+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden iç anadolu bölgesinin Dağları nehirleri gölleri ovaları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    iç anadolu bölgesinin Dağları nehirleri gölleri ovaları





  2. ENGİN
    Özel Üye





    Cevap: DAĞLARI: Sivrihisar, Sündiken, Hınzır, Kızıldağ ve Tecer Dağları ve İç Anadolu Bölgesindeki kıvrım dağlardır.
    Karadağ, Karacadağ, Hasan dağı, Melendiz ve Erciyes Dağı volkanik dağlardır.
    OVALAR: İç Anadolu Bölgesinde platolar arasında ovalar vardır
    PLATOLAR: Obruk, Haymana, Cihanbeyli ve Uzunyayla platolarıdır.
    AKARSULAR: Bölgenin en önemli Akarsuları Kızılırmak ve Sakarya’dır.
    GÖLLERİ: Tuz Gölü, Akşehir, Eber, Seyfe ve Tuzla Gölleridir.
    İKLİM: İç Anadolu Bölgesinin denizden uzak olması ve etrafının dağlarla çevrili olmasından dolayı, step iklim koşulları etkilidir. Doğuya doğru gittikçe yükseltinin etkisi ile iklim karasallaşmaktadır.
    BİTKİ ÖRTÜSÜ: İç Anadolu’nun doğal bitki örtüsü bozkırdır.
    NÜFUS VE YERLEŞME: Ankara, Konya, Kayseri, Eskişehir ve Kırıkkale gibi sanayinin geliştiği ulaşım bakımından elverişli yerlerde nüfus kalabalıktır. Diğer yerlerde tenhadır.
    TARIM VE HAYVANCILIK: Diğer iç bölgelerde olduğu gibi İç Anadolu Bölgesinde de tarım önemlidir. Bölgede ilkbahar mevsiminin yağışlı, yazların kurak olması tahıl tarımının gelişmesine imkan sağlamıştır
    İç Anadolu Bölgesi’nin bitki örtüsünün bozkır olması küçükbaş hayvancılığın gelişmesine neden olmuştur. Koyun ve Tiftik Keçisi yetiştiriciliğinde İç Anadolu öndedir.
    YER ALTI KAYNAKLARI: Krom, Linyit, Demir, Lületaşı, Kayatuzu, Çinko ve Jips ençok çıkarılan madenlerdir.
    SANAYİ: Ankara. Eskişehir, Kayseri, Konya ve Kırıkkale sanayinin en çok geliştiği illerdir.
    Besin, Çimento, şeker Fabrikaları, Lokomotif, Silah ve Petrol Arıtma Tesisleri en önemli sanayi kuruluşlarıdır.
    TURİSTİK YERLERİ: Mevlana Müzesi, Ürgüp, Göreme, Karatay Medresesi, İnceminareli Medrese, Gök Medrese ve Alaaddin Camii’dir. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, şeker pancarı, patates, yeşil mercimek ve fasülye üretiminde öndedir
    Başlıcaları; Konya, Ankara, Kayseri ve Eskişehir ovalarıdır Buralarda yazları sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır Yağışlar en fazla ilkbahar aylarında düşer
    http://www.forumalev.net/ic-anadolu-...-bilgiler.html








  3. Ziyaretçi
    iç anadolu bölgesinin gölleri sultan sazlığı(yay gölü),tuz gölü(konya),beyşehir gölü,akşehir gölü,
    suğla gölü,ılgın (çavuşcu ) gölü,ereğli akgöl,yunak akgöl







  4. Ziyaretçi
    hepsini yazmamışsın

  5. ENGİN
    Özel Üye
    Yer şekilleri



    Yüzölçümü bakımından 2. büyük bölge olan İç Anadolu’da yüksek ve uzun dağ sıraları bulunmaz. Ortalama yüksekliği 1000 m olan platolarla ovalar yaygındır. Bölgenin yüksekliği doğuya doğru artar.



    UYARI :
    İç Anadolu Bölgesi’nde yağışların yetersiz olmasının nedeni çevresindeki yüksek dağlardır.



    Dağlar :
    Bölgede orojenik ve volkanik dağ sıraları bulunur. Bunlar Akdağlar, Hınzır ve Tecer Dağları’dır. Elmadağı ve Sündiken gibi dağ kuşaklarının yükseltisi fazla değildir. Erciyes, Hasan Dağı, Melendiz Dağı, Karacadağ ve Karadağ bölgenin sönmüş volkanlarıdır.



