+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çevremizdeki müzik aletleri nelerdir. Özellikleri nelerdir. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    Çevremizdeki müzik aletleri nelerdir. Özellikleri nelerdir.





  2. Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Çevremizde bulunan müzik aletleri.

    1 - Telli müzik âletleri: Bunların ses çıkarabilen bölümleri gergin tellerdir. Her tel belli bir nota çıkarır. Alto, bağlama, balalayka, banco, çello, gitar, harp, kanun, keman, kemence, kontrbas kopuz, lavta, lir, mandolin, piyano, rübab, tanbur, ut, viyola, viyolonsel telli müzik âletleridir.

    2 - Nefesli müzik âletleri: Bunların bir ucundan doğrudan doğruya ya da uygun bir ağızlıkla üfleyerek borunun içindeki hava titreştirilir. Ses borularından çeşitli sesler elde etmek için boru boyunca dizilmiş bulunan delikler açılıp kapatılır. Akordeon, baso, flüt, gayda, klarnet, ney, obua, org, saksafon, trompet, zurna, nefesli müzik âletleridir.

    3 - Gergin zarlı müzik âletleri: Bir kasnak üzerine gerilmiş zarlardan meydana gelen âletlerdir. Gerginlikleri ve boyu değişmediği için verebildikleri nota çeşidi az olur. Davul, tef, dümbelek, gergin zarlı müzik âletleridir.

    Müzik aletleri resimleri

    Elektro Gitar

    Davul

    Bağlama

    Yan Fülüt

    Gitar

    Keman

    Piyano

    Darbuka

    Saksafon

    Bateri

    Zurna

    Pena

    Kontrabas

    Kemençe

    Ut

    Viyolonsel

    Ney

    Kaval

    Ud

    Flüt


    Müzik aletleri ve özellikleri


    Yaylı Çalgılar
    Keman
    Muhtemelen en tanınmış orkestra çalgısı olan keman, bir yayla çalınan telli bir enstrümandır. Keman ailesinin en geniş aralıklı sesine sahip olan üyesi olan kemanın yanında bu ailenin diğer üyeleri, viola, çello ve kontrbasdır. Keman bir kaç ana parçadan oluşur. Ön kısım, omurga, boyun, perdeler, akort anahtarları, gövde, köprü, kuyruk ve F- delikleri. Üst, göbek veya ses tahtası olarak da anılan ön kısım genelde iyi kurutulmuş ladin, arka tarafı ise akağaçtan yapılır. Keman imal edilirken, ön, arka kısımlar ve omurga, boş bir kutu oluşturacak şekilde birleştirilir. Kuyruğa bağlanan dört tel köprünün üzerinden geçip, perdelerden uzanıp, akort anahtarlarına bağlanır. Anahtarla vasıtasıyla akort edilir ve elin perdelere basılması ile değişik sesler ve tonlar elde edilebilir. Müzisyen, tellerin üzerinde yayı doğru açıyla sürtünce ses elde edilir. Bu yay, pernambuco ’dan yapılıp, 75 santim uzunluğundadır ve telleri at kılındandır. Kemanın en önemli özellikleri, sahip olduğu ses aralığı ve hem lirik hem de hızlı ve parlak kullanıma elverişli olmasıdır. Kemancılar aşağıdaki teknikleri kullanarak özel sesler de elde ederler: pizzicato (telleri çekerek), tremelo (yayı hızlı hızlı telin üzerinde hareket ettirmek), sul ponticello (yayı köprüye çok yakın sürterek ince bir ses elde etme), collegno (yayın teli yerine ahşap kısmını kulanarak) ve glissando (yayların üzerinde parmakları gezdirmekle çıkan ses).

