+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Ormanla ilgili masallar , orman içeren masallar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Ormanla ilgili masallar , orman içeren masallar





  2. Hasan
    Özel Üye





    Cevap:
    …Orman Perisinin Gülleri…
    Yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış.
    Peri de güllerini çok sever, her sabah onları hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç peri gülleriyle çok mutluymuş, ama onu üzen bir durum varmış. Peri güllerini çok sevdiği için onların solmalarına dayanamazmış. Güllerin bir süre sonra solması çok doğalmış, fakat genç peri güllerinin solmasına çok üzülüyor, güllerinin hep ilk günkü gibi taze ve diri kalmalarını istiyormuş. Kendi kendine “güllerim hep böyle güzel kalsa! O zaman hiç mutsuz olmam.” diyormuş. Bir sabah çiçeklerini yine sularken perinin dikkatini sarı renkte bir gül tomurcuğu çekmiş. Bu tomurcuk da diğer gül tomurcukları gibi pek güzelmiş. Fakat rengi diğerlerinden apayrıymış. Çok daha güzel ve değişik bir tondaymış tomurcuğun rengi. Bu yüzden, genç peri sarı tomurcuğa daha özenli bakmaya başlamış.
    Her sabah ona “küçük sarı tomurcuk büyüyecek, kocaman güzel bir gül olacak” diye güzel sözler söylüyormuş. Tomurcuk da bunu anlıyormuş gibi günden güne daha da güzelleşerek büyümüş. Kocaman bir gül olduğunda ise bahçedeki diğer güllerin arasında tıpkı gökyüzündeki güneş gibi ışıldıyormuş. O kadar güzelmiş ki onu görenler sarı güle bakmaya doyamıyorlarmış. Peri de bunun farkındaymış ve çok mutluymuş. Fakat sarı gülün de bir gün solacağını bildiği için, içten içe bir üzüntü duyuyormuş. Aradan bir gün geçmiş, bir hafta geçmiş, bir ay geçmiş. Bu süre içinde bahçedeki bütün güller solmuş, yerlerini yeni tomurcuklara bırakmışlar: güzel, sarı gül dışında! Bir ay geçmesine rağmen sarı gül solmamış, benzersiz güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Peri ilk başta bu işe çok şaşırmış fakat yine de sevinçliymiş. Çünkü güllerinin en güzeli solmamışmış.
    İyi yürekli peri, her gün onu evinin penceresinden seyrediyor, onu özenle suluyor, ona güzel sözler söylüyormuş. Gel zaman git zaman; peri, bu işten sıkılmaya başlamış. Sarı gül hiç solmuyormuş, fakat bu periye artık mutluluk vermemeye başlamış. Çünkü peri sarı güle dair hiçbir umut taşımıyormuş içinde. Önceden gülleri solduğu vakit, yeni tomurcukların ne zaman çıkacağını merak ederek onlarla sabırla ilgilenir, umutla güllerinin açılacağı zamanı beklermiş.
    Fakat şimdi sarı gül hiç solmadığı için böyle düşünceleri kalmamış. Bu da periyi bir zaman sonra mutsuz etmiş. Yetiştirdiği güllerinin solmamasını isteyerek ne kadar yanlış düşündüğünü anlamış. Her şeyi doğal haliyle sevmek en güzeliymiş. Bu yüzden o günden sonra orman perisi, doğadaki her şeyi olduğu gibi kabul etmeye karar vermiş. Orman perisi uzun yıllar, bahçesinde yetiştirdiği güllerle beraber evinde mutlu bir hayat sürmüş.

    Özge KURT









  3. Hasan
    Özel Üye
    Ormanı Koruyalım

    Çeşme alanında bir telaştır gidiyordu. Mahallede oturanlar gece gözlerini bir an bile kırpmamışlardı.

    Dodo, "Gün doğana dek kim çıkardı bunca patırtıyı?" diye sordu.

    Momo, "Aman başım!" diyerek inledi.

    Tombiş Bakkal, "O çığlıklar, o müzik kulaklarımda hala güm güm ötüyor!" diye yakındı. Tombul teyze söze karıştı."Demek sizler de uyuyamadınız? Gerçekten de toplumun huzurunu bozmak çok çirkin bir davranış! Bu gürültünün nereden geldiğini kesinlikle bulup öğrenmek gerek!"

    Tavşan Titu, bir öneride bulundu. "Kim gelecek benimle? Birkaç kişi olursak, kısa zamanda sorumluları ele geçiririz."