    Ovalar : Ankara, Eskişehir, Kayseri ve Konya bölgenin önemli ovalarıdır.



    Platolar :
    Yer şekilleri sade olan bölgede Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Orta Kızılırmak, Bozok ve Yazılıkaya platolarının yüksekliği 1000 metreyi bulur. Kireçtaşlarından oluşmuş bu platolarda karstik şekillerden obruk yaygın olarak görülür.



    Akarsular ve Göller



    Akarsular
    : Kızılırmak ve Sakarya Nehri ile Zamantı Çayı denize ulaşan önemli akarsulardır. İç Anadolu’nun güneyinde Tuz Gölü, Konya, Develi ve Afyon kapalı havzalarında çok sayıda kısa boylu akarsu boşalır.



    Göller :
    Tuz Gölü, Eber, Akşehir, Çavuşçu, Seyfe Gölleri tektonik oluşumlu başlıca göllerdir. Acıgöl ve Meke Tuzlası Gölleri volkanik oluşumludur. Bölgedeki en büyük baraj gölü Kızılırmak üzerindeki Hirfanlı’dır.

    Dağ, çevresindeki karasal alanlardan daha yüksek olan kara kütlelerine verilen addır. Türkçe kökeni Çince'deki "tai" sözcüğüne dayanan sözcük "tağ" olarak Türkçe'ye girmiş zamanla da bugün kullanılan halini almıştır. "Dağlık" sıfatı, dağlarla ilişkili ve kaplı alanları tanımlamak için kullanılır.
    Dağlar genellikle tepelerden daha yüksek olmakla beraber, tepeler ve dağları yükseklikleriyle birbirinden ayırmak için evrensel olarak kabul edilmiş standart bir tanımlama yoktur.
    Dünyada birçok dağ olup bunların ortaya çıkış nedeni farklıdır. Bazı dağlar yerin sıkışmasıyla oluşken bazı dağlar lavların yeryüzüne çıkıp donmasıyla oluşur. Yanardağların lavlarının kaynağı, magma denen çok sıcak kütledir.
    Asya'nın %54'ü, Kuzey Amerika'nın %36'sı, Avrupa'nın %25'i, Güney Amerika'nın %22'si, Avusturalya'nın %17'si ve Afrika'nın %'3'ü dağlarla kaplıdır. Dünya'nın karasal kütlesinin %24'ü bütünüyle dağlıktır. İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar. Dünya'nın nehirlerinin çoğu dağlık kaynaklarca beslenir ve insanlığın yarısından fazlası su için dağlara bağımlıdır.
    Tüm dağlar yalnızca dünyada değildir. Diğer gezegenlerde de dağlar vardır. Bunlara örnek olarak Venüs'te Gila Dağı (3km) ve Türkiye'nin yarısına yakın bir alan kaplayan, Güneş Sisteminin en yüksek dağı Mars'taki Olympus Mons (25km) örnek verilebilir. Bunların dışıda Ay'da 8 km ve yine Mars'ta 18 km yüksekliğindeki dağlar verilebilir fakat bu dağların yükseliklerinin ölçümü gezegenin yüzeyinden itibaren yapılmaktadır ve Mars'taki dağlar sönmüş birer volkandır. Dünyanın en yüksek dağları olan Himalaya Dağları'ndaki en yüksek tepe Everest Tepesi ise 8850 metre yüksekliktedir.
    Tanımlamalar


    Bazı kaynaklar dağı, göze çarpan sivri bir tepesi olan, belirli bir yüksekliğin üzerindeki topoğrafik çıkıntılar olarak tanımlarlar; örneğin Britannica Öğrenci Ansiklopedisine göre, dağlar; "genellikle 610 metre (2,000 fit) üzerinde yükselir". Diğer taraftan, Britannica Ansiklopedisi, yüksekliğe sınır koymadan, kavramı sadece "jeolojik açıdan standartize edilemeyen terim" olarak ifade eder.
    Birleşik Krallık'ta

    Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığında, Çevre Bakanlığı, "dağ"ı, 600 metrenin üzerinde olan bütün karalar olarak tanımlar. Bu ölçüm yaklaşık olarak 2,000 fite (610 m.) karşılık gelir.İskoçya 2003 yasaları, bu tanımdaki gibi görülmez ve "dağ" tanımı daha öznel şekilde; 914.4 metrenin (3,000 fit) üzerindeki tepeler için kullanarak, onları "Munro"lar olarak sıralar. Birleşik Krallık'ta, tepe tanımı, yüksekliğine bakmayarak yaygın şekilde bütün tepeler ve dağlar için kullanılır.

