+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden ilk çağlardan bu yana insanlar nasıl iletişim kurmuşlardır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    ilk çağlardan bu yana insanlar nasıl iletişim kurmuşlardır





  2. Galus
    Özel Üye





    Cevap: Eski Çağlardan Günümüze İletişim Araçları
    Geçmişten Günümüze İletişim Araçları
    M.Ö 3000 civarında Mısırda HİYOROGLİF adı verilen yazı sistemi bulundu. Bu yazılar insan hayvan ve eşya şekillerinden ve bazı sembollerden oluşmaktaydı.
    M.Ö 1300 Civarında Mezopotamyada ( Bugünkü Suriye ve Irak toprakları) ilk alfabenin kullanıldığı bilinmektedir.
    M.S 1045 Mısırlılar tarafından bulunan papirus adlı kağıdı geliştiren çinde ilk kez Pi CHENG adlı mucid matbaa harflerini icad etmiş ve kitap basmıştır. Daha sonraları 1645Avrupada Guttenberg adlı mucit matbaa makinasını icad etmiştir.
    1820 yılında Danimarkalı OERSTED adındaki bilim adamının elektromanyetik akımı keşfetmesiyle günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının temel çalışma prensipleri doğmuştur.
    1826 da günümüzde en yaygın iletişim araçlarından biri olan Fotoğrafı Fransız NIEPCE tarafından bulmuştur.
    1936 da İngiliz Cooke ve arkadaşı elektrikli telegrafı icad ettiler.
    1843 de Amerikalı li bilim adamı kendi adı olan ve (.) ve (-) lerden oluşan MORS alfabesini icad etmiştir. Böylece Fransızcada Uzaktan yazma denilen Tele-Graph : Telgraf aleti herkes tarafından kolay kullanılır hale gelmiştir.
    1867 yılında Amerikalı politikacı ve mucit SHOLES ilk daktilo makinasını icad etmiştir.Bu makina yazıyla iletişimde devrim yaratmıştır.
    1876 Yılında Amerikada sağırlar okulunda öğretmenlik yapmakta olan ve bu arada ses üzerine araştırmalar yapan İskoçya asıllı araştırıcı A.Graham BELL elektrik telleri üzerinden ilk insan sesini iletmeyi başarmış ve bu aletin adına Tele-Phone : Telefon yani uzaktan konuşma adını vermiştir. BELL ile yardımcısı Watson arasında 10Mart 1876 da odadan odaya gerçekleşen bu buluş modern iletişimin başlangıcı sayılmaktadır.
    1877 yılında Amerikalı araştırmacı EDİSON FonoGraf denilen ve ses kaydetmeye yarayan ilk aleti icad etmiştir. İlk kez köpeğinin sesini kaydettiği bu cihaz günümüzde kasetçalarların ve CD çalarların temelini yaratan buluş olmuştur.
    1894 de Fransız LIMUERE kardeşler İlk sinama makinasını icad etmişlerdir. Böylece görüntünün kayıt edilmesi, saklanması ve yeniden gösterilmesi imkanlı hale gelmiştir. Bu buluş iletişimde devrim sayılmaktadır.
    1896 yılında İtalyan MARCONİ ilk mors alfabesiyle yaptığı Radyo yayınını başarmıştır. ( daha sonra 1901 de ilk okyanus aşırı radyo yayını yapılmıştır . 1907 Yılında ise kanadalı FESSENDEN adındaki bilim adamı insan sesiyle ilk radyo yayınını yapmıştır.)
    1922 yılında KORN adlı Alman bilim adamı elektrik tellerinden fotograf gönderebilen ilk fax makinasını icad etmiştir.
    1926 yılında Logie BAİRD adındaki iskoçyalı bilim adamı insan yüzünün görüntüsünü radyo dalgalarıyla çok uzaklara gönderebilen ve Tele-Vision: Televizyon denen ve uzaktan görme anlamına gelen aleti icad etmiştir.
    1936 yılında İngilterede İlk kez siyah beyaz TV yayınları BBC tarafından başlatılmıştır.
    1938 yılında CARLSON adındaki Amerikalı bilim adamı PhotoCopy :Fotokopi cihazını icad etmiştir.
