+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden geçmişten günümüze liderler ve getirdiği yenilikler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. Ziyaretçi

    geçmişten günümüze liderler ve getirdiği yenilikler





  2. HARBİKIZ
    Bayan Üye





    Cevap: geçmişten günümüze liderler ve getirdiği yenilikler
    Liderlik, kabul edilmiş amaçlar doğrultusunda yapılmak istenen değişiklikler için lider ve izleyiciler arasındaki karşılıklı etkileşimdir (Rost, 1993).

    Bu etkileşim sırasında kişilerin amaçları, liderin ve izleyicilerin özellikleri, karşılıklı davranışları ve çevresel koşullar bir bütün halinde ele alınması gereken faktörlerdir. 1900’lerde başlayan “Liderlik nedir?”in cevabını bulmaya çalışan araştırmalar gösteriyor ki, yüzyılın başında karizmatik özellikler lider olmak için yeterli sayılıyordu. Ancak, yoğun olarak 1930 – 1940 yılları arasında Liderin Özellikleri Yaklaşımı’na odaklanan çalışmaların; farklı kişisel özelliklere sahip bireylerin belli durumlarda farklı davranışlar sergilediğinin ortaya konmasıyla, yetersizliklerinin farkına varılmış oldu. Bunun sonucunda 1940’dan 1960’ların sonuna kadar Liderin Davranışları üzerine araştırmalar yapılmış, 1960 – 1980 yılları arasında ise liderliği durumsal gerekler ile liderin bu gereklere uygun davranışına ilişkilendiren görüşler üzerine yoğunlaşılmıştır. 1978’de Burns ve Bass’ın getirdiği yeni ayırımla Çağdaş Yaklaşımlar olarak adlandırılan Transaksiyonel ve Transformasyonel Liderlik görüşü ortaya çıkmış ve günümüze kadar güncelliğini korumuştur.

    Liderin Özellikleri Yaklaşımı
    Geleneksel Yaklaşım olarak da adlandırılan Liderin Özellikleri Yaklaşımı’nda liderlerin sahip oldukları özellikler belirlenmeye çalışılmış ve bu özellikler fiziksel, sosyal ve kişisel olmak üzere üç grupta toplanmıştır. Boy, kilo, cinsiyet, yaş, sağlık durumu, mükemmel görünüşlülük “fiziksel özellikler”; iyi eğitim almış, sosyal açıdan başarılı, yükselme gösteren “sosyal özellikler”; ve uyumlu, güven veren, duygusal açıdan dengeli, kendine güvenen, girişimci ruhlu olmak “kişilik özellikleri” arasında sayılabilir. Ancak, tüm liderleri kapsayan ortak bir dizi kişilik özelliğinin belirlenememesi ve yapılan araştırmalarda bütün etkin liderlerin aynı özellikleri taşımadıklarının belirlenmesi, bu teorinin zayıf yanlarıdır. Aynı zamanda teori, lider ile grup üyeleri arasındaki etkileşimi ve ortam koşullarındaki değişimleri dikkate almaması yönünden de eksikliklere sahiptir.

    Liderin Davranışları Yaklaşımı
    Liderlerin belirgin olarak aynı özellikleri göstermediğinin anlaşılması üzerine, 1940’ların ortalarından itibaren dikkatler liderlerin davranışlarındaki niteliklere çevrildi. Liderin Davranışları Yaklaşımı’na göre etkin liderin yarattığı fark, onun özelliklerinden çok liderlik yaparken gösterdiği davranışlardadır. Liderin astlarına yetki veriş şekilleri, haberleşme stilleri, planlama ve kontrol şekli, amaçları belirlemede izlediği yol gibi davranışları, liderin etkinliğini belirleyen faktörlerdir.
    Bu yaklaşıma göre davranışlar gözlemlenebilir ve öğrenilebilir, yani Özellikler Yaklaşımı’nda belirtildiği gibi “lider olarak doğulur, bu sonradan öğrenilebilecek bir olgu değildir” görüşü doğru değildir.