    Birleşik Devletler'de

    Birleşik Devletler'de Coğrafik İsimler heyeti, 305 m (1,000 fit) altı (bazıları 100 fit kadar küçüktür) özellikteki yüzlerce kara alanını "dağ" adı altında listeler. Bu Birleşik Devletler'in her yerinde, hatta Kaskad Dağları olarak bilinen alçak yüksekliklerin baskın olduğu batı kıyıları için de geçerlidir. Ancak heyet henüz, dağları, tepeleri ve diğer yükseklikleri ayırmaya kalkışmamıştır ve hepsini, nasıl isimlendirildiğine veya yüksekliğine bakmayarak basitçe "tepe" (summit) olarak sınıflandırır. Bununla beraber, heyet, Tom Sıradağları (en yüksek tepesi 1,200 fit; 366 m) gibi alçak dağ sıralarını "sıradağ" olarak listeleyip sınıflandırır.



    Yükseklik


    Bir dağın yüksekliği onun deniz seviseyinden yüksekliğine göre belirlenir. Andlar ortalama 4 km iken; Himalayalar deniz seviyesinden ortalama 5 km yukarıdadır. En yüksek dağ, Himalayalarda bulunan 8.848 metre (29,030 ft) yüksekliğiyle Everest Tepesidir.
    Yüksekliğin diğer tanımları da olabilir. Dünya'nın merkezinden en uzakta bulunan zirve Ekvator'daki Chimborazo volkanıdır. Deniz seviyesinden 6.267 metre (20,560 ft) yükseklikle Andlar'daki bu zirve "en yüksek" olarak nitenlendirilmemektedir çünkü Chimborazo, Ekvatora'a çok yakındır ve Dünya ekvatorda şişkinleşir; Chimborazo 2.150 metre (7,100 ft), dünyanın merkezine Everest'den daha uzaktır. [6] Tabanından en yükseğe çıkan zirve Hawaii'deki Mauna Kea'dır, zirve tabanının bulunduğu Pasifik Okyanusu'ndan 10.200 metre (33,500 ft) yüksekte bulunur.[7]
    Bugün Everest Dünya'daki en yüksek dağ olsa da, geçmişte daha yüksek dağlar bulunmuştur. [Prekambriyan zaman]]ı boyunca, şuan kıvrılarak küçülmüş olan Kanada Shield 12,000 metre (40,000 ft) ile en yüksek dağlardan biri olmuştur. Bu dağ, Himalaya ve Rocky Dağları gibi tektonik tabakaların çarpışması sonucu yükselmiştir.
    Mars'ta bulunan eski bir volkan olan Olympus Dağı 26 kilometre (85,000 ft) (Fraknoi et al., 2004) yükseklikle, Güneş Sistemi'ndeki bilinen en yüksek dağdır.
    Volkanların bizim güneş sistemimizdeki diğer gezegenlerde de püskürdükleri bilinmektedir ve bunlar yaşamlarımız boyunca (örneğin Venüs'te) sürekli püskürmektedir, bu dağların bazıları lav yerine buz püskürür. Birkaç yıl önce, Hale teleskobu güneş sistemimizdeki bir uyduda bulunan bir volkanın püskürmesini ilk kez kayıt etmiştir.
    Dağlar iki şekilde oluşur:
    • KIVRIM DAĞLAR:

    Yerkabuğundaki çok geniş çukurluklara denir. Bu çukurluklar akarsular, rüzgarlar, buzulların etkisiyle biriken tortular, kıtaların kaymasıyla yan basınçlara uğrarsa yumuşak olan tabakalar kıvrılarak yükselir ve dağlar oluşur. Bu dağların yükselen kısımalarına antiklinal, çukurda kalan kısımlarına senklinal denir.
    • KIRIKLI DAĞLAR:

    Jeosenklinallerse biriken tortular kıvrılamayacak kadar sert ise bu dağlar kırıklı dağlar olarak meydana gelir. Bu dağların yükselen kıssımlarına Horst alçalan kısımlarına Graben denir. Bu kırıklı dağlar fay hattını oluşturur. Dünyanın en uzun fay hattı Doğu Afrika'da bulunan Victoria Gölü'nden başlayıp Van Gölü'nün kuzeyinde sona erer.

