+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Fuzuliden Seçmeler 1 ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. YapRock
    Forumun Herşeyi


    Fuzuliden Seçmeler 1





    Fuzuliden Seçmeler 1 Forum Alev
    KASÎDE DER NA'T-I HAZRET-İ NEBEVÎ (Su Kasidesi)


    Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
    Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su

    Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su

    Zevk-i tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
    Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su

    Suya versin bağ-ban gülzar-ı zahmet çekmesin
    Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin-gülzâre su

    Ohşadabilmez gubârını muharrir hattına
    Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare su

    Ârızın yâdiyle nem-nâk olsa müjgânım n'ola
    Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su

    Gam günü etme dîl-i bîmardan tiğin diriğ
    Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre su

    ıste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
    Susuzum bu sahrede benim'çün âre su

    Ben lebim müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi
    Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre su

    Ravza-ı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
    Âşık olmuş gâlibâol serv-i hoş reftâre su

    Su yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
    Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare su

    Dest-bûsı arzûsiyle ger ölsem dostlar
    Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre su

    ıçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
    Gül budağının mîzacına gire kurtâre su

    Tînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
    ıktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr'e su

    Seyyid-i nev'i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
    Kim sepiptir mu'cizâtı âteş-i eşrâre su

    Kılmak için taze gül-zâr-i nübüvvet revnakın
    Mu'cizinden eylemiş izhar seng-i hâre su

    Mu'ciz-i bir bahr-i bî-pâyan imiş âlemde kim
    Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre su

    Hayret ilen parmağın dişler kim etse istima
    Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr'e su

    Eylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevc-hîz
    El sunup urgaç vuzu-ı için gül ruhsâre su

    Hâk-i pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl
    Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su

    Zerre zerre hâk-i der-gâhına ister salar nûr
    Dönmez ol der-gâhdan ger olsa pâre su

    Zikr-i na'tın virdini derman bilir ehl-i hatâ
    Eyle kim def-i humar için içer mey-hâre su

    Yâ Habîbâ'llah yâ Hayr'el-beşer müştâkınım
    Eyle kim leb-teşneler yanıb diler hem vâre su

    Sensin ol bahr-i kerâmet kim şeb-i Mi'rac'da
    şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre su

    Çeşm-i hûr-şidden her dem zülâl-i feyz iner
    Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi'mâre su

    Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dîl-i sûzânıma
    Var ümîdim ebr-i ihsanın sepe ol nâre su

    Yümn-i na'tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri
    Ebr-i nîsandan dönen tek lü'lü-i şeh-vâre su

    Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
    Hâb-i hasretten dökende dîde-i bîdâre su

    Umduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
    Çeşm-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su










  2. YapRock
    Forumun Herşeyi





    Yâ Rab hemîşe et lutfunu reh-nümâ mana
    Gösterme ol tarîki ki gitmez sana mana

    Kat'eyle âşinâluğum andan ki gayrdur
    Ancak öz âşinâlarun et âşinâ mana

    Bir yolda sâbit et kadem-i i'tibârumı
    Kim reh-ber-i şerî'at ola muktedâ mana

    Yok mende bir amel sana şâyeste ah eger
    A'mâlüme göre vere adlün cezâ mana

    Havf-i hatâda muztaribem var ümîd kim
    Lutfun vere beşâret-i afv-i hatâ mana

    Men bilmezem mana geregin sen hakîmsen
    Men'eyle verme her ne gerekmez sana mana

    Oldur mana murâd ki oldur sana murâd
    Hâşâ ki senden özge ola müdde'â mana

    Habs-i hevâda koyma Fuzûlî-sıfat esîr
    Yâ Rab hidâyet eyle tarîk-i fenâ mana




    Günümüz Türkçesi ile (ben çevirmedim):

    1. Ya Rabbi lütfunu her zaman bana yol gösterici kıl. Sana ulaşmayan yolu bana gösterme.

    2. Sana yabancı kişilerle olan dostluğumu kes. Sadece kendi dostlarına beni dost et.

    3. İtibar adımımı öyle bir yerde durdur ki, şeriat kılavuzu Hz. Muhammed bana önder olsun.