    Tarihçe:

    Kemanın ilk olarak 1500’lerde İtalya da ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Lira da Braccio ve “fiddle” adlı iki enstrümandan türemiş olduğu sanılmaktadır. Keman yapım sanatı 17. ve 18. yy’larda, Antonio Stradivari, Guiseppe Guarneri ve Jacob Stainer gibi ustalarla başlamıştır. O zamanki kemanların bugüne göre, boyunları daha kısa, perde bölgesi daha kısa ve köprüleri daha düzdü. Keman klasik eserlerde ilk kullanılmaya başlandığı zaman, alt sosyal seviyede bir alet olarak görünmüştür. Ancak, Claudio Monteverdi’nin Orfeo’su gibi eserler ve “24 violons du roi” gibi topluluklarla bu statüsü de yükselmeye başlamıştır. Bu tırmanma barok dönemde de, Antonio Vivaldi, J.S.Bach ve Georg Philip Telemann gibi bestecilerle devam etmiştir. Solo konçerto, sonat ve süit gibi müzik janrlarında, keman en önde giden eleman olmuştur. Ancak keman virtüözleri ilk olarak 19.yy da ortaya çıkmıştır. Giovanni Viotti, Isaac Stern, Mischa Elman ve Nathan Milstein, David Oistrach, Pinhas Zuckerman, Jacha Heifeltz bu konuda ün yapmış isimlerden bazılarıdır.

    Viola
    Viola, keman ailesinin 2. en geniş ses aralığındaki elemanıdır. C,G,D ve A notalarına yarlı 4 teli vardır. Viola için yazılan parçalar, alto anahtarında yazılır. Viola’nın boyutları değişmekle beraber genelde kemandan büyük ve daha kalın sese ayarlanmıştır. Haydn ve Mozart eserlerinde Violaya yer vermişlerdir. Solo repertuarı sınırlı olmasına rağmen, viola semfonilerde önemli bir yere sahiptir. Hector Berlioz, Johannes Brahms ve Robert Schumann gibi besteciler eserlerinde violaya geniş yer vermişlerdir.

    Çello
    Viyolonsel olarak da bilinen çello, keman ailesinin üyesi olan bir yaylı çalgıdır. Kemandakine benzeyen bir yayla çalınır. Keman şeklinde olmakla beraber daha büyüktür. Yaklaşık 1.20 m uzunlukta ve en geniş yerinde 40 cm civarında olan çello bu boyutları yüzünden oturarak çalınır. Yere dayanan bir çubuk üzerinde duran çello müzisyenin bacakları arasına alınıp bir yayla çalınır. Keman gibi dört yay sahiptir ve müzisyenin ellerinin perdeler üzerinde gezmesiyle değişik tonlar elde edilir. Bu yüzden çello’nun ses genişliği 4 oktavdan fazladır. Rostropoviç, Pablo Cassals, Jacquelin de Pera, Misch Maisky, William Lloyd Weber ünlü violonsel solistleri arasındadır.

    Tarihçe:

    Günümüze kadar da kalabilen bazı çellolar 1560’larda, İtalyan imalatçı Andrea Amati tarafından yapılmışlardır. 18. yy sonlarına kadar çello ön planda olan bir enstrüman değildi ve müzikteki bas sesi vererek parçadaki boşlukları doldururdu. Ancak, barok döneminde, Antonia Vivaldi ve Luigi Boccherini gibi besteciler yalnızca çello için suitler yazdılar. 19.yy gelindiğinde çello için konçerto ve benzeri eserler Johannes Brahms ve Antonin Dvorak gibi isimler tarafından yazılmışlardı. 20. yy da da Sergei Prokofiev ve Dmitri Shostakovich gibi besteciler çello’nun olanaklarını keşfedip bir solo enstrüman olarak geliştirdiler.

    Yaylı Bas (Kontrbas)
    Çift bas (yaylı bas veya bas keman veya kontrbas ) olarak tanınan bu enstrüman, keman ailesinin en büyük ve en pes sesleri veren üyesidir. Genelde 1,80 m boyunda olup 4 teli vardır. Bazılarında bir telin uzatılıp tonu tizleştiren bir düzenek vardır. Ses çıkarmak için müzisyen bir eliyle perdelerde dolaşırken diğeriyle telleri çeker veya üzerinde yay gezdirir. Bottesini bu saz için görkemli konçertolar bestelemiştir.

    Tarihçe:

    3 telli baslar 18. ve 19. yy da çok yaygındılar ve bugün de Doğu Avrupa halk müziğinde kullanılmaktadırlar. 19.yy gelene kadar bası çalmanın tek yolu dışa eğimli bir yaydı. Daha sonraları müzisyenler telleri çekmeyi ve içe dönük yayla da ses çıkartmayı keşfettiler. Baslar orkestra ve oda müziklerinde kullanıla gelmiştir. Bugün de jazz ve diğer popüler müzik türlerinde önemli bir ritm aletidir.