    Özellikleri


    Yükske dağlar, ve Dünya'nun kutuplarına yakın olarak bulunan dağlar, atmosferin daha soğuk tabakalarıyla birlikte bulunurlar. Bu nedenle sıkça don etkisiyle olan buzlanmaya ve erozyona maruz kalırlar.
    Bazı süreçlerle en bilinen zirve şekilli dağlar orataya çıkar. Bu dağların bazıları eriyen buzlarla oluşturulan buzul göllerine sahiplerdir, örneğin Bhutan'da tahmini 3.000 buzul gölü bulunmaktadır.

    Yeterince uzun dağlar tabanlarından tepelerine kadar çok farklı iklimsel şartlara sahip olurlar ve farklı yüksekliklerde farklı yaşam alanları barındırırlar. Bu zonlarda bulunan fauna ve flora yukarıdaki ve aşağıdaki şartlardan izole olmaya, bu zonlardan üyeler almamaya meyillidir. Bu izole olmuş ekolojik sistemler gökyüzü adası ve/veya mikroklima olarak bilinir.
    Ağaç ormanları, dağın bir yanında bulunan, ağaçlarla nemlenen, eşsiz ekosistem ormanlardır. Çok uzun dağlar buz ya da karla örtülü olabilirler.
    dağlar yerden daha soğuktur çünkü Güneş Dünya'yı yerden yukarıya doğru ısıtır. Güneş'inn radyasyonu atmosferden geçerek yere iner ve yerküre ısıyı emer.
    Yerküre'nin yüzeyine en yakın hava, genellikle, daha ılıktır. Dağda yükselen hava, zor ılınır ve sonuç olarak soğur. Hava sıcaklığı normalde, her 300 metre yükseklikte 1 ila 2 C derece düşer.
    Dağlar genellikle inssan yaşam alanı olarak düzlüklere göre daha az tercih edilir, buralarda hava daha serttir ve tarım alanları daha az bulunur. Çok büyük yüksekliklerde havada daha az oksijen bulunur ve güneş radyasyonu UV'ye karşı daha az koruma sağlanır.
    Hipoksiya'nın (kanda az oksien bulunması) neden olduğu Akut Dağ Hastalığı, daha alçak kesimlerde yaşayıp, 3.500 metreden daha yukarılarda bir kaç saatini geçirmiş insanların yarısını etkiler.
    Dünyada dağılan dağların ve dağlık dizilerin bir kısmı kendi doğal hallerinde ve ağaç kesimi, madencilik, otlama için kullanılabildiği gibi az kısmı hepsi için, bazıları ise eğlence (rekreasyon) için kullanılmaktadırlar.
    Bazı dağlar sadece ağaçlıkken, bazıları tepelerinden görülmeye değer manzaraya sahiptir. Dağdan dağa tepelere erişilebilir, yükseklik, diklik, düzlük, araziler, hava, yollar bu geçişi etkileyen faktörler olduğu gibi, teleferikler gibi daha kolay ulaşım için yapılmış araçlar da dağlar da bulunabilir.
    Dağcılık, hiking, kaya tırmanışı, buz tırmanışı, tepeden aşağı kayma ve kar sörfü gibi eğlence aktiviteleri dağları eğlenceli hale getiren uğraşlardır. Tepeden aşağı kayma gibi akitivitelerde dağlar özellikle düzlükse eğlenceyi arttırıır. Bununla beraber bu tür uğraşların her zaman riski bulunmaktadır.


    Dağ çeşitleri


    Dağlar birkaç yolla karakterize edilebilir. Dağların bazıları volkanlardır ve püskürme tarihi ve lav tipiyle karakterize edililebilirler. Diğer dağlar buzlanma süreciyle şekillenddirilmiş olabilir ve buzlanma özellikleriyle tarif edebilirler. Bununla beraber, fayları ve Dünya kabuğundaki katlanmalarıyla ya da tektonik katmanların kıtasal çarpışmalarıyla da (örneğin Himalayalar) örneklendirilebilirler.
    Karaların baştan başa şekil ve yerleşimi de dağları ve dağlık yapıları ayrıca tanımlar. Sonuçta bazı dağlar bileşenlerini oluşturan kayaların tipine göre karakterize edilebilirler. Dağları genel olarak şu iki gruba ayırabiliriz:
    • Tektonik dağlar
    • Volkanik dağlar

    Ya da dağlar şu şekilde de gruplandırılabilir:
    • Tek dağlar
    • Sıra dağlar

    Dünya'nın En Yüksek Dağları


    1. Everest
    2. K2
    3. Kançencanga
    4. Lhotse
    5. Makalu
    6. Ço Oyu





  6. ENGİN
    Özel Üye
    Ovalar : Ankara, Eskişehir, Kayseri ve Konya bölgenin önemli ovalarıdır.



    Platolar :
    Yer şekilleri sade olan bölgede Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Orta Kızılırmak, Bozok ve Yazılıkaya platolarının yüksekliği 1000 metreyi bulur. Kireçtaşlarından oluşmuş bu platolarda karstik şekillerden obruk yaygın olarak görülür.