    1946 yılında Amerikalı J.ECKERT ve arkadaşı MAUCHLY adlı bilim adamları askeri amaçlı hesaplar yapmak için dünyanın ilk bilgisayarını icad etmişlerdir. ENİAC adını verdikleri bu bilgisayar 30 ton ağırlığında ve 4 apartman dairesi büyüklüğünde olup içinde 18 000 elektronik tüp (Lamba) bulunmaktaydı. Bu alet günümüzde kullanılan modern bilgisayarların babası sayılmaktadır.
    1962 yılında Amerikalılar dünyanın ilk iletişim uydusu olan TELSTAR’ı uzaya fırlatmışlardır. Bu uyduyla kıtalar arası Telefon konuşmaları Telefax Telex haberleşmeleri ve TV -Radyo yayınları yapılması olanaklı hale gelmeiştir
    1970 li yıllarda Amerikada üniversiteler arası bilgi iletişiminde kullanılmak üzere ARPA denilen yeni bir iletişim sistemi gerçekleştirilmiştir. Bu sistemle ayrı şehirlerdeki bilgisayarların birbirlerine bağlanabilmeleri mümkün olmuştur. 1974 de bu iletişime standart getirilmiş ve adına TCP/IP protokolu denmiştir. Ayni yıllarda Amerikada IBM şirketi bilgi depolamada ve bunun farklı makinalarda kullanılmasını sağlayan ve Floppy denilen disketleri acad etmiştir.
    1981 Amerikada IBM şirketi İlk kişisel bilgisayar denilen ve bugün iletişimde devrim sayılan ve PC adını verdiği bilgisayarı üretmeye beşladı.
    1982 de Hollandalı PHİLİPS ve Japon SONY şirketleri Compact Disk (CD) denilen aleti üretmişlerdir Bu cihazlar çok düşük seviyeli LAZER ile çalışmaktadırlar
    1983 de Amerikalı MikroSoft firması günümüzdede hala kullanılmakta olan ve iletişimde çığır açan Windows adını verdiği yazılım sistemini icad etmiştir.
    1985 yılında amerikada kullanılmakta olan ARPA iletişim sisteminin adı INTERNET adıyla değiştirilmiştir. İnternet bilgi otobanı anlamına gelmektedir.
    1990 yılında yaşadığımız çağa adını veren ve iletişimde bu gün son nokta olan WWW yani world Wide Web icad edilmiştir.
    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ULUSLARARASI RADYOLAR
    İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve aynı anda, pek çok dilde yayın yapan ve hemen hemen dünyanın tamamını kapsayan sınır ötesi radyoların artışı ile toplumlara ulaşma ve etkileme süreci de giderek kolaylaşmıştır. Ülkelerin uluslararası yayın yapan radyoları, bir anlamda temsil ettikleri ülkenin dünyaya yönelik sesi olup, masraflarını karşılayan ülkelerin ifade aracı olma işlevini taşımaktadır. Bu yazının temel amacı, yabancı ülkelere yönelik radyoların tarihsel gelişiminden yola çıkarak ve alana yönelik literatür taramasına dayalı olarak, o dönemde ve günümüzün değişen koşullarında (özellikle ortaya çıkan farklı politik tabloda) işlevlerini eleştirel bir perspektifle irdelemektir.
    Çalışmada, uluslararası radyolar İkinci Dünya Savaşı öncesi, Savaş, Soğuk Savaş ve günümüz olmak üzere farklı dönemler çerçevesinde incelenmiştir. Uluslararası radyo yayınları incelendiğinde, kamusal yayın kuruluşu kökenli oluşları dikkat çekici olup, radyo yayınları, Maxwell, Murdoch, AOL-Time Warner, Sony vd. gibi büyük gruplar için uygun gözükmemektedir. Avrupa’da Hachette ya da ABD’de Capital Cities/ABC gibi bazı girişimlerin dışında radyo, hâlâ büyük grupların denetimi dışındadır.
    Buna neden olan etkenlerin başında, radyonun her şeyden önce yerel bir iletişim aracı olması, insanların topluluklarına bağlı hizmet ve enformasyon beklemesi ile kendi ortamlarıyla bütünleşen istasyonlara güvenmesi yer almaktadır. Radyo, tutkulu gönüllerin iletişim aracı olup, genellikle medya profesyonelleri ile kolaylıkla bağdaşmamaktadır.