    1. Liderin davranışları üzerine odaklanan çalışmaların başında Douglas McGregor’un X ve Y Teorisi gelir. Teoriye göre, yöneticilerin davranışlarını belirleyen en önemli faktörlerden birisi, onların insan davranışları hakkındaki varsayımlarıdır. X teorisinde; liderler otoriterdir, astlarına onlardan ne bekledikleri söyler, yol gösterirler ve patronun kim olduğunun bilinmesini isterler. Y teorisinde ise, liderler katılımcı-demokratik tarzdadırlar, astlarına danışır, fikir alışverişinde bulunur ve kararlara katılmaları konusunda onları cesaretlendirirler.

    2. Ohio State Üniversitesi Liderlik Çalışmaları, Davranışsal Modelin diğer bir önemli adımıdır. Araştırmalar sonucunda yaklaşık 1800 lider davranış biçimi belirlenmiş ve istatistiki analizler sonucunda liderlik davranışını belirleyen iki tane değişken tanımlanmıştır.
    Bunlar;

    - Kişiyi dikkate alma faktörü: Lider, izleyicilerinin ihtiyaç ve arzularına yakın ilgi gösterir.

    - İşe ağırlık verme-inisiyatif: Bu faktör, liderin davranışlarında işe ve işin tanımlanmasına verdiği ağırlığı ifade eder.
    Araştırmaya göre, liderin kişiyi dikkate alan davranışları arttıkça, personel devir hızı ve devamsızlığı azalmaktadır. Liderin inisiyatifi esas alan davranışları arttıkça da, grup üyelerinin performansı artmaktadır.

    3. Tannenbaum & Schmidt’in Michigan Üniversitesi Liderlik Çalışmaları’nın amacı da grup üyelerinin tatminine ve grubun verimliliğine katkıda bulunan faktörleri belirlemektir. Ohio State Üniversitesi’ndeki araştırmalara benzer sonuçlar elde edilen çalışmada, liderlerin davranışları; işe yönelik ve kişiye yönelik olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Araştırmalar, kişiye yönelik liderlik davranışının daha etkin olduğunu belirlemiştir.

    4. Bu araştırmaların sonuçları Blake & Mouton tarafından Yönetim Tarzı Matrisi haline getirilmiş, beş tip liderlik tarzı tanımlanmış ve liderlerin davranışlarını “insana yönelik olma” ve “üretime yönelik olma” olarak ikiye ayırmışlardır. Oluşturulan bu modele göre “takım tipi”, her ikisine de en üst düzeyde ilgi gösterir ve en etkin liderlik tarzı olarak belirlenmiştir. Ancak bazı araştırmalar sonucunda, iş zenginleştirmesi, verimlilik ve işe devam konularında takım tipi liderliğin yeterince etkin olmadığı ortaya çıkmıştır.
    Sürekli değişimin getirisi olan insanlar ve çevre koşullarındaki farklılaşma, her zaman her yerde geçerli olan bir liderlik biçimi ve davranışının belirlenmesini engellemektedir.

    Durumsallık Yaklaşımları
    Dolayısıyla, 1960 sonundan 1980’lere uzanan Durumsallık Yaklaşımları’na göre liderlik yere ve zamana göre değişen yönetsel bir rol davranışıdır. Bu yaklaşıma göre liderlik; izleyiciler, amaçlar, liderin kişisel özellikleri ve ortamın bir bütün halinde algılanmasıyla ortaya çıkar. Durumsallık Yaklaşımları şu başlıklar altında incelenmektedir:

    1. Durumsallık Yaklaşımları’nın ilki Fiedler’in Durumsallık Modeli’dir. Model, örgütteki lider-üye ilişkileri, görev yapısının durumu ve liderin hiyerarşik mevkiinden aldığı yetki ilişkilerinin, etkin liderlik tarzındaki belirleyici rolünü incelemektedir. Sıralanan faktörler, liderin işe ve iş görene yönelik davranışlarını etkilemekte ve lider kimi zaman “işe dönük”, kimi zaman da “iş görene dönük” bir yaklaşım sergilemektedir. Savunulan düşünce, “doğru durumda kullanıldığı zaman tüm liderlik tarzları etkilidir”.