  7. ENGİN
    Özel Üye
    İç Anadolu Bölgesi'nin en önemli akarsuları Kızılırmak, Sakarya Nehri, Porsuk ve Delice çayları-dır. Bu bölge akarsuları kapalı havzada akan sel rejimli akarsulardır. İlkbahar yağışlarıyla taşar, ya-zın kuruyacak hale gelir.
    İç Anadolu Bölgesi'nin güney kesimleri sularını deniz-lere gönderemez. Bu nedenle kapalı havzalar geniş bir alan kaplar. Kapalı havzaların geniş olanları, Kon-ya Ovası, Tuz Gölü ve Akşehir - Eber gölleri çevre-sinde yer alır. Seyfe Gölü, Sultan Sazlığı (Yaygölü) gibi küçük kapalı havzalar da bulunmaktadır. İç Ana-dolu Bölgesi'nin büyük bir bölümü sularını Kızılırmak, Sakarya ve Yeşilırmak'ın kolu olan Çekerek suyu sa-yesinde Karadeniz'e gönderir. Güneydoğusundaki Uzunyayla yöresi, sularını Seyhan'ın kolu olan Zamantı suyu sayesinde Akdeniz'e gönderir. Sel rejimli akarsuların en fazla bulunduğu bölgedir.
    Bölgenin en büyük gölü Tuz Gölü'dür. Bu göl bu-harlaşmanın etkisiyle yazın büyük ölçüde kurumakta-dır. Tuz Gölü, tektonik oluşumludur. Derinliği fazla de-ğildir. Gölün alanı kışın ve ilkbaharda fazla alan kapla-dığı halde, yazın buharlaşma ve beslenme yetersizli-ğinden dolayı kapladığı alan azalır. Tuz ihtiyacımızın %30'unu karşılar. Diğer önemli gölleri ise Akşehir, Eber, Ilgın (Çavuşçu), Tuzla, Seyfe, Mogan ve Sultanısalak-i mekip gölleridir. Sakarya nehri üzerinde ise Sarıyar ve Gökçekaya barajları bulunur.
    Bölgenin çevresi yüksek dağlarla çevrili olduğundan, denizlerin nemli ılıman havası bölgeye sokulamaz, bu nedenle bölgede, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı karasal iklim hakimdir. Bölge-de, doğuya doğru gidildikçe yüksekliğin artmasına bağlı olarak karasallık derecesi artar ve kış sıcak-lıkları çok düşük değerlere ulaşır.
    İç Anadolu, ülkemizin en az yağış alan bölgesi-dir. Ortalama yağış 400 mm civarındadır. Bölge, en fazla yağışı ilkbahar aylarında sağanak halinde alır. En kurak mevsim yazdır. Yazların kurak olması ve yaz kuraklığının erken başlaması sebze türü bitkiler üzerinde olumsuz etki yapar. Bölgenin ve ülkemizin en az yağışlı yeri Tuz Gölü çevresidir (320 mm).
    Yağışların azlığı bölgenin deniz etkisine kapalı olmasından kaynaklanmaktadır. Denizden gelen nemli hava kütlesi, nemini, dağların denize bakan yamaçlarında yağış halinde bırakır. İç Anadolu Bölgesi'ne doğru eserken artık kurudur.
    Bölgede görülen yağışlar konveksiyonel ve cephe-sel kökenlidir. Kırkikindi adı da verilen konveksiyonel yağışlar İlkbaharda yaygındır.
    Bölgenin tabii bitki örtüsü bozkırdır. Bozkır, ilkba-har yağmurlarıyla yeşeren, birkaç ay yeşil kalan, yaz sıcaklığı ile sararan ot topluluğudur.
    İç Anadolu Bölgesi ülkemiz ormanlarının %7 sini kaplayarak bölgeler arasında 6. sırada yer alır. Ovaları şunlardır: Kayseri, Konya, Ereğli, Aksaray, Sakarya, Eskişehir, Ankara, Develi, Nevşehir, Kırşehir, Sivas. En büyük ovası Konya ovasıdır.
    Dağları:Karadağ,Karacadağ,Sündiken,Türkmen,Ayaş,El madağ,İdris,Sivrihisar,Yı ldız Dağları,Çamlıbel,Hınzır,Tahtalı,Tecer Dağları ve Akdağlar,Erciyes,Melendiz ve Hasan Dağlarıdır. Platolarıbruk,Cihanbeyli,Haymana,Yazılıkaya,,Uzunyayla,Bozo k ve Kızılırmak platolarıdır.Ayrıca Türkiye'nin en çok plato olan bölgsi de bu bölgedir.