    Bu ise büyük radyo gruplarını, özerk ve aşırı özel yetenekler isteyen bu iletişim aracında zorlamaktadır. Kaldı ki radyo, uluslar arası büyük bir gruba bağlı olduğunda genellikle verimsizleşmektedir.(Pierra,1992:238) 1947’den 1960’a kadar ki yıllar, kısa dalgada yayın yapan büyük uluslararası radyoların gelişimine tanık olmuştur. Bu radyoların önem sıralarının hesabında yayın saatleri, vericilerin gücü, hedef ülkelerin sayısı, kullanılan dalga uzunlukları gibi farklı kriterler ortaya çıkabilse de 70’li yılların sonundan günümüze dek dereceye giren radyolar kabaca şöyle sıralanabilir: – British Broadcasting Company World Service (BBC Word Service): Haftada 43 dilde, 1.120 saatle ulaştığı 143 milyon dinleyicisi olup bütçesi 280 milyon dolardır. – Voice of America (VOA) : Haftada 51 dilde, 870 saatle ulaştığı 91 milyon dinleyicisi olup, bütçeşi 106 milyon dolardır. – Deutsche Welle (DW) : Haftada 36 dilde, 718 saatle ulaştığı 28 milyon dinleyicisi olup, bütçesi 336.6 milyon dolardır. – Radio France International (RFI) : Haftada 20 dilde, 313 saatle ulaştığı 45 milyon dinleyicisi olup, bütçesi 125.6 milyon dolardır. Güç ve etkinlik bakımından yukarıda belirtilen radyoların arasında yer alan Türkiye’nin Sesi Radyosu’nu incelediğimizde ise, Türkiye’de ilk dış yayının, 5 kw. gücünde Ankara Radyosu’ndan yapıldığını görmekteyiz.
    BİLGİSAYAR
    Mesleki işlevleri kesintisiz yerine getirmek için bilgisayara ve internete ihtiyaç var. İnternet farklı bir kültür, toplumumuz için henüz yeni sayılır. Kullanımı için bir takım kurallarını bilmemiz ve bunları uygulamamız gerekiyor. Bunların başında internetin güvenli kullanımı geliyor. Bu konu hakkında ADSL servisi sağlayan kurum veya kamu tarafından toplumu bilgilendirme çalışmasının yapılması gerekiyordu, maalesef çok ihmal edildi. Ülke olarak güvenliğin bilincinde değiliz ve internet güvenliğimiz yok. Bilmenizi isterim ki, internet asla korkulmaması, her şeyi ile kullanılması, yararlanılması gereken bir alemdir. Ancak gerekli kuralları yerine getirmeniz gerekmektedir. Tıpkı karayolundaki trafik gibi kuralları var, yaya ve sürücüler olarak bu kurallara riayet ettiğimiz sürece emniyette oluruz.
    Son bir-kaç yıldır internet kullanımı yaygınlaştı. İnternet üzerinden yapılan veri transferleri, bankacılık işlemleri, gümrük-maliye beyannameleri, SSK bildirgesi işlemleri başladı ve bu yılın başlarında E-Türkiye’ ye geçiş için E-Dönüşüm projesi yapılandırıldı. Türkiye’ nin Bilişim Toplumu olması hedeflendi. İnternet ortamının hukuksal alt yapısı için bir çok kanunumuzda uyarlamalar yapıldı, en önemlisi, dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu 5070 sayılı E-İmza Kanunumuz çıkarıldı, 2005 yılı uygulamaya hazırlık, 2006 yılı tam uygulama başlangıç yılı olarak belirlendi, günlük hayatımızın bir parçası olma yolunda.
    Birey ile toplum arasındaki bağı oluşturmada iletişimin ne kadar önemli olduğu da fark edilmektedir. İletişim ne kadar kuvvetli ve sağlam olursa toplum ve birey arasındaki çatışma da o denli az olacaktır.İnsanoğlu varolduğu günden bu zamana kadar tek başına yaşamamış, toplum olarak varlığını sürdürmüştür. İnsan, birey olarak bir grubun üyesi olmuş ve kültürü oluşturmuştur. Gerek kültürü oluşturmasında gerek de kendisinden sonra gelen kuşaklara bu kültürü aktarmasında elbette en önemli rolü iletişim oynamıştır. İletişim, her şeyden önce bir insan etkinliğidir. Ünsal Oskay, iletişimin tanımını şu şekilde yapmıştır. “İletişim, birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar, olgular ile ilgili değişmeleri haber veren, bunlara ilişkin bilgilerini birbirlerine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu topluluk ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimleridir.”