    4. Eğer senin adaletin bana amellerime göre bir ceza verirse yazık, çünkü bende sana yakışır bir amel yok.

    5. Hata korkusuyla müzdaribim. Senin lütfunun bana hatamın bağışlanacağı müjdesini vereceğini ümit ediyorum.

    6. Ben bana gerekeni bilmem. Sen hakimsin. Bana ne gerekmiyorsa beni ondan uzaklaştır, onu verme.

    7. Benim istediğim senin istediğindir. Haşa! Çünkü benim senden başka bir isteğim yoktur.

    8. Beni Fuzuli gibi heves hapsinde bırakma. Ya Rabbi beni yokluk yoluna yönelt.










  3. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Su Kasidesi”

    Fuzûlî


    Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar müslüman şairlerce Hazret-i Fahr-ı Kâinât efendimiz s.a.v, hakkında şiirler yazılmıştır. Bu güzel adet yahut geleneğe “Na’t sanatı” denilir. Saadet asrı şairlerinden Hassan bin Sâbit ile Bânet Suâd yahut Kaside-i Bürde adıyla meşhur şiirin sahibi Kâab ibni Züheyr bizzat Allah Resûlü’nün s.a.v iltifatlarına mazhar olmuşlardır. İslâmî Türk edebiyatı da Peygamber sevgisi ile yanıp tutuşan gönüllerin aynası olmuştur. Fuzûlî’nin Su Kasidesi türünün, en başarılı olanlarından biridir. Resûlullah s.a.v'in şefaati onların ve bizlerin üzerine olsun.


    Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

    Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

    Ey göz! Gönlümdeki içimdeki ateşlere göz yaşımdan su saçma ki, bu kadar çok tutuşan ateşlere su fayda vermez.

    Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem

    Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su


    Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem
    Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk

    Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su


    Senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden benim gönlüm parça parça olsa buna şaşılmaz. Nitekim akarsu da zamanla duvarda, yarlarda yarıklar meydana getirir.
    Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin

    İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su


    Yarası olanın suyu ihtiyatla içmesi gibi, benim yaralı gönlüm de senin ok temrenine, ok ucuna benzeyen kirpiklerinin sözünü korka korka söyler.

    Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün

    Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gül-zâra su


    Bahçıvan gül bahçesini sele versin su ile mahvetsin, boşuna yorulmasın; çünkü bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.


    Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna

    Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su


    Hattatın beyaz kâğıda bakmaktan, kalem gibi, gözlerine kara su inse kör olsa, kör oluncaya kadar uğraşsa yine de gubârî yazısını, senin yüzündeki tüylere benzetemez.

    Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n’ola

    Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su


    Senin yanağının anılması sebebiyle kirpiklerim ıslansa ne olur, buna şaşılır mı? Zira gül elde etmek dileği ile dikene verilen su boşa gitmez.


    Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ

    Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su


    Gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.


    İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it

    Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su


    Gönül! Onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve onun ayrılığında duyduğum hararetimi yatıştır, söndür. Susuzum bu defa da benim için su ara.


    Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi

    Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su


    Nasıl sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş geliyorsa, ben senin dudağını özlüyorum, sofular da kevser istiyorlar.


    Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr

    Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su


    Su, her zaman senin Cennet misâli mahallenin bahçesine doğru akar. Galiba o hoş yürüyüşlü, hoş salınışlı; serviyi andıran sevgiliye aşık olmuş.

    Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek

    Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su


    Topraktan bir set olup su yolunu o mahalleden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, onu o yere bırakamam.


    Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar

    Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su


    Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.


    Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger

    Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su


    Servi kumrunun yalvarmasından dolayı dikbaşlılık ediyor. Onu ancak suyun eteğini tutup ayağına düşmesi yalvarıp aracı olması bu dikbaşlılığından kurtarabilir.
    İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile

    Gül budağınun mizâcına gire kurtara su









  4. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Gül fidanı bir hile ile meşhur gül ve bülbül efsanesindeki gibi yine bülbülün kanını içmek istiyor; bunu engelleyebilmek için suyun gül dallarının damarlarına girerek gül ağacının mizacını değiştirmesi gerekir.


    Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme


    İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su


    Su Hz. Muhammed’in s.a.v yoluna uymuş ve bu hâli ile dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.


    Seyyid-i nev-i beşer deryâ-ı dürr-i ıstıfâ

    Kim sepüpdür mucizâtı âteş-i eşrâra su


    İnsanların efendisi, seçme inci denizi olan Hz. Muhammed’in s.a.v mucizeleri kötülerin ateşine su serpmiştir.



    Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın

    Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su


    Katı taş, Peygamberlik gül bahçesinin parlaklığını tazelemek için ve onun mucizesinden dolayı su meydana çıkarmıştır.


    Mu’cizi bir bahr-ı bî-pâyân imiş âlemde kim

    Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffara su


    Hz. Peygamberimiz’in mûcizeleri dünyada uçsuz bucaksız bir deniz gibi imiş ki, ondan o mucizelerden, ateşe tapan kâfirlerin binlerce mâbedine su ulaşmış ve onları söndürmüştür.


    Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ

    Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr’a su


    Mihnet günü Ensâr’a parmağından su verdiğini bir mucize olarak parmağından su akıttığını kim işitse hayret ile şaşa kalarak parmağını ısırır.


    Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât

    Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su


    Dostu yılan zehri içse bu zehir onun dostu için âb-ı hayat olur. Aksine düşmanı da su içse o su, düşmanına elbette yılan zehrine döner.
    Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz

    El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su


    Abdest almak için el uzatıp gül gibi olan yanaklarına su vurunca sıçrayan her bir su damlasından binlerce rahmet denizi dalgalanmıştır.

    Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl

    Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su


    Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, durmaksızın başıboş gezer.


    Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr

    Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su


    Su, onun eşiğinin toprağına zerrecikler halinde ışık salmak orayı aydınlatmak ister. Eğer parça parça da olsa o eşikten dönmez.

    Zikr-i na’tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ

    Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su


    Sarhoşlar içkiden sonra gelen bat adrysını gidermek için nasıl su içerlerse, günahkârlar da senin na’tının zikrini dillerinde tekrarlamayı dertlerine derman bilirler.


    Yâ Habîballah yâ Hayre’l beşer müştakunam

    Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su


    Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı! Susamışların susuzluktan dudağı kurumuşların yanıp dâimâ su diledikleri gibi ben de seni özlüyorum.

    Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc’da

    Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su


    Sen o kerâmet denizisin ki mi'râc gecesinde feyzinin çiyleri sabit yıldızlara ve gezegenlere su ulaştırmış.

    Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner

    Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su


    Kabrini yenileyen tamir eden mimara su lazım olsa, güneş çeşmesinden her an bol bol saf, tatlı ve güzel su iner.

    Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma

    Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su


    Cehennem korkusu, yanık gönlüme gam ateşi salmış, ama o ateşe, senin ihsan bulutunun su serpeceğinden ümitliyim.


    Yümn-i na’tünden güher olmış Fuzûlî sözleri

    Ebr-i nîsândan dönen tek lü’lü şeh-vâra su


    Seni övmenin bereketinden dolayı Fuzûlî’nin alelâde sözleri, nisan bulutundan düşüp iri inciye dönen su damlası gibi birer inci olmuştur.


    Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr

    Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su


    Kıyamet günü olduğu zaman, gaflet uykusundan uyanan düşkün yahut aşık göz, sana duyduğu hasretten su gözyaşı döktüğü zaman,

    Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam

    Çeşm-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su
    O mahşer günü, güzel yüzüne susamış olan bana vuslat çeşmenin su vereceğini, beni mahrum bırakmayacağını ummaktayım.