    Tarım ve hayvancılık

    Bölge ekonomisinin temeli tarıma dayanır ekili - dikili alanların oranı bakımından Marmara Bölgesi'nden sonra ikinci sırada yer alır çalışan nüfusun büyük bir kısmı tarımla uğraşır.
    İklimin yarı kurak karakterine rağmen, çok geniş alanlar tarıma ayrılır. Bölgenin tarımı iklim şartlarına bağlıdır. Özellikle ilkbahar yağışlarının yetersizliği veya gecikmesi, tahıl üretiminde önemli dalgalanmalar meydana getirir, iklim yarı kurak olduğu için nadas ihtiyacı duyulur. Tarımın en önemli problemi sulamadır. Bu amaçla büyük sulama kanallarının (barajların) yapılması ve yeraltı suyundan yararlanılması gerekir. Ekonominin temeli tarım ve hayvancılığa dayanır. Türkiye'de ulusal gelirin %20'sini bu bölge sağ-lamaktadır.
    Tarım ürünleri içinde tahıllar başta gelir. Türkiye genelinde tahıla ayrılan toprakların yarıya yakını bu bölgededir. Yer şekilleri ve iklim koşulları tahıl tarımını öne çıkarır. Düzlüklerin geniş yer kapla-ması makineli tarımı kolaylaştırmıştır.
    Bölgenin sulanabilen bölümlerinde şeker pancarı tarımı yapılır. Buğday, şeker pancarı ve elmanın en fazla üretildiği bölgedir. Şeker pancarının özellikle Konya, Ankara, Eskişehir, Kayseri ve Niğ-de gibi şeker fabrikalarının bulunduğu yerlerde ekimi yapılır.
    İlkbahar yağışı ve yaz kuraklığı tahıla uygun ortamı oluşturmuştur. Türkiye'nin tahıl ambarıdır. Sulanabilen arazinin azlığı buğday ekim alanlarının ge-niş olmasına yol açmıştır. Alan bakımından toprakların en fazla olduğu bölgemizdir. Bu bölgemiz en büyük 2. bölgemizdir.




  8. ENGİN
    Özel Üye
    İç Anadolu Bölgesi Gölleri

    Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü İç Anadolu Bölgesi'ndedir. Türkiye'nin sofralık tuz ihtiyacının %30'u Tuz Gölü'nden karşılanmaktadır. Bu göl bu-harlaşmanın etkisiyle yazın büyük ölçüde kurumakta-dır. Tuz Gölü, tektonik oluşumludur. Derinliği fazla de-ğildir. Gölün alanı kışın ve ilkbaharda fazla alan kapla-dığı halde, yazın buharlaşma ve beslenme yetersizli-ğinden dolayı kapladığı alan azalır.

    İç Anadolu Bölgesi'nin Gölleri:

    • Tuz Gölü
    • Akşehir Gölü
    • Eber Gölü
    • Eymir Gölü
    • Mogan Gölü
    • Ilgın (Çavuşçu) Gölü
    • Tuzla Gölü
    • Sultanısalak-i mekip Gölü.
    • Sarıyar Baraj Gölü
    • Gökçekaya Baraj Gölü




  9. Ziyaretçi
    hani nehirler nerde

  10. Ziyaretçi
    kayseri ve bölgelerinini detaylı ovaları

  11. Ziyaretçi





    bilmiyorum belki yazmaya bilirim aman yazarım yada yazmam

  12. Ziyaretçi
    burası en güzel site çok beğendim acayip iyi herşeyi belirtmiş ve yazmış kim ne dese desin dermişim

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
ege bölgesinin dağları ovaları akarsuları gölleri,  iç anadolu bölgesi nehirleri ve gölleri,  ankaranın dağları ovaları gölleri,  doğu anadolu bölgesinin dağları ovaları akarsuları,  doğu anadolu bölgesi akarsuları ve gölleri
5 üzerinden 3.55 | Toplam : 38 kişi
islami Siteler Mumine