    İletişimin insanlar için ne kadar önemli olduğunu gösteren bir başka delil ise bireyler arasındaki haberleşmenin sağlanmasında etkili bir rol oynamasıdır. İnsanoğlu geçmişten günümüze kadar çevresinde olup bitenleri hep öğrenmek istemiştir. Öğrendiklerinin ya da kendi ürettikleri bilgilerin yayılmasında çeşitli haberleşme yolları bulmuşlardır. Yazılı kültürün gelişmesi ya da bilgilerin taşınmasında tek bir canlının kullanılması ilk haberleşme şekillerinden bazılarıydı. Ama gelişen bilim ve teknoloji sayesinde ortaya çıkan yeni buluşlar bir çok alanda olduğu gibi iletişim konusunda da kendini göstermiş ve teknolojik yönden faydalı olabilecek her türlü araç iletişimde de kullanılmaya başlanmıştır. Böylece görsel ve işitsel pek çok kitle iletişim araçları ile haber alış verişi hızlı bir şekilde işler hale gelmiştir.
    Günümüzden geleceğe Telekomünikasyon alanında yaşanacak olan değişimi ve gelişimi değerlendirmek için kısaca dünden bugüne nereye gelmişiz, KISACA;
    M.Ö. IV bin.yy – M.S. IV.yy…Mısır’da Hiyoroglif adı verilen, insan, hayvan, eşya şekilleri ve sembollerdan oluşan yazı sisteminin kullanılmaya başlaması(taş üzerine anıt yazılar).
    M.Ö. XVIII.yy – M.S. VIII.yy… Papirus bitkisinin Mısırlılar tarafından kağıt olarak kullanılması.
    M.Ö. XIV. yy… Bilinen ilk alfabenin kullanılması(seramik, ahşap, papirus üzerine)
    1436… Matbaa’nın icadı, Gütenberg.
    Tipografi basım yönteminin bütünü, ana kalıpların yapımı, dökümevlerinin kurulması, metinlerin dizilmesi ve el baskısıyle basım Gütenberg tarafından gerçekleştirildi.
    1727… Türkiye’de ilk defa matbaa’nın kuruluşu.
    Türkiye’de basım işlerinin Türkçe’ye uygulanması, III. Ahmed’in sarayında aslen Macar asıllı olan Kolozsvar’lı İbrahim Müteferrika sayesinde oldu. Kendisini Yirmisekiz Çelebizade Said Efendi ve Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa da destekledi. Şeyhülislam Abdullah Efendi’nin fetvasından ve III.Ahmed’in fermanından sonra, Darüttıbaa denilen basımevi, Sultanselim’de, İbrahim Müteferrika’nın konağında kuruldu.Dizgiye 1727 Aralığında başlandı. Ocak 1729’da ilk Türkçe kitap basıldı(Vankulu Mehmet Efendi’nin, Cevheri’nin Sıhah adlı arapça sözlüğünün türkçe tercümesi olan Kitab-ı Lugat-ı Vankulu).
    1820… Danimarkalı bilimadamı Oersted elektromanyetik akımı keşfetti.
    Bu buluş günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının çalışma prensiplerinin temeli olmuştur.
    1827… Fotoğrafçılığın keşfi, Nicephore Niepce.
    O yıllarda bir tek manzara resmi için, Yuda bitümü sürülmüş duyar tabakaya tam sekiz saat poz vermek gerekiyordu.
    1840… Bilinen ilk pulun kullanılmaya başlanması
    1840 yılında, İngiltere’de posta arabaları mahalleleri dolaşır, boru çalarak vatandaşları mektupların almaya çağırırdı . Postacı, zarflardan isimleri okur, ismi okunan kişi de ücretini ödeyip mektubunu alırdı. İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası Vekili Sir Rowland Hill, Dolaşırken postacının adını okuduğu bir genç kızın arabaya yaklaştığını, kendisine gelen zarfı eline alıp baktıktan sonra postacıya iade ettiğini gördü.
