+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Osmanlı Devletinin Balkanlarda Yaptırdığı Mimari Eserlerin Resimleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Osmanlı Devletinin Balkanlarda Yaptırdığı Mimari Eserlerin Resimleri





  2. Fatal
    Özel Üye





    Cevap:
    Sultan Murad Türbesi



    Sinan Paşa Camii







  3. Gülehasret
    Süper Moderatör




    Üsküp

    Türk Tarih Kurumu`nun (TTK) önderliğinde 8 yıl önce başlatılan yurtdışındaki `Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi`nin Balkanlar ayağı son aşamasına geldi. Yüzde 80`i tamamlanan ve bire bir saha çalışmalarına dayanan projede ezber bozan detaylar öne çıkıyor. Sanat tarihçilerinin yurtdışındaki Osmanlı eserleri üzerine en kapsamlı çalışma olarak değerlendirdiği ve 2010`da tamamlanması beklenen envanter daha önce 15 bin 787 olarak tespit edilen Balkanlar'daki mimari yapıların iki kat fazla olduğunu ortaya koydu.11 Balkan ülkesindeki Osmanlı eserlerinin yaklaşık yüzde 90 ı yıkılmış durumda. Ayakta kalan eserlerden 5 binine acil müdahale gerekiyor.Türkiye`den giden ekipler sadece cami kale medrese veya bedesten gibi akla ilk gelen yapıları değil; tekke zaviye türbe han arasta imaret hamam köprü su kemeri çeşme kule mektep kütüphane ocak ve tabya gibi birçok eseri tespit ediyorplanlarını ve tek tek mimari özeliklerini çıkarıyor. Saha çalışmalarına katılan sanat tarihçilerine göre hemen müdahale edilmezse ayakta kalanların çoğu ortadan kaybolacak.





    Ortodoks Makedonlar Tarafından Yakılıp Yıkılan Tarihi Pirlepe Camii


    Osmanlı 20. yüzyılın başlarına kadar 500 yıldan fazla hâkim olduğu Balkan topraklarını da Anadolu gibi imar ve ihya etmiş. Ele geçirdiği bu topraklardaki mevcut eserleri korumuş hatta onarmış ve bunların yanı sıra kendi kültürünü yansıtan eserler inşa etmiş. Bunu imparatorluğunun gereği olarak görmüş. Hem yerli halk hem de Anadolu'dan Balkanlar'a getirilen soydaşlarımız bu eserleri uzun yıllar kullanmış. Şimdi Rusya ve Balkanlar'daki kapalı rejimlerin çöküşüyle Türkiye Balkanlar'a yeniden eğildi. Ancak Osmanlı`nın ayrılmasından sonra bazı ülkelerde Türk ve Müslüman nüfus kalmadığı için eserler kolayca ortadan kaldırılmış. Türk ve Müslüman nüfusunun olduğu bölgelerde ise eserlerin bir kısmı ayakta. Mesela Macaristan`da nüfus kalmayınca 700 eserden sadece 28`i bugüne ulaşabilmiş. Onlar da turistik maksatlarla kullanılıyor. Kosova Bosna Hersek ile Makedonya`da Müslüman nüfus fazla olduğu için birçok eser varlığını koruyabilmiş. Dolayısıyla eserlerin en büyük sorunu sahiplenilmeme bakımsızlık milliyetçi saldırılar doğal afetler kasıtlı müdahale ve yanlış restorasyonlar nedeniyle kaybedilmiş.

    Kosova Makedonya ve Bosna Hersek`teki eserlerin durumu iyi. Bulgaristan ile Arnavutluk`ta da ayakta olanlar var. Ama Hırvatistan`da yapı kalmamış. Sadece kale ile kuleyi bırakmışlar. Zaten daha çok dinî yapılar tahrip edilmiş ilk olarak.ülkedeki milliyetçilik akımları bu eserleri vuruyor. Meselâ 2004`te Mitroviçe`de bir Arnavut çocuk derede boğulmuştu. Arnavutlar kiliseleri ateşe vermişti. Sırplar da bu eyleme karşılık Osmanlı`dan kalan Belgrad`daki Bayraklı ve Niş`teki Ağa Camii`ni yaktı. Kavga edenler Arnavutlarla Sırplar ama yakılan Türk camisi. Camiler daha sonra oradaki Müslümanlarca onarıldı; ama eskisi gibi olamadı.2001`de Makedonya ile Arnavutluk arasında çıkan savaşta 15. yüzyıla ait Pirlepe Camii kundaklandı. O zaman 3 kilise ile 11 Türk eseri zarar gördü. UNESCO bu mabetleri onaracaktı. Kiliseler onarıldı; ama Türk eserlerinin onarımı Pirlepe Belediyesi`ne takıldı. Makedonya Hırvatistan ve Yunanistan`da kiliseye dönüştürülmüş camiler var. Makedonya`daki Haydar Kadı Camii`ni basket sahası olarak kullandılar. Zeminini komple yıkmışlardı. Sadece duvar ve kubbesi kalmıştı. Basket sahasından sonra da bira deposu yaptılar. Baskı gelince boşaltılar; ama o bölgede Müslüman nüfus olmadığı için eser sahipsiz kaldı. Genelde de Müslüman eserlere müdahalede bulunulmuş. Kosova`daki bazı eserler kasıtlı olarak Arap mimarisine göre restore edilmiş.1967`de Romanya ve Yugoslavya'nın Tuna Nehri'nde ortaklaşa inşa ettiği barajın suları altında kalan Osmanlı kalesi Adakale çoktan unutuldu.