    Gönüllüler küçük kümeler halinde ormana dağıldılar. Suçluların izini Ponpon'la Tonton hemen buldu.

    "Şşt! Şşt! Sakın gürültü yapmayın!" diye tembih ettiler.

    Tombalak Tavşan, bilgiç bilgiç güldü.

    "Tabi uyurlar! Böylesine bir gecenin ardından uyumayıp da ne yapacaklardı ki! Doğrusu, canım onları uyandırmayı çok istiyor!"

    Çabuk gelin, şu hale bakın! Ateş sönmemiş, çöpler de her yana saçılmış! Ne pismiş bunlar!" diye Bonbon bağırdı.

    Ponpon'la Tonton, hemen koşup olan biteni Büyükbabalarına anlatınca yaşlı adam çok şaşırdı.

    "Ateşi söndürmemek son derece tehlikeli!" diye öfkeyle söylendi. "Yangın çıkabilir. Üstelik, çöpleri ortada bırakmak da olacak şey değil! Şişeler, konserve kutuları, plastik torbalar kendiliğinden çürüyüp yok olmaz,doğaya karışmazlar. Bu böyle sürerse güzelim ormanımız çöplüğe döner.Hemen eyleme geçmeliyiz, çabuk! Her şeyden önce size uyarı levhaları hazırlamanızı ve her yana çöp tenekeleri koymanızı öğütlerim."

    Ormanda gezmeye çıkan konaklamacılar ortada yokken kamp yerinin çevresine, yaşlı Büyükbabanın istediği gibi levhalar yerleştirildi.

    Ponpon ortaya bir öneri attı, "Biz onlara örnek olursak yaptıkları hatayı anlarlar. Haydi işe büyük temizlikten başlayalım. Dönüp geldiklerinde her yer öylesine temiz olsun ki, yaptıklarından utansınlar."

    Tonton çöp tenekesini iyice görünür bir yere koyarken, "Umarız utanırlar," dedi.

    Ne yazık ki tüm yaptıklarına rağmen yine gürültülü bir gece geçirdiler. Ertesi gün bizimkiler olay yerine geldiklerinde gördüklerinden büyük bir düş kırıklığına uğradılar.

    "Yoksa bunlar okuma bilmiyor mu?" diye bağrıştılar.

    Dodo dayanamadı. "bu sersemlerin ormana hiç mi hiç saygıları yok! Madem öyle, biz de elimizden geleni ardımıza koymayalım, onlara güzel bir ders verelim!" peki ama, bizimkiler şu balkabağıyla ne yapıyorlar acaba?

    "Hu!Hu!.Hu!."

    "Neler oluyor? imdat!"

    Ponpon, Tonton ve arkadaşları sahneye koydukları bu oyundan çok mutlu, "nasılmış! İşte orman öcünü alıyor," diye fısıldaştılar.

    Dodo çok eğleniyordu."Bu sözde canavarların sadece balkabağı olduğunu bir bilseler!."

    Bu arada kampçılar korkudan çılgına dönmüşlerdi. "Kaçalım buradan! Bu orman perili!" diye bağrışıyorlardı.

    Sabahleyin kampçılardan iz bile kalmamıştı. Ormanda her şey eski düzenine girmiş gibiydi.

    Ama birden.

    Bizimkiler telaşlanmışlardı. "Bu gürültü de ne? Ha gezmeye çıkanlarmış!. Peşlerinden gidelim!" diye karar verdiler.

    "Bakalım çabalarımız bu kez karşılığını alacak mı?." küçük bir çocuğun çöp tenekesine çöp attığını görünce hepsi birden,"Yaşasın!" diye bağrıştılar."

    "Kazandık! Bundan sonra ormana saygı gösterilecek demektir."

    Bir an ormanın tehlike de olduğunu düşünen Bay Baykuş o akşam, "Oh! Orman hiç bu denli güzel olmamıştı", diye içinden geçirdi.

    "Her neyse, artık rahat uyuyabilirim, herkes bizim kadar ormana saygı gösteriyor."

    Jacqueline Rainaud
    Altın Kitaplar








+ Yorum Gönder
orman ile ilgili hikayeler,  ormanla ilgili masallar,  orman ile ilgili masallar,  ormanla ilgili hikayeler,  orman ile ilgili masal
5 üzerinden 3.56 | Toplam : 9 kişi
islami Siteler Mumine