    2. Hersey & Blanchard’ın Durumsallık Yaklaşımı’na göre liderin otoriter ve destekleyici davranışlarının seviyesi, izleyicilerinin hazır olmalarına dayanmaktadır. Lider, otoriter ve destekleyici davranışlarının en iyi bileşimine karar vermek için izleyenlerin durumunu, olgunluğunu sürekli takip etmelidir. Astlar düşük görev olgunluğuna sahiplerse, yani az yetenekli, eğitim düzeyleri düşük ve kendilerine güvenleri zayıfsa, liderlerinden görmek istedikleri davranışlar; daha olgun olan astların görmek istedikleri davranışlardan farklı olacaktır. Dolayısıyla, liderlik tarzı uygun olduğunda, izleyenlerin gelişimi sağlanır.

    3. House & Mitchell’ın Yol-Amaç Kuramı, liderin izleyicilerini nasıl etkilediğini, iş ile ilgili amaçların nasıl algılandığını ve amaca erişme yollarının neler olduğunu incelemektedir. Liderin görevi astlarını harekete geçirmek, amaçları belirlemek ve bu amaçlara ulaşacak yolları bulmalarına yardım etmektir. Etkin liderlik, uygun liderlik tarzının duruma ve izleyenlerin ihtiyaçlarına göre belirlenmesiyle oluşur. Modelde, dört liderlik tarzı tanımlanmıştır; başarıya yönelik, otoriter, katılımcı ve destekleyici liderlik.

    4. Vroom & Yetton’un Lider Katılım Modeli’nde liderlik davranışları ile karar almaya katılım ilişkilendirilmektedir. Örgütteki görev yapıları tekdüze ve tekdüze olmayan farklı faaliyetleri gerektirdiğinden, lider davranışları da görev yapısını yansıtacak şekilde uyarlanmalıdır. Bu modele göre tanımlanmış beş karar verme tarzı bulunmaktadır:

    - Lider, elindeki bilgilerle karar alır.
    - Lider, astlarından aldığı bilgilerin ışığında bir karar alır.
    - Lider, astların da fikirlerini alır ve çözüme varır.
    - Lider, astlarıyla grup ortamında fikir alışverişi yapıp, kararı kendisi alır.
    - Lider, astlarıyla grup ortamında tartışır ve karar grubun fikir birliğiyle alınır.

    Liderlikte Çağdaş Yaklaşımlar
    1900’lerden 1980’lere uzanan birbirlerini tamamlayıcı nitelikteki araştırmaların çizdikleri çerçeve her ne kadar liderlikle ilgili birçok konuya açıklık getirse de, “General Elektrik’ten Jack Welch, Chrysler’den Lee Iacocca veya Microsoft’tan Bill Gates’in örneklerini oluşturduğu bir grup lideri diğerlerinden farklı kılan nedir?” sorusu henüz tam olarak cevaplanamamış bulunmakta. İşte bu noktada, "Liderlikte Çağdaş Yaklaşımlar" başlığı altında J.M. Burns & B.M. Bass’ın 1978’de getirdiği yeni ayırım, Transaksiyonel ve Transformasyonel Liderlik Yaklaşımı bazı farklılıkların açıklanmasında faydalı olacaktır. Bu yaklaşıma göre geçmişle bugünü bağdaştıranlar transaksiyonel liderler, bugün ile geleceği bağdaştıranlar ise transformasyonel liderler olarak adlandırılmaktadırlar.

    Transaksiyonel liderler üç tip farklı yönetim tarzı sergilerler: Koşullu Ödüllendirme, Aktif olarak İstisnalarla Yönetim ve Pasif olarak İstisnalarla Yönetim.
    - Koşullu ödüllendirmede (contingent reward), liderler yetkilerini üstün performans gösteren çalışanları ödüllendirmek için kullanırlar. Burada ödüller parasal ya da statü verme biçimindedir. Çalışanlar kendilerinden beklenenler hakkında bilgi sahibidirler.