    Kızın posta ücretini ödeyecek parası olmadığını anlayan Hill, posta ücretini ödeyerek zarfı kıza uzattı. Bunun üzerene kız, Hill’e dönerek şöyle dedi: “Boşuna zahmet ettiniz. Ben öğreneceğimi zaten öğrenmiştim. Mektup, askerdeki kardeşimden geliyor. Yoksul olduğumuz için askere gitmeden önce aramızda kararlaştırdık. Birbirimize yazdığımız mektupların zarfına bir çarpı işareti koyacaktık. Çarpı işareti sağlıklı olduğumuz ve bir sıkıntımızın olmadığı anlamına gelecekti.” Hill, o gün, bu olayı parlamentoda konu etti ve parlamento, posta ücretini mektubu alanın değil, gönderenin ödemesine, ödemenin yapıldığı belirtilmesi için zarfın üzerine bir kağıt yapıştırılmasına karar verdi.İngiliz James Chalmer’ın denemeleri pula son biçimini verdi (1834-1838), Chalmers’ın bu buluşu, birçok tartışmalardan sonra, Rowland Hill’in teklifi üzerine 1840’tan itibaren İngiltere’de kullanılmaya başlandı (10 Ocak’ta bütün İngiltere toprakları üzerinde tek ücret uygulaması başladı; 6 Mayıs’ta da ilk posta pulu olan 1 penny’lik siyah pul çıkarıldı). 1840 yılında satışa sunulan, 1 penny değerindeki pulun üzerinde, dönemin kraliçesi Victoria’nın portresi yer alıyordu.
    1843… Elektriğin işaret iletiminde kullanılması Morse’ın çalışmalarıyle 1843’te gerçekleşti. Elektromıknatısla çalışan ilk telgraf patenti Morse tarafından alındı.
    Telgraf sistemi Telekomünikasyon alanında kullanılmış en eski sistemdir.
    Halkların tarihinde ne kadar eskiye gidilirse gidilsin, işaretlere(gündüz duman, gece ateş veya tamtam) dayanan bazı ilkel haberleşme metodlarına daima rastlanır.
    Telgrafın icadı Telekomünikasyon alanındaki en önemli dönüm noktalarından biridir.
    1863… Türkiye’de ilk posta pulunun kullanılması.
    Türkiye’de bir sivil haberleşme Kurumu kurulmasına yönelik ilk girişim, Sultan II. Mahmut döneminde oldu. Tarihe “Tuğralı Pullar” olarak geçen ilk Türk pullarının üzerinde ise sultan Abdülaziz’in imzasını temsil eden tuğra bulunuyordu. Sultan II. Mahmut, bir kararname yayınlayarak, halkın haberleşme ihtiyacını karşılayacak bir haberleşme teşkilatı kurulması emretti ve 1840 yılında Posta Nezareti kuruldu. İlk posta Kanunu, 16 Kasım 1840 tarihinde yürürlüğe girdi. 1863 yılında, Sultan Abdülaziz döneminde, Posta Nazırı Agah Efendi hükümete posta pulu basılmasını teklif etti. Komisyon da posta pulu kullanılmasını onayladı. İlk Türk pulu, 13 ocak 1863’te satışa sunuldu.
    1867… İlk pratik daktilo makinasının icadı, Cristofer Sholes
    Yazıyla iletişimde devrimin başlangıcı sayılabilir.
    1876… Telefonun icadı, Graham Bell.
    Şehir içi bir telefon şebekesi Avrupa’da ilk defa Paris’te 1879 yılında kuruldu.
    Türkiye’de ise ilk telefon 1908’de Meşrutiyet’in ilanından sonra kullanıldı. Bölge Santrallarının kurulması için bir İngiliz firmasıyle anlaşmaya varıldı ve Beyoğlu,
    Istanbul ve Kadıköy Santralleri 1911’de işletmeye açıldı.