  5. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Gazel

    1- Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı

    Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı

    2- Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele
    ver

    Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı

    3- Yetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde

    Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrı

    4- Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge

    Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrı

    5- Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen

    Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı
    Açıklama:

    1-Senin sokağının başında beladan başka
    elde ettiğim (bir şey) yok -aşkının yolunda
    yok olmaktan (ölmekten) başka da bir amacım
    yok.

    2-Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney'iyim,
    ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka
    ne bulursan yele ver (savur) dağıt.

    3-Kimsesizliğim o dereceye vardı ki,
    çevremde -bela girdabından başka dönen
    kimse yok.

    4-Bana, ne gönül ateşinden başka kimse
    yanar,-ne de tan yelinden başka kimse
    kapımı açar.

    5-Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ah
    etmeyeyim? -bende sesten başka ne kâr
    bulunur




  6. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Gazel
    1 bende mecnundan füzun aşıklık istidadı var
    aşık-ı sadık benem mecnunun ancak adı var
    2 kıl tefahür kim senin hem var ben tek aşıkın
    leylanin mecnunu şirinin eğer ferhadı var

    3 ehl-i temkinem beni benzetme ey gül bülbüle
    derde sabrı yok anın her lahza bin feryadı var

    4 öyle bed-halem ki ahvalim görende şad olur
    her kimin kim dehr cevrinden dil-i naşadı var

    5 gezme ey gönlüm kuşu gafil feza-yı aşkta
    kim bu sahranın güzer-gahında çok sayyadı var

    6 ey fuzuli aşk men'in kılma nasihten kabul
    akl tedbiridir ol sanma ki bir bünyadı var

    Açıklama

    1 bende mecnundan daha fazla aşıklık özellikleri var
    sadık olan aşık benim, mecnunun sadeece adı var

    2 ben senin aşığınım ki bununla övünmelisin
    nasıl leylanın mecnunu şirinin ferhadı var

    3 aklım başımda ey gül beni bülbüle benzetme
    onun derde sabrı yok her an feryadı var

    4 öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur
    zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa

    5 ey gönlümün kuşu, aşk aleminde boş boş gezme
    cunku bu alemin her yolunda birçok avcısı var

    6 ey fuzuli! aşkı yasaklayan nasihatçıya uyma
    o aklın tedbiridir sanmaki onun bir temeli var




  7. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Gazel
    1 ya rab belayı aşk ile kıl aşina beni
    bir dem bela-yı aşktan etme cüda beni

    2 az eyleme inayetini ehli derdden
    yani ki çok belalara kıl mübtela beni

    3 oldukça ben götürme beladan iradetim
    ben isterim belayı çü ister bela beni

    4 gittikçe hüsnün eyle ziyade nigarımın
    geldikçe derdine beter et muptela beni

    5 öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
    vaslına mümkün ola yeürmek saba beni

    6 nahvet kılıp nasib fuzuli gibi bana
    ya rab mukayyed eyleme mutlak bana beni


    -----------------------------------------

    1 tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır
    bir an bile aşk belasından uzak tutma beni

    2 elinin bolluğunu dert isteyenlerden esirgeme
    yani bir sürü belalara müptela et beni

    3 ben olduğum sürece beladan dileğimi çevirme
    çünkü ben belayı istiyorum, bela ister beni

    4 sevgilimin güzelliğini gittikçe artır
    bela geldikçe derdine daha beter müptela et beni

    5 vücudumu onun ayrılığında öyle hafif kıl ki
    hafif esen sabah rüzgarı bile ulaştırabilsin ona beni

    6 kibirlilik edip fuzuli gibi bana
    ey tanrım, bir an bile başbaşa bırakma kendimle beni

    -----------------------------------------

    iradet: dilek
    nahvet: kibirlilik
    nigar: sevgili




  8. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Benim tek, hiç kim zâr ü perişân olmasın yâ Rab
    Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ Rab



    Ey Rabbim! Hiç kimse, benim gibi ağlayıp inlemesin; aşk derdinin esiri ve ayrılık yarasıyla yaralanmış olmasın!