    Nefesli Çalgılar


    Piccolo
    Piccolo, normal flütünün 1 oktav üzerinde olacak şekilde ayarlanmış bir tür yan flüttür. 3 oktava yakın ses genişliğiyle günümüz orkestrasında en tiz seslere ulaşan enstrümandır. Genellikle orkestralarda özel efekt amacıyla kullanılmakla beraber marş topluluklarında da kendine geniş yer bulmaktadır. Flütün yerini alacak şekilde çalınır.

    Tarihçe:

    Piccolo ilk olarak ağaçtan yapılmış ve insanın ön planda olduğu bestecilerin eserlerinde yer almıştır. Piccolo’nun ilk kullanıldığı eserlerden birisi Beethoven’in 5.Senfonisidir. Piccolo’nun kullanıldığı en tanınmış yapıtlardan birisi, John Philip Sousa’nın “The Stars and Stripes Forever” marşının finalidir.

    Korno
    Korno, obua ailesinin bir üyesidir. 1.5 oktav daha tiz olduğu için alto obua da denmektedir. Şekli genellikle obuaya benzer olup, orkestra’da 3. obuacı tarafından çalınmaktadır.

    Tarihçe:

    Korno’nun ilk prototipleri 17.yy sonundan önce ortaya çıkmıştır. Bu aletler kıvrık boynuz biçiminde, deri kaplı ve gövdesi delikliydi. Delikler, parmakların açılımını kapsayacak bir açı ile yerleştirilmişlerdi. Johan Sebastian Bach tarafından kullanılan Oboa da Caccia (Av obuası) nın, kornonun çok benzeri olduğuna inanılmaktadır. Karanlık ve yaslı sesi, Hector Berlioz, Peter Ilich Tchaikovsky ve Richard Wagner gibi besteciler tarafından öne çıkarılmıştır.

    Obua
    Obua, en küçük ve en geniş oktavlı enstrümanlardan biridir. Silindirik ahşap bir gövdesi ve gövdesi boyunca tuşları vardır. 3 oktav ses aralığıyla çalması çok zor bir enstrümandır. Çok nefes isteyen ve doğru nefes tekniklerine sahip olunmasını gerektirir.



    Tarihçe:

    Obua, 17.yy’da iki Fransız müzisyeni, Jean Hotteterre ve Michel Philidor tarafından icat edilmiştir. “Shawm” adı verilen bir enstrümanı “Hautbois” (obua) ya çevirdiler. “Hautbois” in Shawm’dan daha dar ve 3 parçalı bir gövdesi vardı. 18. yy da çoğu orkesra bu enstrümanı bünyesine katmaya başlamıştı. Tarih boyunca bazı besteciler, obua için solo eserler bestelediler. Bunların arasında, George Frideric handel, Joseph Haydn, Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig Van Beethoven vardır.

    Klarnet
    Ahşap nefesli çalgılar ailesinin bir üyesi olan Klarnet, bir ucunda ağızlık olan diğer ucu da çan şeklinde olan bir uzun tüpten ibaretttir. Çoğunlukla ahşaptan yapılan klarnetin üzerinde, küçük metal tuşlar bulunan delikler vardır. Dil titredikçe, dolu ve zengin bir ton elde edilir.. Tuşlara basıp bırakarak tonlama yapılır Klarnet 4 nota da imal edilir ve en çok kullanılan düz-si klarnettir. Bu klarnetin 3.5 oktav kadar ses genişliği vardır.

    Tarihçe:

    18.yy’da Alman bir flüt imalatçısı olan Johann Christoph Denner tarafından dilli bir halk çalgısı olan “Chalumeau” adlı enstrümanın değiştirilmesi ile elde edilmiştir. 1840 lı yıllarda 2 farklı karmaşık tuş takımı geliştirilmiştir. Klarinetler orkestralarda 1780 lerde popüler hale gelmiştir. Klarneti ön plana çıkaran eserlerden bazıları George Frideric Handel’in 2 klarnet ve bir korno için üvertürü, Carl Strawitz ve Wolgang Amadeus Mozart’ın klarnet konçertosudur.