    HEBERLEŞME VE TARİH
    İnsanlar varoluşlarından beri haberleşmek için çok çeşitli yöntemler kullanmışlardır. İlk insanların haberleşmesi bağırmak olup bunun belirli bir mesafeden sonra yetersiz olduğunu görüp başka yöntemlere yönelmişlerdir. Bu deneyler doğrultusunda ilk çağlarda haberleşmek için davullar kullanılmış,dumanla haberleşme yapılmıştır.
    19.yüzyılda geldiğimizde Semafor adı verilen bir sistem geliştirilmiştir bu sistemın kendine özgü bir alfabeside bulunmaktaydı. Bu sistemde tepeler uzerine birbirlerini gören kuleler koyarak işaretler yöntemiyle haberleşme çok uzaklara yayılmaya başlamıştı.
    Elektriğin yaygınlaşması ve kullanılabilir hale gelmesi öncelikli olarak haberleşmeyi etkisi altına almıştır bu gelişmeler sonucunda ilk elektrikli telgraf 1837 yılında yapılmıştır. 1843 yılında Amerikalı bir ressam olan Samuel Morse tarafından geliştirilen Mors Alfabesi günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır.
    1876 yılında Bell tarafından telefonun icadı ve 1900lü yılların başlarında ilk Radyo sayılabilecek Mors Alfabesıyle haberleşilen Makoni adı verilen cihaz geliştirildi ve ardından Kanadalı bilim adamı Reginald Fessenden radyo aracılığıyla ilk kez insan sesini ileten kişi oldu . Sonrasında Radyo ve Telefon Bütün evlere girerek haberleşmenin önemli bir parçaları oldu.
    Teknolojinin durmaksızın gelişmesi günümüzde haberleşme için kullandığımız araçlarında değişmelerine neden olmuştur. Günümüzde haberleşmede çok önemli yere sahip olan telefonlar yerini Cep Telefonlarına , Radyo ise yerini Televizyon ve İnternet’e bırakmıştır..
    İletişim araçlarının geçmişi...
    Çoğu kişi iletişimin telefon ve bilgisayardan ibaret olduğunu sanır.ama iletişiminde çoğu şey gibi büyük ve uzun bir geçmişi vardır.
    işte iletişimin tarihçesi:
    İletişim tarih öncesi çağlardada vardı.mesela kabataş çağını ele alalım.insanlar konuşmyı bilmedikleri için bir takım homurtular ve seslerle kendilerini ifade ettiler.sonraları mağara duvarlarına resim çizebilecklerini gördüler ve resimle iletişime geçtiler.
    Yontma taş devrinin sonlarına doğru ateşin bulunmasıyla dumanla iletişime geçildi.tabi ki bu iletişim şeklini herkes kullanmıyordu.
    Amerika daki kızılderililer dumanla iletişim kurarken ,afrika da tamtam denen bir müzik aletiyle iletişim kuruluyordu
    Tamtam
    Tamtam, belki de insanların kullandığı çalgıların en eskisidir. En yaygın vurmalı çalgılardan biridir ve dünyadaki hemen bütün halkların kültürlerinde yeri vardır. Yazılı tarihten çok önce Eski Mısırlıların, Asurluların ve Uzakdoğuluların tamtamı kullandıkları bilinmektedir. Amerika Yerlileri dinsel törenlerinde dans ederken, tempo tutmak için tamtam çalarlardı. Afrika’nın Siyah halkı, hem dans ederken hem de şifreli vuruşlarla kabileden kabileye haber yollarken tamtamı kullanırdı. Afrika’da bu amaçla hâlâ tamtam kullanılmaktadır.
    POSTA GÜVERCİNLERİ
    İletişimin gelişmeindeki en büyük etken muhakkak ateş ve yazıydı.Yazı giderek gelişti ve insanlar birbirlerine mektup yollamaya başladı.Ama ilk önceleri bu mektupları nasıl karşıdrakine göndereceklerini bilmiyorlardı. Sonradan güvercinleri eğittiler.Bir noktadan bırakılan güvercinler aldıkları eğitim sayesinde karşıdaki kişiye varıyordu ve mesajıiletiyordu..Buna karşlılık olarak mesajı alan kişi başka bir mesaj ile gönderen kişiye dönet veriyordu.Böylece iletişim gerçekleşmiş oluyordu.