    Dem-â-dem cevrlerdir çekdiğim bî-rahm bütlerden
    Bu kâfirler esîri bir müselmân olmasın yâ Rab



    Her zaman, bu put kadar güzellerden eziyetler çekerim; bu kâfirlerin esiri bir müslüman olmasın ey Rabbim!


    Görüp endîşe-i katlimden ol mâhı budur derdim
    Ki bu endîşeden ol meh peşîmân olmasın yâ Rab



    O ay gibi güzel olan sevgiliyi beni öldürme düşüncesinde görüyorum; ey Rabbim! O güzel, bu düşüncesinden pişman olup beni öldürmekten vazgeçmesin.


    Çıkarmak etseler tenden çekip peykânın ol servin
    Çıkan olsun dil-i mecrûh peykân olmasın yâ Rab



    O selvi boylu sevgilinin ok demrenine benzeyen bakışını tenimden çıkarmaya çalışırlarsa; yaralı gönlüm ( canım ) çıksın, demrine benzeyen bakışı orada kalsın ey Rabbim!


    Cefâ vü cevr ile mu' tâdım anlarsız n' olur hâlim
    Cefâsına had ü cevrine pâyân olmasın yâ Rab


    Ben eziyetlere alışkınım, onlar olmadan halim ne olur? Ey Rabbim! Sevgilinin cefasına sınır, cevrine son olmasın!


    Demen kim adli yok yâ zulmü çok her hâl ile olsa
    Gönül tahtına andan gayrı sultân olmasın yâ Rab



    Sevgilin adaleti yok, eziyeti çok demeyin. Her nasıl olursa olsun, gönül tahtına oturan ondan başka bir sultan olmasın ey Rabbim!


    Fuzûlî buldu genc-i âfiyet mey-hâne küncünde
    Mübârek mülkdür ol mülk vîrân olmasın yâ Rab



    Fuzûlî, meyhane köşesinde esenlik hazînesi buldu. Ey Rabbim! O meyhane köşesi kutlu bir yerdir, harap olmasın!''



  9. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Aşka Sevdalanma



    Can verme sakın aşka aşk afeti candır
    Aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
    Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
    Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
    Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
    Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
    Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
    Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
    Aşk içre azap olduğu bilirem kim
    Her kimseki aşıktır işi ahü figandır
    Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
    Merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
    Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
    Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.




  10. YapRock
    Forumun Herşeyi
    Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
    Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever




  11. YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: Fuzuliden Seçmeler 1





    FUZULİ’NİN LEYLA VÜ MEVNUN MESNEVİSİNDE LEYLA’NIN MUMLA KONUŞMASI BÖLÜMÜNÜN YORUMU

    Gel ey gözü bağlı bağrı dağlı
    Başı karalı, ayağı bağlı
    Yanan mumun üst kısmında oluşan eriyik sanki bir göz bağına benzetiliyor. Mumun bağrının ateşle dağlandığını belirtiyor, sürekli göğsünden aşağı, aktığı yerde iz bırakarak sıcak eriyik akmaktadır çünkü. Mum ayağı bir yere yapışmış olmasından dolayı, ayağı bağlı diyor ona. Fitilinin yanık ucundan dolayı da başı karalı olduğunu söylüyor. Türkçedeki ”Kara başım” deyimini çağrıştırıyor talihsizlik anlamında.
    Anlaşılan o ki, aşkının acısı içinde, derdini kimseyle paylaşamayan Leyla, çöl gecesinin sonsuzluğu içinde, çadırındaki yanan mumu bir insana benzeterek, onunla dertleşmektedir

    Gel olalım hem-nefes men ü sen
    Râz-ı dil-ı zarın eyle rûşen
    Sen ve ben aynı nefesi alırcasına bütünleşip dertleşelim ey mum Şu ağlayan gönlünü sırrı neyse benimle paylaş, gel.

