+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişen ağaca benzer ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişen ağaca benzer





  2. ENGİN
    Özel Üye





    Cevap:
    ESOGÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi karşılaştırılmalı Edebiyat Bölümü Başkanı, Sayın Prof. Dr. ALİ GÜLTEKİN’ le yaptığımız sohbette, "Çocuk ve Gençlik Edebiyatı üzerinde de durduk. Ona göre, çocuk ve gençlerimizin, kitap okumaları için, mutlaka genel çocuk edebiyatı ve özellikle okulöncesi dönemdeki çocukların gelişim özelliklerini, göz önüne alan, onlar için yazılan eserlerin, niteliklerini bilen kişi/kişilerin, yetiştirilmesinin şart olduğunu söyledi. Ayrıca bu alanda, Ar-Ge çalışmaları yapılabilmesi için de, Fen ve Edebiyat Fakültelerinde, Çocuk ve gençlik edebiyat bölümlerinin açılması gerekir.
    Yaşamı, iyi ve doğru tanımak amacı, okuma ve araştırmayı geliştirir. İnsanlarımızın, dikkatlerini, bu yönlere çekmenin gerekliliğini vurgulayacak çalışmalar, yine devletçe yapılmalıdır. O nedenle de çocuk ve gençlerimize, daha nitelikli ve kaliteli kitaplar sunabilmek için, Fen ve Edebiyat Fakültelerinde, Çocuk ve Gençlik Edebiyat Bölümleri mutlaka açılmalıdır. Çünkü Çocuk ve Gençlik edebiyatı alanında başarı, pedagojik formasyon sahibi, çocuk kültüründen, haberdar, insanlarımızla eşdeğerdir.
    Ayrıca kitap yazarlarının ve çocuklarla birlikte olan tüm yetişkinlerin, çocuklara kitap seçerken, kitap okurken ve onları yönlendirirken, bilmeleri gereken pek çok husus bulunmaktadır. Bu da ancak bu alanda, iyi bir eğitimden geçmiş kişi/kişiler tarafından, rehberlik yapılarak sağlanabilir. O nedenle de Fen ve Edebiyat Fakültelerinde, Çocuk ve Gençlik Edebiyat Bölümleri ile bu pekâlâ sağlanabilir. Çünkü çağımızda, çocuk ve gençlik edebiyatı, önemli ve değerli bir eğitim aracına dönüşmüştür. Lukens’inde dediği gibi, "Edebiyat, okurda, yaşamın bir bütün ve anlamlı olduğu duygusunu yaratır."
    Çocuklarımızın, kitap okuması için, mutlaka okul öncesi eğitimde, bu alanda çalışma yapılması gerekiyor. Çünkü dünyada, bireylerin yetiştirilmesinde, en önemli dönemin, insan yaşamındaki 3-6 yaş arasında olduğunu, hem bilim adamları, hem de çağdaş eğitim kabul etmiştir. Bu dönemde, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, özellikle de temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin geliştiği ve biçimlendiği, herkes tarafında kabul görmüştür. Özellikle okulöncesi dönemde çocuklar için, kitapların içerik özellikleri yanında fiziksel özellikleri ve resim özellikleri de büyük bir önem taşımaktadır. On nedenle de kitap okuma alışkanlıkları mutlak okul öncesi eğitimde verilmelidir.
    Atalarımız, "İNSAN YEDİSİNDE NE İSE YETMİŞİNDE ODUR" demiştir.
    Ne var ki atalarımızın sözüne ve bilimsel gerçeklere rağmen, Türkiye ‘ de, çocuk ve gençler, yeteri kadar dikkate alınmıyor ama tavır ve davranışlarının büyük bir bölümü eleştiri alıyor. Özellikle de kitap okumadıkları sürekli eleştiri konusu yapılıyor. Oysa Türkiye’ de, çocuk ve gençlerimize yönelik, arzu edilen nitelikte kitap çok azdır. Hâlbuki kitap, ancak çocuklar ondan zevk alıyorlarsa, iyi bir kitaptır.
    Nitekim okulöncesi eğitimde, edebiyat ve kitabın öneminin kavranması uzun zaman almıştır. Oysa ağırlıklı bir nesil yetiştirmek için, kitaplar çocukların tüm gelişim alanları üzerinde, kalıcı bir etki yaratabilirler. Kitaba karşı ilginin yoğun olduğu çocukluk döneminde, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eserlerle karşılaşması sağlanmalıdır.
    İçinde bulunduğumuz çağda, ülkemizde yetişmekte olan çocuklarımızın ve gençlerimizin edebiyatın sihirli gücünden yoksun, düşsüz, geleceksiz, tüketime yönelik değerlerle kaplanmış, bin bir çeşit yiyecek, giyecek, çeşitli oyuncak, kitap, müzik, eğlence, diğer yanda savaşlar, ölümler, doğal afetler, açlıklar, yoksulluklar, umutsuzluklar… Bütün bu olumsuz gelişmelerde, çocuk ve gençlerimizi kurtarmanın tek yolu, çocuk ve gençlerimize yönelik, nitelikli ve kaliteli kitaplarla buluşturmaktır.
    Aslında Çocuk ve Gençlik Edebiyatı ile ilgili sürekli sempozyumlar yapılarak, ülkemizde çocuk ve gençlik edebiyatının, bugünkü durumunun saptanması, sorunlarının belirlenmesi ve belirlenen sorunlarına, çözüm önerilerinin oluşturulması sağlanmalıdır. Ayrıca da çocuk ve gençlik edebiyatının, yazar ve çizerlerin bakış açısıyla değerlendirilmesi; yazar ve çizerlerin, çocuk ve gençlik edebiyatı odaklı bakış açılarını, savlarını, yaşantı ve deneyimlerini katılımcılar ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
    ESOGÜ Fen ve Edebiyat Fakültemiz, Çocuk ve Gençlik Edebiyat Bölümünü açarak, bir ilki başarabilir. Bu alanda, altyapı da vardır. Aslında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü, Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı da Gülsüm Cengiz Sempozyumu yaptı. Bu etkinlikte, çocuk ve gençlik edebiyatı ile ilgili neler konuşuldu bilmiyoruz ama bu sempozyum bile bölümün açılması açısından bir gerekçe olabilirdi.
    Şu bir gerçek ki ülkemizin geleceği, çocuk ve gençlerimize emanettir. Onların geleceği ise kaliteli ve nitelikli eğitim yanında, çocuk ve Gençlik edebiyatı alanındaki başarı ile orantılıdır. H. SPENCER’ in dediği gibi,"Bir insanın değeri, kitaplarına eşittir".
    Ayrıca kitapsız büyüyen çocuk, susuz ağaca benzer.


    Mustafa Kantarcı








  3. Ziyaretçi
    Örneğin insan insan büyüme çağlarında belki okumak istemez bu nedenle okumayan çocuk kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişe ağaca benzer .







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
kitapsız büyüyen çocuk susuz ağaca benzer,  kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişen ağaca benzer,  Kitapsız büyüyen çocuk susuz yetişmiş ağaca benzer.
5 üzerinden 2.00 | Toplam : 2 kişi
islami Siteler Mumine