    DUMANLA HABERLEŞME
    Haberleşme
    İletişim terimi bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye karşılık gelir. İletişimin amacı, herhangi bir biçimdeki bilginin zaman ve uzay içinde kaynak olarak adlandırılan bir noktadan, kullanıcı denilen başka bir noktaya aktarılmasıdır. Bugün telefon, radyo, televizyon gibi elektriksel iletişimin çeşitleri, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası olmuşlardır. Elektriksel iletişimin diğer bazı önemli örnekleri şu şekilde sıralanabilir; radar, telemetre dizgeleri, bilgisayarlar arası bilgi aktarımı, askeri amaçlar için kullanılan telsiz. Bu liste istenildiği kadar genişletilebilir. Elektronik devre öğeleri teknolojisindeki yeni ilerlemelere bağlı olarak önümüzdeki yıllarda iletişim dizgelerinde de önemli gelişmelerin olması kaçınılmazdır.
    İletişim 1840′ larda telgraf ile başladı;birkaç “10 yıl” sonra telefonla ve bu yüzyılın başında da radyo ile gelişti. Elektronik tübün bulunuşu ile doğan radyo iletişimi, büyük ölçüde 2. Dünya savaşı sırasındaki çalışmalardan kaynaklandı. Transistör, entegre devre ve diğer yarı iletken araçların bulunup, kullanılmasıyla radyo ve TV geliştirildi ve yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanıldılar. Son zamanlarda uydular ve fiber optik, bilgisayarlara ve diğer veri iletişimlerine artan bir önem yükledi ve iletişim daha yaygın bir duruma geldi.
    Modern bir iletişim sistemi, bilgi göndermeden önce onun sıraya koyulmasıyla, işlenmesiyle ve korunmasıyla ilgilenir. Gerçek anlamda gönderme daha fazla işleme ve gürültünün süzülmesiyle gerçekleşir. Son olarak, kod çözme, mesajı koruma ve bilgi algılama basamaklarından oluşan alma işlemi gelir. Bu konuda iletişim şekilleri radyo-telefon, telgraf, noktadan noktaya yayın ve hareketli iletişim, bilgisayar iletişimi, radar, radyo-telemetre ve radyo ile yardım isteme metotları olarak karşımıza çıkar.
    Telgraf
    İki merkez arasında, elektrik akımından faydalanarak, kararlaşmış bazı özel işaretlerle haberleşmeyi sağlama işi.
    İlk telgraf, 1832 yılında Samuel Morse tarafından yapılmış, ilk telgraf haberleşmesi de, 1837 yılında gerçekleşmiştir. Telgraf, 1844 yılından sonra da bir haberleşme vasıtası olarak kullanılmağa haşlanmıştır.
    Telgrafın esası, bir elektro mıknatıstır. Bu elektro mıknatıs, bir bataryaya bağlanarak, bir devre meydana getirilir.
    Daktilo
    Daktilo, bir klavye aracılığıyla harekete getirilen harfleri mürekkepli bir sistem yardımıyla kağıda basarak yazı yazan makine.
    adı verilen bu makine elden daha yavaş yazıyordu. Bundan sonraki denemeler pek başarılı olamadı. Aradan 40 yıl geçtikten sonra üzerine yerleştirilmişti. Şaryo dikiş makinesinin pedalına benzeyen bir döndürülüyordu.
    Telefon
    Sesi uzağa ileterek konuşmayı sağlayan bir araç. Telefonda konuşan kimse konuşanın yanında imiş gibi aynı sesi vererek konuşur. Böylece, çok uzaklarda bulunan bir kimse ile, aynı yerde imiş gibi konuşmak imkânı vardır. İnsanlığa büyük faydalar sağlayan bu önemli buluş, ilkin 1875 yılında, Amerikalı bilgin Graham Bell tarafından gerçekleştirilmiştir. Bugün artık, pek çok evde bulunan önemli bir haberleşme vasıtasıdır.Telefonda esas, ses dalgalarının havayı titreştirmesi sonucu meydana gelen
    titreşmelerin, bir huninin içindeki demir bir levhaya çarparak onu harekete getirmeleridir.