    Atina Fethiye Camii-Monastraki Meydanında. (Yunanistan'da ibadete açık camii yokarkeolojik eserlerin deposu olarak kullanılıyor. Atina'daki iki camiiden biri)

    Restorasyon çalışmalarında ODTÜ`den Tarihçi Ömer Turan ve Mimar M.Barış Yağlı vardı. Daha sonra Gazi`den Sanat Tarihçisi Neval Konukdeğerli arkadaşımız Mimar Mehmet Emin Yılmaz Filiz Canyurt Sevil Osmani-Öztürk Esra Yıldız Mimar Ammar İbrahimgil ve başka uzmanlar da yer aldı.
    Envanter çalışmasına Devlet Planlama Teşkilatı ile Gazi Üniversitesi de destek verdi Yunanistan ile Diyanet TTK TBMM DPT projenin ana kaynaklarından. Osmanlı'yı yeniden canlandırmak gibi değerlendirildiğinden bürokrasi Rumeli'nden uzak durmaya özen göstermiş.Oysa o bölgeye sahip çıkmak bizim tarihi ve vicdani sorumluluğumuzdur.












  4. Ziyaretçi
    ya daha fazla resim varsa çk acil lazımm

  5. Gülehasret
    Süper Moderatör
    IRGANDI KÖPRÜSÜ




    Gökdere üzerinde, Setbaşı Köprüsü’nden ovaya doğru inildiğinde ilk köprüdür. 1442 yılında, Irgandı Hoca Muslihiddin’in babası Pir Ali tarafından yaptırılmıştır.

    1855 depreminde büyük hasar gören köprü, son olarak Yunan işgalinde bombalanarak büyük darbe alır. 1940′lı yıllara kadar trafiğe bile kapalı olan köprü, tarihi dokusuna uygun olarak yeniden hayata kazandırılır. Nitelik ve özellik açısından dünya üzerinde yer alan arastalı yani çarşılı dört köprüden biri olan köprü, yeni işlevi ile bir yakadan diğer yakaya yalnızca ulaşımı sağlama aracı değil aynı zamanda bir sanat köprüsü olma özelliğini de taşır. Bugün Bursa’da; Abdal, Nilüfer, Mihraplı, Setbaşı, Irgandı, Tatarlar gibi birçok tarihi köprü bulunuyor.

    MİHRAPLI KÖPRÜSÜ




    Çelebi Sultan Mehmed’in kızı Selçuk Hatun tarafından 15. yüzyılda yaptırılmıştır. Nilüfer Deresi’nin iki ana kolu üzerinde kurulmuş, yarım haldeki köprünün müzeye kaldırılmış olan kitabelerinde “Bu köprü, Osman oğlu Orhan oğlu Bayezid oğlu Mehmed’in kızı, kadınların sultanı, melikelerin melikesi, iyilikleri son dereceye ulaşmış olan Selçuk Hatun’un emri ile kuruldu. Allah iffet ve ismetini devam ettirsin” denilmiş ve köprü kalıntısının yetkililerce korunması vasiyet edilmiştir. Günümüzde köprünün hemen yanına yenisi yapılmıştır.



    NİLÜFER KÖPRÜSÜ



    14. yy’da Orhan Gazi’nin eşi Nilüfer Hatun tarafından yaptırıldığı için O’nun adıyla anılan bir diğer tarihi köprü ise Geçit köyünün güneybatısında bulunan ve bugün kullanılmayan Nilüfer Köprüsü’dür. Bursa’nın varlığını sürdüren en eski yapıtlarından ve bilinen en eski köprüsü olan Nilüfer Köprüsü, kesme taşlarla ve tuğla kullanılarak yapılmıştır. Biri büyük olmak üzere 4 sivri kemerden oluşmakta iken sonraki yıllarda yatağın dolması üzerine tuğladan 4 küçük kemer daha eklenmiştir.

    ABDAL KÖPRÜSÜ




    Yine Nilüfer deresi üzerinde yer alan bir başka köprü ise Abdal Köprüsüdür. Günümüzde Osmangazi ilçesi sınırları içerisinde kalan ve 1669 yılında Bursalı tüccar Abdal Çelebi tarafından hayrat olarak yaptırılan Abdal Köprüsü, döneminin önemli sivil mimari eserlerinden biridir. Kesme taşlardan yapılan bu köprü, 1978 yılından sonra restore edilerek araç trafiğine kapatılmıştır.


+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
osmanlı devletinin balkanlardaki mimari eserleri resimli,  osmanlının balkanlardaki eserleri,  osmanlı devletinde balkanlara ait mimari eserlerin isimleri,  osmanlı devletinin balkanlarda yaptığı mimari eserler,  balkanlarda yaptırılan osmanlı eserleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
islami Siteler Mumine