    Fagot
    Fagot iki dilli bir enstrümandır. Toplamda 2.5 metreye yakın silindirik ahşap tüpten yapılmıştır. 4 bağlantı parçasından oluşur: Bass parça, tenor parça, çift parça ve çan parça olmak üzere. Çan parça olarak adlandırılan kısım bass kısma alttan bağlı olup kıvrıktır. Bu grup tenor kısma sonra topluca çift parçaya bağlıdırlar. Çift dilli ağızlık tenor parçaya bir başka parçayla bağlıdır. Bassoon üzerinde 8 delik ve 10 tuş bulunur. Müzisyen dilli parçadan üfleyerek ve tuşlarla ton değiştirerek enstrümanı çalar.



    Tarihçe:

    Fagot 1650 lerde büyük bir ihtimalle, kıvrık şekilli tek parçalı bir enstrümandan türetilmiş olmalıdır. Modern Fransız Fagot’u, 19.yy ortalarında, Buffet-Crampon isimli bir Fransız firması tarafından geliştirilmiştir. Alman Fagot’u ise Wilhelm Heckel isimli bir imalatçı tarafından mükemmelleştirilmiştir. Avrupa’nın çeşitli yerlerinde farklı türlerde çalınmaktadır.

    Saksafon
    Saksafon dil sesli nefesli çalgılardan birisidir. Yapısında, klarnet’in tek dilli ağızlığı, metal bir gövde, obuanın konik kısmına benzeyen bir kısım bulunur. Çoğu saksafonun alt kısmı eğiktir ve bu şekliye bass klarneti andırır. Çok azı, örn: soprano saksafon, düzdür ve klarnete benzer. Saksafonun üzerinde 12 tuş ve delik bulunur. 6 çiviye basıp bırakılarak gruplar halinde açılıp kapatılmak suretiyle değişik tonlar elde edilir. Aletin üzerinde, normal sesinin bir oktav altında veya üstünde ses çıkartmaya yardımcı olan 2 de fazladan delik vardır. En çok kullanılan saksafon türleri olan, soprano, alto ve tenor saksafonun 2.5 oktavlık bir ses genişliği vardır.

    Tarihçe:

    İlk defa 1840 yılında Adolph Sax isimli bir imalatçı tarafından icat edilmiştir. 1844 de ilk defa senfonik orkestralarda görünmüşlerdir. Ancak saksafon için yazılan parçalara pek rastlanmaz. Jazz’ın gelişimi ile saksafonun popüler olmasını 20.yy başına kadar beklemek gerekmiştir.





    flüt


    İSİM : Flüt

    CİNS: Üflemeli Çalgılar

    AİLE : Tahta Üflemeli Çalgılar

    SES ARALIĞI : 3,5 oktav

    YAPILDIĞI MADDE : Abanoz ağacı, nikel - gümüş karışımı, gümüş, platin ve altından yapılır

    BÜYÜKLÜK : 66cm, çapı 2,5 cm.den biraz daha az

    KÖKLERİ : Bilinen en eski flüte M.Ö. 2. yüzyılda Mezopotamya’da rastlanmıştır. “ Tibia ” adı verilen bu flüt hayvan kemiklerinden yapılmıştı. 19. yüzyılın ortalarında Alman flüt yapımcısı T. Boehm’ün geliştirmiş olduğu kromatik sistem ile bugünkü modern flüt ortaya çıkmıştır.

    Flüt

    Flüt çoğu orkestra, topluluk ve nefesli gruplarında soprano sesi veren enstrüman olarak kullanılmaktadır. Flütlerin büyük bir çoğunluğu metalden yapılmaktadır ve bir ucunda ağızlık olan bir tüp şeklindedir. Müzisyen flütü yatay olarak tutup ağızlıkta bulunan oval şekilli bir parçadan içeri üfler. Aynı anda düğme denen tuşlara basar. Bu tuşlara basılıp bırakıldıkça flütte değişik tonlar oluşturan delikler açılır. Do anahtarında akort edilen orkestra flütü en popüler flüt türüdür ve 3 oktavlık bir ses genişliği vardır. Flüt ailesinin diğer üyeleri, piccolo, alto flüt ve bas flütten ibarettir. Jean Pierre Rampal ve Aure Nicolet bu sazın ünlü solistlerindendir.