    Ne dert seni nizâr ediptir
    Alüfte vü zerd ü zar ediptir
    Yandıkça erimektesin, eridikçe zayıflamakta, sararıp solmaktasın. Yandıkça sesler çıkıyor senden –mumun cızırtıları-; hangi derttir sana böyle ah çektiren
    Baştan ayağa nedir bu yanmak
    Dûd-ı dile dembedem boyanmak
    Başından başlayıp ayaklarına doğru sürekli yanıp, ağır ağır tükenmektesin; nedir bunun sebebi ey mum. Yanan gönlünün dumanlarına boyanmaktasın bir yandan da, buna sebep ne?


    Ne cinstir aslın ey belâ-keş
    Kim âb-ı hayatın oldu âteş
    Bela, gam keder anlamına gelmektendir. Bela aynı zamanda, KALU Bela sözcüğündeki anlamıyla, evet, tabii ki anlamına da gelmektedir. Divan edebiyatında âşık için, sevgiliye dair her şey beladır. Bu anlamlar göz önüne alınınca, Mumun varlık nedeni yanmaktır. Mum yanmak için üretilmiş yaratılmıştır. İtiraz etmez o her şeye evet der; tutuşturursan yanar, üflersen söner. Ateş mum için yaşam nedenidir. Ateş olmasa mum var olmazdı. Aynı zamanda ateş mumun ölüm nedenidir de. Aşk acısı olmasa yaşaması mümkün olmayacak olan aşığa benzetiliyor mum burada

    Her lahza düşersin ıstıraba
    Hem ateşe garkasın hem âba
    .Her an acılar içinde yayan sensin ey mum. Bir yandan ateşler içindesin bir yandan da sular içindesin. Yandıkça eriyip sıvılaşan mum için su sözcüğünü kullanmış burada şair. Bu haliyle de mum, aşk ateşiyle yanan ama bir yandan da gözyaşı döken aşığa benzetiliyor.

    Ne sihr kılarsın ey seher-rîz
    Kim âteşin âbdan olur tiz
    Sabahın en erken zamanında mum sönmüş oluyor. Âşıklar herkesin uyuduğu sabahın erken saatlerinde uyanık olurlar. Her yanışında önce ateşle başlıyor acısı, önce tutuşması gerek ki, sonra eriyip sıvı hale gelsin. Önce aşka düşüp yanar, sonra da ağlar âşıklar.

    Hem suhteden hem olma gafil
    Mende dahi var bir gam-ı dil
    Sen aşk derdiyle yanarken, benim de gönlü kederle yanan birini de bilmelisin. Derdi ortak olanlar birbirini bilir. Mum Leyla’nın yüzünü aydınlatınca aynı zamanda onun da kendisi gibi bir dertten yandığını görmüş olması gerekir. Mum ışığı olmazsa karanlıkta Leyla görülemez. Mum yanınca da ilk görmesi gereken, o an onunla dertleşen Leyla olmalıdır.

    Men hem sana benzerem vefada
    Belki nice mertebe ziyade
    Belki senden daha fazla vefalıyım. Ben de senin kadar vefalıyımdır. Verdiğim aşk sözünde durur, bunun karşılığı olarak payıma düşen acıyı seve seve yaşarım. Hatta senden daha da vefalıyım ben


    Sen gece hemin yanarsan ey zar.
    Men gece vü gündüzem giriftar
    Sen yalnız geceleri yanarsın; ama ben gece gündüz yanarım. İşte asıl farkımız bu, ben daha çok yanıyorum aşktan.