    - Aktif olarak istisnalarla yönetimde (management by exception-active), liderler çalışanların geçmişten gelen faaliyetlerini daha etkin ve verimli kılmak üzere iş yaptırmak yolunu seçmişlerdir. İşin başında belli bir standart belirlenir ve bir problem oluşana kadar herhangi bir müdahalede bulunmazlar. Burada hatalara odaklanılması ve yaptırım uygulanması çalışanlar üzerinde gerilim yaratabilir.

    - Pasif olarak istisnalarla yönetimde (management by exception-passive) ise, liderler hiçbir şekilde çalışanlar ile ilgilenmezler, ancak hedeflenen standartlara ulaşılamadığında müdahale ederler. Bu ancak kendi kendisini yönetme konusunda gelişmiş çalışanlar üzerinde etkin bir yönetim tarzıdır.

    Transaksiyonel liderler, geçmişteki olumlu ve yararlı gelenekleri devam ettirme ve bunları gelecek nesillerde aktarma konusunda oldukça başarılıdırlar. Transaksiyonel liderlik, bir örgütün amaçlarına ulaşmasını engelleyici bir tutum olarak algılanmamalı, ancak bu şekilde yönetilen şirketlerin başarı grafiğinin normal bir artış göstereceği göz önünde bulundurulmalıdır.

    Transformasyonel liderler, astlarından bekledikleri rol ve görevleri açıkça belirleyerek onları bir vizyona yöneltme ve yönlendirmeye çaba sarf ederler. Bu tip liderler, astlarının yetenek ve becerileri üzerinde yoğunlaşarak, kendilerine olan güvenlerini artırmaya ve bu şekilde beklenenin üzerinde performans elde etmeye çalışırlar. Bu şekilde çalışanlar da görevlerinin önemini daha iyi kavramakta ve bireysellikten ziyade örgüt çıkarları üzerine yoğunlaşmaktadırlar. Dolayısıyla, ortak bir kültürün oluşması ve yenilikçi hareketlere verilen önem, örgütün başarısını artırmakta ve transformasyonel liderlerin karizmasını desteklemektedir. Transformasyonel liderlerin de uyguladıkları beş belli başlı yönetim tarzı vardır:

    - Karizma (charisma): İzleyenlerine bir vizyon yaratıp, misyon oluşturarak, yarattığı gururla saygı ve güven kazanırlar.

    - İdealleştirerek etkileme (idealized influence): Kendilerine olan güvenlerini izleyenlerine de yansıtan bu liderler, yarattıkları hedefler çerçevesinde başarıya ulaşmayı sağlarlar.

    - İlham verme (inspiration): Yüksek beklentilerini semboller aracılığıyla izleyenlerine iletirler, önemli amaçlarını basit şekillerde açıklayarak ve takipçilerinden kapasiteleri üzerinde performans elde ederler.

    - Entellektüel uyarım (intellectual stimulation): Zeka, mantık ve dikkatli problem çözme yeteneklerini ödüllendirerek, izleyenlerini yaratıcı düşünceye teşvik ederler.

    - Bireysel ilgi (individualized consideration): İzleyenlerine bireysel ilgi göstererek, herkese eşit yaklaşım sergilerler. Koçluk becerileri ve empati yetenekleri gelişmiştir.

    Yapılan araştırmalar sonucunda transformasyonel liderlik tarzı ile yüksek verimlilik, düşük işi bırakma ve yüksek çalışan tatmini arasında güçlü bağlantılar bulunmuştur.

    Transformasyonel liderliğin bir diğer önemli boyutu “Karizmatik Liderliği” de bünyesinde barındırıyor olmasıdır. Karizmatik liderlere örnek iş dünyası dışında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. Karizmatik liderler vizyon sahibidirler, bunu izleyenlerine aktarma becerileri gelişmiş, kendi güçlü yanları hakkında fikir sahibi ve vizyonları doğrultusunda hareket etme konusunda son derece tutarlıdırlar. Bazı araştırmacılar karizmatik liderliğin doğuştan geldiğini ve sonradan kazanılamayacağını savunsalar da, yapılan araştırmalar kişilerin “karizmatik lider” olmak için eğitilebileceğini göstermiştir.







+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
günümüzdeki liderler ve yenilikleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
islami Siteler Mumine