    Tarihçe:

    Neandertal insanları tarafından kullanılan flütün 43 ila 82 bin yıl kadar eski olduğu hesaplanmaktadır. Flüt hakkında detaylı bir analiz yapan Amerikalı araştırmacı Bob Fink, flütteki deliklerin belirli notalarda ses elde etmek için çok ustaca yerleştirildiğini, deliklerin boylarının ve aralarındaki mesafenin günümüzdeki flütlere çok benzediğini belirlemiştir. Aşağıda Bob Fink'in flütle ilgili hesaplamaları görülmektedir.

    Batı Müziğinde en çok kullanılan flüt cinsi olan Yan Flüt’ün Çin’de M.Ö. 900 yılından beri kullanıldığı bilinmektedir. Flüt, Avrupa’ya 12. Yüzyıl’da, öncelikle Almanca konuşulan bölgeler olmak üzere, girmiş ve ilk önceleri çoğunlukla askeri bandolarda kullanılmıştır. Alman Flütü isminin verilmesi bu zamana denk gelmektedir. Flüt daha sonra 16 ve 17. yy’da Oda müzüğinde kullanılan bir enstrüman haline dönüşmeye başlamıştır. Bu ilk flütler, 6 parmak deliğinden ibaret tek parçadan oluşmaktaydı. Ancak 1600 lerde, flüt birbirine bağlı 3 parçadan ibaret olarak yeniden tasarlanmıştır. Aşamalı olarak, flüte daha fazla tuş eklenmiş ve orkestra parçalarında yerini almaya başlamıştır. 1800 lü yıllarda 4 tuşlu flüt en çok kullanılan türü olmakla beraber, 8 tuşlusu da geliştirilmiştir. Günümüzde,silindir şeklinde, 13 veya daha fazla ton delikli ve basmalı tuşlu Bohemia Flüdü en çok kullanılan cinsidir.



    SONUÇ

    Kimi zaman bizi alıp götüren, kimi zamanda bizi coşturan müzik değil midir?

    Hayatımızın vazgeçilmezidir adeta müziğin hayatımızdaki yerinin ne kadar öneli olduğunu her zaman dile getirmişizdir. Hatta “müzik ruhu gıdasıdır” bunun en güzel örneğidir.

    Müziği müzik yapan, onu anlamlı kılan tek şey ise enstrümanlardır.

    Enstrümanlarla yaratılan tikim, müziğe eşsiz güzellik katar ve müziğin oluşumunda çok büyük bir payı vardır.

    Bütün enstrümanlar müziğin birer parçasıdır. Tabi Flüt’te bu parçaların içinde yer alan en güzel aletlerden birisidir.

    Flüt çalmak o kadar zor değildir aslında. Önemli olan insanda müzik kulağı olmalıdır. Bu bütün enstrümanlar için de geçerlidir. Flüt öyle bir alettir ki insanın dudak yapısının uygunluğuna bağlıdır. Örneğin yan flütü kalın, dolgun dudaklara sahip olan bir kışı çalamaz.

    Geçmişten günümüze değişim gösteren bir alettir. Sürekli yapısal değişikliğe uğrayarak günümüzde en gelişmiş ve ilginç şekilleriyle yerini almıştır.







  3. Ziyaretçi
    çok güzel olmuş tşk







  4. Ziyaretçi
    bu aletler cok iyi cok cok güzel

  5. Ziyaretçi
    süpper olmuş

  6. Ziyaretçi
    çok güzel olmuş [süper]

  7. Ziyaretçi
    çok güzel müzik aletleri

  8. Ziyaretçi
    ck tsk bilgisayar performansım için çk işime yaradı

  9. Ziyaretçi
    saolun çok işime yaradı

  10. Ziyaretçi
    tamda ihtiyacım olan şeyler çok güzel olmuş

+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
müzik aletleri nelerdir,  calgı aletleri nelerdir,  müzik aletleri nedir,  müzik çalgıları nelerdir,  müzik aletleri isimleri
5 üzerinden 3.46 | Toplam : 41 kişi
islami Siteler Mumine