçler, teknikler,
    yöntemler ya da eğitim yaklaşımlarını içerir.
     Yedinci Aşama: Uyumsuz çocukların eğitim sürecinde gerekli tedavi, terapi,
    akademik, iş, uzman uğraşı, boş zaman etkinlikleri, psikiatrik hizmetleri
    yapılacak personel ve yardımcıları.
     Sekizinci Aşama: Uyumsuz çocukların anne baba ve yakınları için eğitim ve
    rehberlik hizmetleri. (Anne-baba eğitimi)
     Dokuzuncu Aşama: Değerlendirme aşamasıdır. Eğitim programlarının verimli
    olabilmesi için sürekli değerlendirilmesi gereklidir.


    alıntı







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
uyumsuz çocuklarla ilgili etkinlikler,  uyumsuz çocuk terapist video,  uyumsuz çocuklar ile ilgili drama örnekleri,  uyumsuz çocuklar ile etkinlik,  cocuklarda uyumsuzlula ilgili skec
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
islami Siteler Mumine