    Sende eser-i hevâ ziyandır
    Nispet mana rahat-ı revandır
    Sen aşkın ateşiyle yanıp tükeniyorsun ki bu kurtulmak oluyor. Yanmanın bittiği bir yer var; bu da gönül rahatlığı verir sana, nasıl olsa bitiş var. Ama benim yanışım hiç bitmeyecektir.

    Hoştur sana sırrını döküp yaş
    Meclisler içinde eylemek faş
    .İnsanların akşamları toplanıp birlikte olduğu meclislerde, sen gözyaşları içinde sırlarını açıklayarak rahatlarsın bu da hoşuna gider

    Gönlün çü değil vefada kaim,
    Gönlündekidir dilinde daim
    Gönlü aşkta vefalı olan sırrını kimseye dökmez, hatta dökemez. Senin gönlün vefalı değil aşkta ki, neyin varsa dilindedir, içinde olan dışında da görülebiliyor

    Men sabit-i arsa-ı belâyam
    Ney kimi hızâne-i hevâyam
    Ben gam keder bela ortamından asla ayrılamam; çünkü aşk budur. Konuşmam ama bu aşkla inlerim yalnızca. Rivayete göre Hz. Muhammet İlahi aşk sırrını Hz. Ali’ye söylemiş. Bu sırrı taşıyamayan Ali ıssız bir yerde kör bir kuyuya söylemiştir. Kör kuyudan sular dışarı fırlamış ve oluşan sulak alanda yetişen kamışlardan Ney adı verilen çalgı yapılmıştır. Bu nedenle ney sesinin ilahi aşkı taşıdığı söylenir.

    Olmam olur olmaz ile demsâz
    Başım kesilirse söylemem râz
    .Sen meclislerde her kim olursa onlarla birlikte olup, önüne gelene derdini döker, sırrını verirsin ey mum. Mum senin başını keserler arada, daha iyi tutuşursun yanarsın; benim başımı kesseler de asla kimseye sırrımı açmam

    Derdim sana söyleyem gam-ı dil
    Sende dahi tâb yok ne hâsıl
    Elden ne gelir. Ben sana gönlümün derdini açayım istedim ama sende de derman yok, tükenmişsin.

    Döymez ciğerin bu şerh-i râza
    Ahım götürür seni güzâra
    .Eğer ben sana içimdeki sırrı söylersem, benim aşk acıma senin kalbin dayanmaz, tümden yok olursun. Ahh ettiğim zaman tükenirsin. Burada “Ahh “ edince çıkan nefesin mumun alevini söndüreceğini söylüyor aynı zamanda

    Her yâra bu derdi eyledim faş
    Olmadı bu yolda bana yoldaş
    .Ben hangi dostuma bu sırrı açıkladımsa bunu taşıyamadı, benden yolunu ayırdı.
    Sabr eylemedi bu derd ü dağa
    Katlanmadı düştü taşa dağa
    Bu aşkın hastalığına ve büyük yalnızlığına katlanamadı hangi dosta açtımsa sırrımı; dağlara taşlara düştü benim derdimden
    yanında senin hem urmayam dem
    ta kaçmayasın ırağa sen hem
    .Ey mum sana sırrımı açmayayım ki sen de uzaklara kaçma, karanlıkta kalmayayım
    şem’ün çü görürdü yok zebanı
    dem urmağa yoh yanında canı

    Leyla sonunda mumun dilsiz olduğunu anladı onun yanında konuşmayı da gereksiz buldu

    Fuzuli Leyla vü Mecnun Mesnevisinde bir yandan Leyla ve Mecnun’un aşkını, ayrılığını anlatırken, aynı zamanda Tasavvufi İlahi Aşkı da anlatmış oluyor




  12. yeliz.16
    Üye
    cok güzel bir paylasım dili agır ama cok anlamlı siirleri emegine saglıkk



+ Yorum Gönder

Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
fuzuli kasideleri,  fuzulinin kasideleri,  Fuzuliden seçmeler,  fuzuliden,  fuzuliden seçme beyitler
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi
islami Siteler Mumine