    Fonograf
    Gramofonla hemen hemen aynı işlevi yapan bir ses kayıt cihazdır. , eski Yunanca fone, “ses” ve grammein, “yazmak” kelimelerinden kaynaklanıyor. Bu makine ile ses ve müzik kayıtı veya dinleme olanakları bulunmaktadır. Ilk patenti , 29 Eylül 1887 alman yaratıcı Emil Berliner tarafından alındı. Gramofon bir yuvarlak ince taş plak ile , fonograf ise bir silindir ile çalışır. Ilk fonograf yaratıcılardan biri ünlü Thomas Alva Edison dir
    Radyo
    Sesi, atmosfer içinden, Hertz dalgaları aracıyla çok uzaklara ulaştırılan âlet. Radyoya ses dalgalarını elektrik dalgaları haline çevirir; ya da elektrik dalgalarını atmosferden derleyerek ses dalgaları haline koyar. Bu bakımdan, a – verici radyo, b – alıcı radyo olmak üzere iki çeşit makineden meydana gelmiştir.
    Fax makinesi
    Belgegeçer ya da İngilizce kısa adı Faks olan, Facsimile (Latince fac similar yani kopyalamak) kelimesinden türetilmiş bir iletişim aygıtı ve türüdür.
    Var olan telefon hatlarından yararlanarak, karşılıklı iki tarafta bulunan belgegeçer ile, resim, yazı, grafik vb. verilerin, ses sinyalleri halinde hızlı bir şekilde aktarımını sağlar.
    1843′te Alexander Bain tarafından patenti alınmış olup, 1851′de Frederick Bakewell tarafından Büyük Londra Fuarında sergilenmiştir. Günümüz tasarımına, 1924′te Amerikan Radio Corporation of America (RCA) şirketinden Richard H.Ranger’in araştırmaları sonucunda ulaşmış olan aygıtla, 24 Kasım 1924′te New York’tan Londra’ya bir fotoğraf aktarılmıştır
    Televizyon
    Görüntünün ve görüntüyle alâkalı seslerin aynı anda elektromanyetik dalgalar halinde yayılması prensibine dayanan en mükemmel haberleşme sistemlerinden biridir televizyon. Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.
    İlk bilgisayar (ENİAC)
    1946 yılında Amerikalı J.ECKERT ve arkadaşı MAUCHLY adlı bilim adamları askeri amaçlı hesaplar yapmak için dünyanın ilk bilgisayarını icat etmişlerdir. ENİAC adını verdikleri bu bilgisayar 30 ton ağırlığında ve 4 apartman dairesi büyüklüğünde olup içinde 18 000 elektronik tüp (Lamba) bulunmaktaydı. Bu alet günümüzde kullanılan modern bilgisayarların babası sayılmaktadır.
    PC (bilgisayar)
    Bilgisayar aritmetiksel mantıksal işlemler yapabilen, bilgi depolayan, hatasız ve hızlı işlem yapabilen aptal bir makinedir.
    * Aritmetiksel(+,-,*,/) ve Mantıksal (<,>,=,or,and,xor…) işlem yapabilme.
    * Bilgi depolayabilme
    * Hızlı İşlem Yapma
    * Hatasız İşlem yapma.
    Bilgisayar her zaman hatasız çalışır. Ancak kullanıcı hata yaparsa bilgisayarda hata yapar.
    CD
    CD, “Compact Disc” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. CD’ler sayısal verilerin makineler tarafından okunabilir bir şekilde depolanabildikleri standart bir ortamdırlar. Lazer tabanlı bir okuyucu tarafından okunabilirler. CD’ler teyplerden daha hızlı ve daha doğru bilgi depolaması yapabilirler. Daha hızlıdırlar, çünkü CD üzerindeki her ize veriler ardışık olarak yazılsalar da izler doğrudan erişilebilir durumdadırlar. Bu izlere herhangi bir sıraya bağlı olmaksızın erişibileceği anlamına gelir.
    İnternet
    Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır.
    Internet, insanların her geçen gün gittikçe artan “üretilen bilgiyi saklama/paylaşma ve ona kolayca ulaşma” istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir. İnternet’i bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetebiliriz.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
ilk çağlardan bu yana insanlar nasıl iletişim kurmuşlardır,  ilk caglardan beri iletisim,  ilk çağlardan bu yana insanların,  insanlar tarih boyunca nasıl iletişim kurmuşlardır
5 üzerinden 4.50 | Toplam : 2 kişi
islami Siteler Mumine